Avrupa Birliği’nin Big Tech’le imtihanı

Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlementosu’nun üçlü istişareleri neticesinde son şeklini alan DMA tasarısı neler vadediyor?
Avrupa Birliği’nin Big Tech’le imtihanı

31 Mart - Hepsipay cüzdanım - Quando
Hepsiburada ile birlikte

Hep ayrıcalıklı alışveriş: Hepsipay Cüzdanım

Gün geçtikçe yeni teknoloji ve ödeme yöntemleriyle karşılaşıyoruz. Hepsiburada’nın yeni nesil ödeme sistemi Hepsipay Cüzdanım da onlardan biri; hem kolay hem güvenilir hem de hızlı .

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Avrupa’nın kanun koyucuları, büyük teknoloji platformlarının nasıl hizmet verip veremeyeceğinin ve rekabetin esaslarının belirlendiği DMA (Digital Markets Act – Dijital Pazarlar Yasası) üzerinde geçtiğimiz hafta mutabakata vardı.

Yıllarca üzerinde düşünüp taşınıp tartıştıktan sonra 2020’nin Aralık ayında ortaya konan geçici anlaşma üzerine üye ülkelerin mutabık kalması sadece 18 ay sürdü. Avrupa’nın belki de en hızlı kararlarından birini aldığı bu metni özel kılan unsurlar nedir, gelin birlikte bakalım.

Topluca Big Tech olarak da anılan Google (Alphabet), Facebook (Meta), Amazon, Apple ve Microsoft beşlisinin sahip olduğu pazar gücünü kötüye kullanmasına karşı Avrupa Birliği’nin verdiği uzun soluklu mücadelenin son ayağı olan yasa tasarısı, şirketler ihlalleri gerçekleştirdikten sonra AB düzenleyicilerinin reaktif olarak ceza kesmesi veya yeni yasal düzenlemelere gelmesinin yetersiz kalışından yola çıkarak işi en baştan sıkı tutan proaktif bazı prensipler ve çerçeveler sunuyor.

DMA bunun için “suyun başını tutanlar” olarak Türkçeye çevirebileceğimiz “gatekeeper”ları tanımlıyor ve bu gatekeeper’ların KOBİ ve girişimlerin rekabet kabiliyetini engellemesine karşı birtakım önlemler alıyor.

Kimdir bu suyun başını tutanlar?

AB’nin tanımına göre piyasa değerlemesi 75 milyar avronun üzerindeki, ya da yıllık cirosu 7,5 milyar avroyu aşan, ve AB üyesi ülkelerde en az 45 milyon bireysel ya da 10 bin kurumsal aylık aktif kullanıcısı/abonesi bulunan firmalar “gatekeeper” kabul ediliyor. 

Bu tanımlamanın spesifik olarak Google, Facebook, Instagram, Whatsapp, Amazon, App Store, Google Play, LinkedIn vb. arama motorlarını, sosyal platformları ve pazar yerlerini hedeflediğini belirtmeye gerek yoktur herhalde. Tabii olağan şüpheliler bunlarla kısıtlı değil… Çin merkezli e-ticaret devi Alibaba ve rezervasyon portalı Booking.com’un da bu tanımın çerçevesi altına düşmesi bekleniyor.

Ana başlıklar

AB, tanıma uyan firmaların uyması gereken uzun bir şartname de sunuyor. 

Bunlardan ilki, mesajlaşma uygulamalarının karşılıklı işlerliğe (interoperabilite) sahip olması. Yani iMessage’dan Whatsapp’a mesaj atılabilmesi, ya da iMessage’dan atılan bir SMS’in Android cihazlarda düzgün görüntülenebilmesi isteniyor.

  • Tabii platformlar arası mesaj alıp almamaya karar ya da izin verecek olanlar yine kullanıcılar. Yasa sadece bu işlevin sunulabilmesini güvence altına alıyor. 
  • Burada tabii ki güvenlik gereksinimleri de devreye giriyor. Bir başka deyişle interoperabilite sunacak tüm mesajlaşma uygulamalarının benzer güvenlik protokollerini gözeterek aynı uçtan uca şifrelemeyi de sunabilmesi gerekiyor.
  • Stanfordlu siber güvenlik uzmanı ve eski Facebook CSO’su Alex Stamos, mesajlaşma uygulamaları arasında hem interoperabilite hem de uçtan uca şifreleme sunmanın çok büyük bir teknik meydan okuma olduğunu ve teklifin rekabeti güçlendirme kisvesi altında kişisel mesajlaşmaları daha kolay tekip edebilmeye yönelik bir adım olabileceği konusunda uyarıyor.

