Başrol müzik: Mamma Mia!

Duende ve Kadıköy Sineması işbirliğiyle hazırlanan Başrol Müzik serisinin yeni filmi, ABBA şarkılarını müzikale dönüştüren Mamma Mia! oluyor.
Başrol müzik: Mamma Mia!

16 Haziran - The Irish Spirit - Duende
The Irish Spirit ile birlikte

İrlanda müzik sahnesine The Irish Spirit’le yakın bakış

Özgürlüğe, yaşamdan zevk almaya ve içtenliğe önem veren İrlanda kültürünün tınılarına sahip, Kuzey Avrupa’dan yükselen müzik sahnesine kulak veriyor, İrlanda ruhunu dünyanın her noktasına taşıyan müzik gruplarını The Irish Spirit ’le…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Mamma Mia!

Yönetmen: Phyllida Lloyd

Süre: 108 dakika

Yapım yılı: 2008

Sanırım bana hayatımda sadece bir filmin setinde bulunma şansı verilse özür dileyerek bütün kült filmleri ve başyapıtları es geçip cennetten bir köşede Meryl Streep, Amanda Seyfried, Julie Walters, Christine Baranski, Colin Firth, Stellan Skarsgård, Pierce Brosnan ve Dominic Cooper’ın başı çektiği müthiş bir ekiple ABBA şarkıları söyleyebileceğim Phyllida Lloyd harikası Mamma Mia!’yı seçerdim. Bir şans daha verilse auteur’lerden bir özür daha dileyip cennetin o köşesine 10 yıl sonra tekrar uğrayan Mamma Mia! Here We Go Again’in (yön. Ol Parker, 2018) kapısını çalacağımı da söylemeliyim. Mevzubahis filmlerin adını aldığı şarkı Mamma Mia’nın sözleri bitene kadar devam edecek bir seriye de hayır demem açıkçası. Sonuçta ABBA’ya kim, nasıl karşı koyabilir ki?

Bazı filmler, film müzikleri veya albümler iyi hissettiğin zamanlarda keyfini yüze katlar; kalbinin kırık olduğu zamanlarda ise yaralarını sarar, ete kemiğe bürünmüş de sana kocaman sarılıyormuş gibi hissedersin. İşte Mamma Mia! ve ABBA şarkıları oldum olası bu etkiyi yaratır bende. Tamam, herkesin ABBA sevgisi bu raddede olmayabilir ama şu soundtrack’ten keyif almamayı tahayyül etmekte dahi zorlanıyorum. Bana kalırsa müzikal sevmeyenlerin bile gönlünü çelecek bir büyüsü var Mamma Mia!’nın.

Mamma Mia! (yön. Phyllida Lloyd, 2008) | Kaynak: IMDb

Mamma Mia! (yön. Phyllida Lloyd, 2008) | Kaynak: IMDb

Bir Yunan adasında şirin ve fevkalade güzel bir otelin işlerine yetişirken bir taraftan da kızını tek başına yetiştirmeye çalışan bir anneyi (Donna) canlandırıyor Meryl Streep. Donna’nın kızı Sophie (Amanda Seyfried), düğününe hiç tanımadığı ve babasının içlerinden biri olduğunu tahmin ettiği üç erkeği davet ediyor. Yıllar önce aynı adada bu üç beyefendiyle geçirdiği yazın ardından Katolik suçluluğuna ve hayat gailesine gömülen Donna, âşık olduğu adamla yıllar sonra yüzleşirken kızı Sophie de kişiliğini anlamlandırma serüveninde eksik bir parça olarak gördüğü baba figürünün peşinden koşmaya ve biyolojik babasının kim olduğunu çözmeye çalışıyor. Tüm bunlara, Waterloo Muharebesi’nden bahsederken bile aşk alegorisinde hiçbir sallantıya fırsat vermeyen ABBA şarkıları ile ikonik danslar eşlik ediyor.

Mamma Mia! (yön. Phyllida Lloyd, 2008) | Kaynak: IMDb

Mamma Mia! (yön. Phyllida Lloyd, 2008) | Kaynak: IMDb

Elbette inanılmaz tesadüfler, abartılı tepkiler, her şeyin muazzam bir şarkılar geçidiyle hizalandığı bir olay örgüsü ve replikler görüyoruz Mamma Mia!’da. Müzisyen veya dansçı olmayan ama muazzam oyuncular olan ve aslında oyunculuklarını da bu filmde ön planda tutmayan, müziğin efsununa ve ritme kapılan insanları; örneğin Dancing Queen eşliğinde dans eden bir James Bond’u (Pierce Brosnan) izliyoruz.

Müzikalleri oldukları gibi gördüğümüzde ve bir müzikalin vadettiği o tuhaf, büyülü evrene kucak açabildiğimizde tecrübe edilen duygular ve izlenimler bütününü başka bir şeyle kıyaslamak çok zor. Herhangi bir kurgusal anlatıdan keyif alabilmenin yolu, inançsızlığın askıya alınmasından geçiyor. Bunun sınırlarını diğer filmlere göre çok daha fazla zorlayan ve seyirciyle bir çeşit işbirliği yapan, cüret eden ve başaran müzikalleri işte bu yüzden hep özel bir yerde konumlandırıyorum. Kanımca Mamma Mia!, bunun en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor.

Nerede izleyebilirsin? Mamma Mia!, Başrol Müzik gösterim serisi kapsamında, 22 Haziran Perşembe akşamı 21.00’de Kadıköy Sineması'nda gösteriliyor. Biletler tükenmeden yerini ayırtmak, müziği seyre dalmak, birlikte ABBA şarkıları mırıldanmak ve filmin başrolünde parıldayan Meryl Streep’in doğum gününü kutlamak için şöyle buyur.

Benzer işler:

  • Muriel's Wedding (1994, P. J. Hogan)
  • Across the Universe (2007, Julie Taymor)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🛹 Tash Sultana'yla hoşbeş, bir ABBA müzikali Mamma Mia!

Tash Sultana'yla İstanbul konseri öncesi bir hoşbeş, bir ABBA müzikali Mamma Mia! ve King Krule'un son albümü Space Heavy.

16 Haz 2023

The Irish Spirit ile birlikte
Fotoğraf: Ian Laidlaw / NME

YAZARLAR

Dilara Kaya

Aposto - Dilara Kaya

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar