İş artık gittiğimiz bir yer değil, yaptığımız bir şey

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pandeminin uzaktan çalışma sembolü olan Zoom, 8 binden fazla çalışanına ofise dönme talimatı verdi. Şirketlere ortak çalışma ve ofis ortamı sağlayan WeWork'ün ise geleceği belirsiz görünüyor.
İroniktir ki: Zoom CEO'su Eric Yuan'ın bu hafta yaptığı çağrı, hastalarına fatura gönderirken kendi reçetesini reddetmesi analojisiyle yorumlanıyor.
Ancak: Bu başlıklara rağmen şirketler esnek çalışma düzenlemelerini başarılı bir şekilde sürdürüyor. Scoop Technologies'in raporlarına göre, yerel esneklik sunan şirketlerin oranı Ocak ayında %51 iken Temmuz'da %61'e yükseldi. Bu, WeWork ve Zoom haberlerine rağmen araştırmaların, trend verilerinin ve anketlerin esnekliğin önemini desteklediğini gösteriyor.
Ofisler hâla çalışma hayatında bir role sahip; ancak onlarca yıl boyunca taşıdıkları merkezi rol artık aynı değil.
Perspektif: Modern hibrit çalışanlar, pandemi öncesi döneme göre esnek ofis alanlarını %32 daha fazla kullanıyor. İşletmeler, uzun vadeli ofis kiralama zorunluluğundan uzaklaşmanın ve çalışanlara daha fazla seçenek sunmanın ekonomik ve kültürel avantajlarının farkında. Şu anda işletmelerin yalnızca üçte biri esnek ofis alanını portföylerinin önemli bir parçası olarak görse de, yarısından fazlası bunun iki yıl içinde değişeceğini öngörüyor.
Önemli detay: Vurgu artık sadece ofise dönmek değil; toplanmanın etkili, uygun ve sürdürülebilir olduğu yerlerde gerçekleşmesi gerektiği üzerinde. Zoom'ın yeni politikası da bu düşünceyi yansıtıyor; ofise 50 mil içinde yaşayan çalışanların haftada iki gün ofiste olmalarını gerektiriyor. Bu hamle, birçok şirketin benimsediği hibrit çalışma tarzının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Fiziksel buluşmalar: Uzaktan çalışanların yarısından fazlasının en azından ayda bir kez meslektaşlarıyla buluştuğu gerçeğini ortaya koyan bir WFH Research çalışması bulunuyor. Bu buluşmalar giderek geleneksel ofislerin dışında gerçekleşiyor. Mimarlık firması Gensler'ın 14 bin tam zamanlı ofis çalışanı üzerinde yaptığı bir ankete göre, Amerikalılar işlerinin %28'ini şirketlerinin ofisi veya ev dışında, genellikle ortak çalışma alanlarında, müşteri alanlarında veya kafelerde geçiriyor.
Perspektif: Bir başka konu olarak, pandeminin etkilerinden çıkan ofis binaları yavaşça toparlanıyor ve aylar süren terk edilmişlik döneminin ardından geri dönüş oranları artmaya devam ediyor. Şirketler, çalışanların ofise geri gelmelerini giderek daha fazla talep ediyor ve birçok çalışan haftanın sadece birkaç günü olsa bile bu talebi yerine getiriyor. Ofisler en az birkaç kişi tarafından, en azından bazı zamanlar kullanılıyor.
- Bu da ofislerin ışıklandırma, IT ve özellikle yaz dönemi için klima gibi sistemlerinin sürekli olarak "açık" konumda olması gerektiği anlamına geliyor; çünkü gelip gidenler için aktif kalıyorlar.
- Gayrimenkul veri yönetimi şirketi Measurabl, dünya genelinde 17 milyar metrekarelik bina alanında enerji kullanımını takip ediyor. Şirket CEO'su Matt Ellis, "Çoğu ofis binasının ve aslında çoğu binanın en büyük kontrol edilebilir masrafı enerji harcamasıdır" diyor. Ellis'e göre, bina sahiplerin ve yöneticiler artık binalarının enerji kullanımını daha proaktif bir şekilde yönetmeye başladı.
Bir adım geriden: 2021'in başlarında Fast Company, ofiste enerji kullanımındaki şaşırtıcı gerçeklik hakkında bir rapor yayımladı. O dönemde çoğu ofis büyük ölçüde boş olmasına rağmen bu ofislerdeki enerji kullanımı neredeyse pandemi öncesi dönemle aynı kaldı. Bunun kısmi nedeni, enerji israfı yapan uygulamaların bu ofis binalarının kira sözleşmelerindeki yasal yükümlülükler olmasıydı. Fakat bina yöneticileri de bu tür uygulamalardan giderek uzaklaştılar; bunun muhtemel sebebi de, hiçbir şey yapmamanın çevresel ve ekonomik maliyetinin giderek daha fazla fark edilmesi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel iflaslarda gözle görülür artış; bir finansal risk faktörü olarak yapay zeka ve kara kutusu.
16 Ağu 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



