Sen Ben Lenin

"Bir sen bir ben bir de Lenin."
Sen Ben Lenin

26 Kasım - Migros - Duende
Migros ile birlikte

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Sen Ben Lenin

Yönetmen: Tufan Taştan

Süre: 86 dakika

Jenerik: Tufan Taştan'ın ilk uzun metrajlı filmi, Barış Bıçakçı'yla birlikte yazdığı senaryosuyla ve kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkat çeken bir tek mekân filmi. Sen Ben Lenin, İstanbul Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü, Ankara Film Festivali'nde de En İyi Senaryo ödülünün sahibi oldu. 

Film, bir Karadeniz kasabasında sahile vuran Lenin büstünün kasabayı ve insanlarını nasıl etkilediğini anlatıyor ve büstün çalınması üzerine her biri tuhaf, absürt ve renkli kişilikli kasabalılarla yapılan polis sorguları üzerinden ilerliyor.

Neden izleyelim? 1990'larda yaşanmış gerçek bir olay: SSCB'nin dağılmasının ardından denize atılan Lenin heykellerinden biri, birkaç yıl Karadeniz'de yüzdükten sonra, Akçakoca'da sahile vuruyor. 2000'lerde bu heykel, dönemin belediye başkanı tarafından ilçeye dikilmek isteniyor fakat engelleniyor. 

Tufan Taştan ve Barış Bıçakçı'nın kafa kafaya verip "Ya o heykel dikilseydi?" diye sormuş: Lenin mi kasabayı değiştirirdi, kasaba mı Lenin’i? Ortaya çıkan yapım, dinamik bir kurgu ve matematiği çok iyi kurulmuş bir senaryoyla — her biri kısa ama etkili rollerdeki oyuncularının da katkısıyla tabii — hayaller kurdurtan, sizi zihninizde tek mekânın dışına çıkarabilen bir iş. 

  • Öte yandan: Sen Ben Lenin'in yönetmeni Tufan Taştan, bu haftaki Keşif Sineması bölümünün konuğuydu. Onunla sohbetimizi podcast'te dinleyebilir, sohbete eşlik eden notları bu haftaki Keşif Sineması bülteninde okuyabilir ve filme dair çok daha fazlasını öğrenebilirsin.

Nerede izleyebilirsin? 26 Kasım haftasının vizyon filmleri arasında yer alan Sen Ben Lenin, 40 şehirdeki salonlarda gösterilecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

👩‍🎤 Sen Ben Lenin, Beats By Girlz Türkiye, Crawler

Sen Ben Lenin'i izle; Beats By Girlz Türkiye'yle tanış; IDLES'tan Crawler'ı dinle.

26 Kas 2021

Migros ile birlikte
Fotoğraf: Fiona Garden

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi