ABD özel sektörünün geleceği

Joe Biden, pandeminin etkilerini atlatmaya çalışan ABD merkezli şirketleri desteklemek ve ekonomiyi dönüştürmek için yeni bir vizyon getiriyor.
ABD özel sektörünün geleceği

iRobot #n
iRobot ile birlikte

Daima temiz bir ev için: iRobot Roomba i7 Günlük kullanım için tasarlanan elektronik ekipmanlar, "tüketici elektroniği" olarak adlandırılıyor. Televizyonlar, bulaşık makineleri, bilgisayarlar, cep telefonları, elektrikli süpürgeleri gibi ürünler bu kategoride yer alıyor. Saydığımız her bir üründeki değişimi düşünmenizi istiyoruz: Yıllar içinde tüplü televizyonlar yerini çerçevesiz ve ince televizyonlara, tuşlu telefonlar tamamen dokunmatik ekranlara, merdaneli çamaşır makineleri yıkayan ve kurutan makinelere bıraktı. Bugün alıştığımız elektrikli süpürge konseptinin de yerini robot süpürgelere bıraktığını söyleyebiliyor olsak da aslında robot süpürgelerin geçmişi tahmin ettiğimiz kadar yeni değil. 2002 yılında ortaya koyduğu ilk robot süpürgeyle robot süpürgelerin mucidi konumunda yer alan iRobot, aynı heyecan ve vizyonla bugün de öncülerden biri oluyor. iRobot: Colin Angle, Helen Greine ve Rodney Brooks; robotik sektörünün dünyayı ve dolayısıyla günlük yaşam eylemlerini de değiştireceğine inanan bu üç ismin 1990 yılında yarattığı iRobot markası; bugün yalnızca robot süpürgeleriyle 30 milyondan fazla tüketicinin hayatını kolaylaştırıyor. Henüz ilk yılında NASA'yla uzay araştırmaları için iş birliği yapan, PackBot adını verdiği taktik savunma robotuyla önemli barış ve kurtarma görevlerinde yer alan iRobot'un robot süpürgesi Roomba'nın ilk üyesi, 2002 yılında dünyada bir ilk olarak üretiliyor. iRobot'un yıllar içinde genişleyen Roomba robot süpürge ailesi, bugün son kullanıcının hayatını daha da kolay hâle getirmek için ihtiyaçlardan yola çıkarak 30 yılı aşkın uzmanlığı ve son teknolojiyi bir araya getiriyor. iRobot Roomba i7, bu birlikteliğin en güncel örneklerinden biri. iRobot Roomba i7’nin öne çıkanları: Akıllı Imprint adı verilen haritalama özelliği, iRobot Roomba i7'yi yaşam alanınız için kişiselleştirmenize olanak tanıyor ve böylece iRobot Roomba i7, yalnızca bir robot süpürge olmaktan çıkıyor; temizlik görevlerini kendi başına tamamlayabilen akıllı bir yardımcıya dönüşüyor. AeroForce temizleme sistemi ve yüksek verimli motoruyla 10 kat fazla emiş gücü sunan ve her zeminde etkili sonuç veren iRobot Roomba i7 için temizlenecek alanın büyüklüğü önemli olmadığı için, iRobot Roomba i7 ofis gibi daha geniş alanlarda da gönül rahatlığıyla kullanılabiliyor. iRobot HOME mobil uygulamasıyla mobil cihazlardan, evin dışından da kolaylıkla kontrol edilebilen, kablolara dolaşmayan, merdivenlerden düşmeyen ve kirleri akustik / optik sensörleri aracılığıyla tespit edebilen iRobot Roomba i7 hassas temaslı tamponuyla mobilyalarınıza karşı da oldukça yumuşak davranıyor. Dileyenlerin satın alabildiği Clean Base Otomatik Kir Boşaltma Sistemi’yle iRobot Roomba i7, temizliğini bile kendisi halledebiliyor. Çağdaş robotiğin zirvesiyle tanışmak, iRobot Roomba i7’yi ve iRobot’un diğer modellerini incelemek, iRobot güvencesiyel satın almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Amerika Birleşik Devletleri’nde seçilmiş başkan Joe Biden ve kabinesinin dört yıllık görev süresi, bu hafta çarşamba günü başlıyor. Süreğen sosyal adaletsizlik, iklim değişikliği ve neredeyse bir yıldır devam eden kamu sağlığı krizi gibi çok boyutlu sorunlar, yeni yönetimin önünde aşılması gereken en büyük engeller olarak görünürken bunlara ek olarak ülke ekonomisi de kırılgan bir durumda bulunuyor. Pek çok sektör, pandemi nedeniyle uzun süreli hasar alırken her hafta açıklanan işsizlik maaşı başvurusu istatistiklerinin hâlâ 1 milyona yakın seyrediyor olması da iş gücü piyasasının beklendiği şekilde toparlanamadığını gösteriyor. Peki, böylesine çetin koşullar altında dümene geçecek olan Biden yönetimi ABD ekonomisi ve özel sektörü için neler vadediyor?

  • İlk adım: Joe Biden, göreve başlamasına günler kala toplam değeri 1,9 trilyon dolara ulaşan bir teşvik paketi tasarısı açıklayarak yönetiminin ekonomik toparlanmaya yönelik ilk somut adımını attı. “Amerikan Kurtarma Planı” ismiyle tanıtılan tasarı, vatandaşlara ek destek çekleri gönderilmesi, işsizlik yardımlarının süresinin uzatılması, kira ve gıda yardımlarının artırılması, çocuklu aileler için farklı destekler verilmesi ve federal asgari ücretin saatlik 15 dolara yükseltilmesi gibi pek çok kalem barındırıyor. Pakette vatandaşları merkeze alan önlemlerin yanı sıra küçük işletmeler için mevcut maaş koruma programından (Paycheck Protection Program – PPP) ayrı tasarlanan bir hibe programına 15 milyar dolar kaynak ayrılması ve girişimcilere düşük faizli krediler ile risk sermayesi sağlamak amacıyla yerel finansman programlarına 35 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor. ABD’de sayısı 30 milyonu aşan küçük işletmeler, ülkedeki tüm ekonomik faaliyetlerin neredeyse yarısını ve her yıl yaratılan yeni işlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bununla birlikte küçük işletmeler, büyük işletmelere kıyasla pandemiden daha çok etkileniyor. Bu da ülkede hâlihazırda artmakta olan gelir eşitsizliğine ve ekonominin geleceğine olumsuz yansıyor. Bu nedenle Biden’ın küçük işletmeleri desteklemek için atacağı adımlar, ABD’deki toparlanma için kritik önem taşıyor. Biden yönetiminin bu alan için kampanya döneminde gündeme getirdiği başka vaatler de bulunuyor. Yönetim, küçük işletmeler için ayrı bir fon oluşturmayı, durumu iyi olan işletme sahiplerinin programlardan haksız kazanç elde etmesinin önüne geçmeyi, PPP gibi mevcut programların koşullarını küçük işletmelere daha iyi hizmet edecek hâle getirmeyi ve hak sahibi her işletmenin yardıma erişimini garanti altına almayı vadediyor.
     
  • Büyükler: ABD (ve dünya) ekonomisinin başını çeken şirketler için önümüzdeki dört yıl, geride bıraktığımız dört yıl kadar rahat olmayabilir. Trump döneminde izlenen politikalar, özellikle büyük işletmelerin başarılı olması için elverişli bir ortam oluşturdu. 2016-2020 arasında özel sektörün büyükleri, ABD ekonomisinin geneline kıyasla çok daha iyi performans gösterdi. Bu dönemde ideal olmayan makro koşullara rağmen ülkedeki halka açık şirketlerin toplam piyasa değeri, GSYH’nin yaklaşık iki buçuk katına çıktı. Bu artışta önemli rol oynayan kurumlardan biri, 2017’de Trump'ın bizzat aday gösterdiği Jerome Powell başkanlığındaki Fed oldu. Trump’ın Yüksek Mahkeme’ye yaptığı atamalar sayesinde burada görülen davalarda işletmeler lehine çıkan kararların sayısı da arttı. Diğer yandan, 2017’de geçirilen Tax Cuts and Jobs Act isimli yasayla ABD’de daha önce %35’e kadar çıkabilen artan oranlı kurumlar vergisi %21’e sabitlendi. Joe Biden ve kabinesi, Kongre’nin her iki kamarasının da kontrolünün Demokratlara geçmesiyle Trump’ın getirdiklerini rahatça tersine çevirme gücüne sahip olacak. Biden’ın kampanya döneminde seçmenlere verdiği büyük sözlerden biri, Trump’ın vergi kesintilerini ilk günden geri çevirmekti. Bu kapsamda Biden, kurumlar vergisini %28’e çıkarmayı ve %15 oranında minimum vergi uygulamayı planlıyor. Bununla birlikte yeni başkan, yasal boşluklardan yararlanarak federal gelir vergisi ödemekten kaçınan Amazon gibi şirketlere değindiği bir röportajında ne kadar büyük olursa olsun hiçbir şirketin milyarlarca gelir elde edip vergi ödemediği bir konumda olmaması gerektiğini ifade etmişti. Biden, bu duruşunu somut politikalara ve yasalara dönüştürdüğü takdirde büyük şirketlerin bilançoları önümüzdeki yıllarda son zamanlara kıyasla biraz daha zorlanabilir.
     
