ABD hükümetinin açılması ile altın ve gümüş fiyatlamalarında oluşan anomali

ABD'de 43 günlük aranın ardından, tarihin en uzun hükümet kapanması sona erdi. Normalde, belirsizliğin azalmasıyla birlikte güvenli liman talebinin gerilemesi ve altın ile gümüş fiyatlarında düşüş beklenirdi. Ancak piyasalar bu kez beklenenin tersine bir tepki verdi; hükümetin açılmasıyla birlikte altın ve gümüş fiyatlarında belirgin bir yükseliş gözlemlendi. Peki, bu "anomali"nin ardında yatan dinamikler neler?
Anomalinin arkasında yatan ilk neden FED'in faiz indirim beklentisi ve zayıf veri umudu. Aslında bu durum yatırımcı psikolojisinin ve FED politikalarına dair beklentilerin bir yansıması. Hükümetin açılması, FED'in ekonomiyi değerlendirmek için ihtiyaç duyduğu makroekonomik verilere yeniden erişebileceği anlamına geliyor. Yatırımcılar, özellikle istihdam piyasası başta olmak üzere açıklanacak verilerin ekonominin yavaşladığına işaret edeceğini düşünüyor. Bu da FED'in faiz indirim sürecine daha erken ve daha güçlü bir şekilde başlayacağı beklentisini güçlendiriyor. Faiz indirimi beklentisi ise faiz getirisi olmayan ancak fırsat maliyeti düşen altın ve gümüş gibi varlıkları daha cazip hâle getiriyor. Dolayısıyla hükümetin açılması bir "normalleşme" sinyali olmaktan ziyade "faiz indirimi" beklentisini tetikleyerek kıymetli madenlere olan talebi artırdı.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Finans tarihinin en büyük ve en uzun süre devam eden Ponzi dolandırıcılıklarından biri olan Bernie Madoff olayı, Türkiye’deki fon krizini anlamak açısından iyi bir örnek. Birebir örtüşmeyen yanları olduğu için “Ponzi benzeri geri besleme döngüsü” olarak nitelendirilebilecek bu krizde oluşan devasa zararı devletin karşılayıp karşılamayacağı merak ediliyor. Madoff krizinde yatırımcıların zararlarının nasıl telafi edildiği bu açıdan önemli yöntemler içeriyor.

Bu hafta önceliklere kıyasla daha sakin bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi öne çıkarken, yurt dışında öncü PMI verileri ile ABD-Çin liderler görüşmesi ön planda.
21 Eyl 2026

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?




