'Yeni sermaye gereklilikleri UBS'in büyümesini yavaşlatacak'

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İsviçre Hükümeti, Çarşamba günü yayımlanan 209 sayfalık bir planda yetkililerin Credit Suisse'in UBS tarafından acil kurtarılmasına aracılık etmek zorunda kalmasından bir yıl sonra, "batmak için çok büyük" olarak kabul edilen bankaların denetimini sıkılaştırmayı amaçlayan 22 önlem önerdi. Raporun sermaye gerekliliklerini incelemesi ve Credit Suisse krizindekine benzer riskleri azaltmak için on milyarlarca dolar ekstra fon ayırma ihtiyacı sunması bekleniyor. Düzenleyici revizyon, ülkedeki en büyük dört bankayı hedef alıyor.
- Neden önemli? Yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık UBS bilançosu güncel olarak İsviçre'nin yıllık GSYH'sinin iki katına ulaşmış durumda. Bu de ülkenin bankacılık sektörü ve ekonomisi etrafındaki denetim mekanizmalarının daha sıkı incelenmesine yol açıyor.
Ülkenin Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter, düzenleme paketinin UBS'in daha fazla sermaye tutmasını gerektireceğini belirtti, bankanın büyüme maliyetinin artacağını açıkladı.
- Ayrıntı: Analistler, UBS'in önerilen gereklilikleri karşılamak için mevcut varlıklarına ek olarak 10-15 milyar dolar daha fazla sermaye tutması gerekebileceğini tahmin ediyor.
Hükümet önlemleri hızla yürürlüğe koymayı ve 2025'in ilk yarısında uygulanmak üzere iki paket sunmayı hedefliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türk lojistik ve taşımacılık sektörünün 100 milyar dolarlık pazar büyüklüğüyle dünya sıralamasında 11. olduğu bildirildi. Geleceğin meslekleri arasında yazılım mühendisi, e-ticaret uzmanı, yapay zeka uzmanı, bilişim uzmanı yer aldı.
15 Nis 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