  • Enerjide dönüşüm: ABD’yi Trump döneminde terk edilen Paris İklim Anlaşması’na döndürme sözü veren Biden, ülkeyi 2050’ye kadar iklim nötr hâle getirmek istiyor. Bazı şirketler, rüzgârın yönündeki değişimi sezerek daha yeni yönetim göreve başlamadan iklim konusunda adımlar atmaya başladı. Örneğin ülkenin en büyük enerji şirketlerinden ExxonMobil, geçtiğimiz ay sera gazı emisyonlarını azaltmaya ilişkin planını daha hırslı hedeflere sahip olacak şekilde güncellediğini duyurdu. Fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçiş planlarının hızlandırılması, petrol ve doğal gaz şirketleri için daha sıkı yasal düzenlemeler ve daha az destek anlamına gelebilir. Madalyonun diğer yüzünde, yenilenebilir enerji şirketleri ve elektrikli araç üreticileri için siyasi koşullar önümüzdeki yıllarda büyüme için daha elverişli olacak. Biden’ın enerji bakanı Jennifer Granholm, Michigan valisi olduğu dönemde eyalette elektrikli araçların geliştirilmesi ve üretilmesi için vergi teşviklerini hayata geçirmişti. Granholm, Biden döneminde ABD’nin Detroit merkezli büyük otomobil üreticileriyle özellikle ar-ge bağlamında daha yakın çalışma şansı elde edebilir. Diğer yandan, yatırımcıların Biden yönetiminden beklentileri de piyasaya yansımaya başladı. Geçtiğimiz yılın tamamında 17,1 milyar dolar kaynak girişinin yaşandığı alternatif enerji fonlarına bu yılın ilk iki haftasında 5,2 milyar dolar yatırım yapıldı.
     
  • Teknolojinin geleceği: Trump yönetiminin son dönemlerinde tartışmalara ve davalara konu olan büyük teknoloji şirketleri, önümüzdeki yıllarda da düzenleyici kurumlardan gelecek baskılarla mücadele etmeye devam edecek. Veri gizliliği, algoritmaların şeffaflığı ve antitröst gibi konular teknoloji politikalarının merkezinde olacak. Bununla birlikte Biden, sosyal medya şirketlerini platformlarında yayımlanan içeriklerin yasal sorumluluğundan muaf tutan Section 230’nin yeniden düzenlenmesine yönelik açıklamalarda da bulunmuştu. Ne var ki, Demokratların kontrolündeki Kongre’nin teknoloji regülasyonu bağlamında girişimleri olacak olsa bile bu konu, söndürmesi gereken daha büyük yangınları olan Biden yönetiminin öncelikleri arasında üst sıralarda değil. Dolayısıyla büyük skandallar yaşanmadığı sürece teknoloji sektörünün işlerine her zamanki gibi devam edeceğini söyleyebiliriz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🌊 Mavi dalga, ABD ekonomisini nereye götürecek?

18 Ocak Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde, 20 Ocak’ta göreve başlayacak olan Joe Biden’ın yerel ekonomi politikaları, özel sektörün beklentileri ve ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının geleceği var.

18 Oca 2021

iRobot ile birlikte
🌊 Mavi dalga, ABD ekonomisini nereye götürecek?

YAZARLAR

İren Can Kuyucu

İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Pelin Cengiz

·

21 Tem 2026

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı
ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?