Bir diğer koşulsa gatekeeper’ların reklam gösterecekleri kullanıcıdan açıkça izin almış olmaları gerekmesi. Yani, kullanıcının bir platformda hesap oluşturması, artık reklam gösterimlerine doğrudan izin verdiği anlamına gelmeyecek ve kullanıcı verdiği rızayı geri çekebilecek.

  • Bu kuralın, Meta’nın hisselerinin geçtiğimiz ayın başında bir gecede neredeyse %25 düşerek şirketin 230 milyar dolar değer kaybetmesinin de gerekçelerinden biri olduğu iddia ediliyor.

Üçüncü büyük zorunluluk, varsayılan uygulamalarda karşımıza çıkıyor. Buna göre gatekeeper’ların kullanıcılara arama motoru, tarayıcı ve sesli asistan tercihlerini sordukları bir ekran sunması zorunlu hale gelecek ve kendi ürünlerini dayatmalarının önüne geçilecek. Buna ek olarak yüklü gelen uygulamaların silinebilir olması gerekecek ve cihaz üreticilerin kendi uygulamalarına ayrıcalıklar sunması engellenecek.

Son olarak öne çıkan (ve Apple’ın şiddetle karşı çıktığı) gereklilikse kullanıcıların uygulama indirmek için tek bir uygulama mağazasına bağlı kalmaması (sideloading). Apple bunun güvenlik açıklarına davetiye çıkaracağını ve kullanıcıların zararına olacağını iddia ediyor.

  •  Öte yandan, cihaz üreticilerin Google Play Store’a alternatif uygulama mağazaları Android işletim sisteminde yıllardır mevcut. Hatta MacOS’te de kullanıcılar tıpkı App Store’dan olduğu gibi internetten de diledikleri uygulamayı indirebiliyor. Yasa koyucular iOS için de MacOS’tekine benzer, kullanıcının kendisi için yeterli bulduğu güvenlik derecesini belirleyebildiği bir seçenek sunulmasının kâfi olacağı görüşünde.
  • Bu düzenlemenin bağımsız uygulama geliştiriciler için de sevindirici sonuçları olması mümkün. Çünkü hâlihazırda iOS’e uygulama geliştirebilmek için MacOS’in en güncel sürümünü destekleyen bir Apple dizüstü ya da masaüstü cihazınızın olması ve Apple’a yıllık bir abonelik ücreti ödüyor olmanız gerekmekte. Sideloading ile bu dayatmaların da (en azından Avrupa Birliği’ndeki geliştiriciler için) ortadan kalkması mümkün gözüküyor.

Yaptırımlar 

Peki düzenlemelere uymayan teknoloji devlerini ne gibi yaptırımlar bekliyor? 

AB, şu ana kadar verdiği cezaların caydırıcı olamamasından ders çıkarmış olsa gerek, bu sefer teknoloji şirketlerine oldukça sert yaptırımlar uygulamaya da kararlı görünüyor. Bunların arasında şartnameye uymayan gatekeeper’lara yıllık cirolarının %10’una kadar cezalar, ve ısrarcı ihlallerde ise cezanın %20’ye kadar yükselmesi de bulunuyor.

AB’nin artık ihlali müteakiben ceza kesmeyeceğini yazının başında belirtmiştik. Yeni tanımda gatekeeper’lardan şartnameye tam uyumluluk bekleniyor. Yani ihlal sayacı reaktif değil, proaktif olarak işlemeye başlıyor. 8 yıl içerisinde en az 3 ihlal gerçekleştiren şirketler, ihlallerinde ısrarcı sayılıyor.

Avrupa Komisyonu’nun elinde para cezaları haricinde bir yaptırım aracı daha bulunuyor: Gatekeeper’ların yeni satın almalar yapmalarını engelleme ile bölünmelerine ya da dağıtılmalarına karar verme yetkisi. Aslında buna yaptırım değil, caydırıcılık aracı demek daha doğru olabilir. Bu yetkinin para cezalarının uygulanmasını teşvik edici bir güç olması planlanıyor.

Takvim 

Yetkinin uygulayıcısı konumunda bulunacak kurum ise birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu.

Eğer taraflar arasında sağlanan mutabakat sürerse tasarının Ekim 2022’de yasalaşması bekleniyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🪙 Yeşil bitcoin, Big Tech mücadelesi

Avrupa Birliği Big Tech'e karşı tek yumruk olarak hareket ediyor, çevreci örgütler Bitcoin madenciliğinin iş kanıtından hisse kanıtına taşınması gerektiğini savunuyor.

31 Mar 2022

Hepsiburada ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?