Yeni normal: Esnek ve hibrit çalışma


Gedik Yatırım Uluslararası Piyasalar Araştırma departmanından Sağlık Sektörü İnceleme Raporu
Covid-19 pandemisi devam ederken, 2020 Mart döneminde salgının artışına paralel olarak değerlenen aşı hisseleri, varyant etkisi nedeniyle yeniden gündemdeki yerini aldı. Güney Afrika’da gözlenen ve Omicron olarak adlandırılan varyanta…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Bir tarafta ofise gitmek için 2 saat önceden karanlıkta yola çıkanlar, diğer tarafta toplantıdan 10 dakika önce uyanıp toplantıya pijamayla girenler… Her ne kadar aşılanma ile yavaş yavaş ofislere geri çağrılmaya başlasak da her gün ofise gidilen pandemi öncesi çalışma stiline geri dönüş artık imkânsız görünüyor.
Çalışanlar; istedikleri yerden çalışmaktan, trafikte harcadıkları zamanı sevdikleri ile geçirmekten ve ofisteki dikkat dağıtıcı etkenlerden uzaklaşmaktan mutlu görünüyor. İşverenler ise azalan masraflardan ve mesafenin ortadan kalkmasının sunduğu esneklikten oldukça memnun. Uzaktan çalışmanın etkilerini değerlendiren PERYÖN Güney Marmara Şubesi Başkanı Barış Gül, olumlu bir uzaktan çalışma deneyimi için, işveren ve çalışanın prosedürler konusunda hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor ve işverenlerin bakış açısını şu şekilde özetliyor:
"Uzaktan çalışma modeli; artan verimlilik, çalışma kalitesinin artması, çalışma alanı tasarrufu, iş ilişkilerinde esneklik, motivasyonun artması, maliyetlerin azaltılması ve devamsızlığın azalması gibi avantajlar sağlıyor.”
Rakamlar, ne söylüyor?
Talentmelon’ın yaptığı araştırmaya katılan şirketlerin %94’üne göre, uzaktan çalışmadaki üretkenlik ofistekine kıyasla aynı veya daha yüksek oluyor. Fakat uzaktan çalışma, sosyal hayatı azalan ve günün çoğunluğunu hareketsiz geçiren çalışanlarda kaygıya ve motivasyon eksikliğine de yol açabiliyor. Aynı zamanda elektrik, su ve yemek gibi giderlerin artması da çalışanın işini zorlaştırıyor.
- Microsoft’un 2021 tarihli İş Trendi İndeksi raporuna göre, yüksek üretkenlik arkasında yorgun bir iş gücünü saklıyor. Yapılan uluslararası ankete göre, çalışanların %54’ü fazla çalıştığını, %20’si ise işvereninin iş-özel hayat dengesini önemsemediğini belirtiyor.
- Evden çalışma modelini inceleyen 24 Saatte İş’e göre, çalışanların %79’u mesai diye bir kavram kalmadığını, %77’si bu süreçte kaygı ve depresyon yaşadığını ve %63’ü evden çalışmanın en zor yanının sosyalleşememe olduğunu belirtiyor.
İrtibatı kesmek mümkün mü?
Uzaktan, esnek ve hibrit çalışma modellerinin ortaya çıkardığı bu sorunları çözmek için şirketler ve hükümetler tarafından çeşitli uygulamalar tasarlanıyor. Örneğin İrlanda, nisan ayında çalışanların iş saatleri dışında ulaşılmasını engellemeye yönelik “irtibatı kesme” adı verilen yasal bir hak getirdi. Kasım ayında Portekiz’de şirketlerin çalışanlarıyla mesai saatinden sonra iletişim kurması yasaklandı. Ayrıca çalışanların evden çalışma nedeniyle artan internet ve elektrik faturalarına katkı yapma zorunluluğu getirildi. Avrupa Parlamentosu ise Avrupa Birliği’ne bu konuda bir mevzuat hazırlanması çağrısında bulundu.
Bir çözüm örneği olarak hibrit çalışma modeli de öne çıkıyor. Haftanın belirli günlerinde uzaktan, kalan günlerinde ofisten çalışılmasını sağlayan bu model, özellikle uzaktan çalışmanın iş akışını etkilemediği şirketler tarafından tercih ediliyor. Hibrit çalışma modelleri, çalışma saatlerinde de esneklik sağlıyor. Zira çalışanlar, güne istediği saatte başlamayı ve gününü kendi isteklerine göre planlamayı tercih ediyor. Samsung Electronics’in hazırladığı ankete göre, ofise ve 9:00-17:00 çalışma biçimine dönmek isteyenlerin oranı yalnızca %14. Çalışma düzenini haftada 4 gün 34 saat değiştiren Birleşik Krallık merkezli Atom Bank’ın CEO’su Mark Mullen, motivasyonlarını şu şekilde açıklıyor:
“Covid-19'dan önce, işe gidip gelmek, bütün gün bir masada oturmak ve bu işlemi tekrarlamak zorundaydık; ancak pandemi bize bunun gerekli olmadığını gösterdi. Pazartesiden cumaya 9:00-17:00 saatleri arası çalışmak, oldukça eski moda bir çalışma şekli."
“Ofise dönüş” gerçekleşti mi?
Uzaktan çalışmanın sağladığı tüm avantajlara karşı 2021’de aşılamaların hızlanması, yeni bir “ofise dönüş” furyasının yaşanmasına da neden oldu. Eylül 2021 itibarıyla Goldman Sachs, Credit Suisse, Facebook, Google gibi büyük şirketler ofise dönüş planlarını açıklamaya başladı; ancak önlerine bugün dahi tartışılan bir engel çıktı: Çalışanlara aşı zorunluluğu getirilmeli miydi?
- Facebook, Google, McDonald’s, Disney ve Citigroup gibi birçok şirket ofislere dönüşte aşının zorunlu olacağını açıkladı. Türkiye’de ise Saran Holding, 15 Eylül itibarıyla aşı olmayanlarla yolların ayrılacağını duyurdu.
Öte yandan bazı şirketler, fiziksel çalışma ortamlarından vazgeçme konusunda temkinli davransalar da birçok şirket ofislerini küçültme yolunu tercih etti. Zira aşı kampanyaları sonrası çalışanlarını ofise çağıran çoğu yönetici, ciddi bir motivasyon ve verimlilik kaybı, hatta istifalarla karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla en geleneksel şirketler dahi bir gerçeği kabul etmek zorunda kaldı: “Esnek çalışma, artık geçici bir çözüm değil kalıcı.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kapanmalar esnasında "pandeminin kazananları” olarak adlandırdığımız Netflix, Amazon, Zoom gibi şirketler 2021'de nasıl bir performans sergiledi? Aşı üreticileri, ne kadar kazandı? Covid-19 ilacı, aşı üreticilerini nasıl etkileyecek?
10 Ara 2021

YAZARLAR

Gülbahar Tanyeri
Yazar - Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.




