Menü

Mutfakta neler dönüyor?
Menü

20 Kasım - İBB Kültür AŞ - İstanbul / Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Şehirdeki etkinliklere ulaşmanın kolay yolu: Radar İstanbul

Radar İstanbul İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ , biz kültür sanat aşıklarını, İstanbul’daki tüm etkinlikleri listeleyebileceği yepyeni bir platformla buluşturdu. Nedir? İstanbul’da gerçekleşen tüm kültür sanat…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: The Menu

Yönetmen: Mark Mylod

Süre: 106 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: Succession dizisinin yönetmenlerinden Mark Mylod ve yapımcılarından Adam McKay'in beyaz perdedeki bu yeni ortaklığı, Toronto Film Festivali prömiyerinden çok önce, fragmanı yayınlanır yayınlanmaz konuşulmaya başlanmıştı. Ralph Fiennes’ın başrolünde yer aldığı filmde ona eşlik edenler arasında Anya Taylor-Joy ve Nicholas Hoult gibi iki genç yıldız başı çekiyor. Film, genç çift Margot ve Tyler’ın bir grup zengin insanla birlikte yıldız şef Julian Slowik’in özel bir adadaki seçkin restoranı Hawthorne’a gitmesiyle başlıyor. Fakat şefin şok edici sürprizlerle dolu menüsü konukları korku dolu anlara sürüklüyor.

Neden izleyelim?  The Menu’nun benim için yılın en şaşırtıcı filmlerinden, en büyük sürprizlerinden olacağı kesin. Filmi izlediğimde, korku sinemasına getirdiği yeni vizyonla Ari Aster ve Jordan Peele’in filmleriyle tanıştığımda yaşadığım heyecanı ve beklenti aşımını hatırlattı bana. Seth Reiss ve Will Tracy’nin senaryosu korku ve komediyi iç içe geçirirken; yüksek sanatın, yüksek mutfağın, insan ilişkilerinin ve zenginlikle gelen iki yüzlülüklerin çok yönlü bir eleştirisine dönüşüyor. Biraz komik, biraz karanlık ama baştan sona zekice bu film, sanatına fazla anlam yüklemiş bir sanatçının toplumdaki yozlaşmışlıklarla yüzleşmesini beklenmedik ve ters köşe anlarla beziyor. Şef Slowik, bir yandan toplumdaki çürümüşlüklere duyduğu öfkeyi kendi alanına taşıyor. Diğer yandan mükemmel bir şekilde kurguladığı intikam planını, belki de kariyerinin doruk noktası olacağını düşündüğü bir menüyle ifade ediyor. 

Filmin konuklarına ya da onların simgelediklerine dair dertlerini kişiselleştirilmiş bir menüyle ortaya koyan şefin dokunuşlarıyla zenginleşen, moleküler gastronomi ve kavramsal sanat harmanı The Menu; izleyiciyi estetik ve görsel açıdan kışkırtıyor. Yemeyin, tadına bakın diyor Slowik; karın doyurmaya değil, bir yemeği beş duyuyla tecrübe etmeye davet ediyor. Öte yandan sadece göz ve damak zevkine, beş duyuya hitap eden bir menü değil bu; duyguları, travmaları, korkuları ve insan ilişkilerini harekete geçiren, konukları bireysel ve kolektif olarak benzer duygular tatmaya iten bir sanat performansı aynı zamanda. 

Servis edilen her yemekle gerilimi yükselen bu korku komedisinde Ralph Fiennes’ın muazzam oyunculuğu, kalabalık oyuncu kadrosunun her bireyiyle de destekleniyor. Her masanın ayrı bir derdi var, her masada oturanların kendi içinde güçlü bir uyumu, mutfakta çalışanlarınsa ayrı bir işlevi, iç dinamiği… Üstelik her grup bir araya geldiğinde ortaya farklı enstrüman gruplarının bir araya gelmesinden oluşan uyumlu bir orkestra çıkıyor. Filmin gözden kaçırmaman gereken yardımcı performansıysa kesinlikle Hong Chau’ya ait. 

Slowik, “Bizimle mi birliktesin, yoksa onlarla mı, bilmem gerekiyor.” diyor. Ama The Menu’nün etkisi ve sürprizleri, hangi tarafta olursan ol, geçerliliğini koruyor.

Nerede izleyebilirsin? The Menu, bugün sinemalarda.

Benzer işler:

  • Ready or Not (2019, Matt Bettinelli-Olpin  & Tyler Gillett)
  • Pig (2021, Michael Sarnoski)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🔊 Dinleme özgürlüğüyle algoritmanın insafı arasında: Spotify

Spotify'ın 16 yıllık yolculuğunda müziğe ve müzik endüstrisine etkisi, Mark Mylod'ın şef ve mutfak kültürüne kadrajlanan yeni filmi The Menu, Ezra Collective'ın çağdaş caz cümbüşünde ikinci perdeyi açan albümü Where I'm Meant To Be.

18 Kas 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Tasarım: Sho Hanafusa

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?

Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Eda Solmaz

·

19 Eki 2026

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Filmekimi’nde neler izledik?

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Emre Eminoğlu

·

19 Eki 2026

Filmekimi’nde neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine