Adalar'da Caz başlıyor


Aradığın groove burada: Literal Radio
Literal Radio “Sadece bir radyo değil, benzer zihinlerden oluşan bir topluluk” olarak yola çıkan şehrin yeni groove radyosu Literal Radio yayında. Nedir? Daha iyi müzik, daha iyi içerik ve daha iyi kürasyonlara özlem duyanların sesini…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Festival. Prens Adaları’nda caz kokulu bir konser serisi ve söyleşilere, bir de atölyeye davetlisin.
- Nerede? Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada
- Ne zaman? 8 - 11 Haziran
- Neden gitmeli? Yaza cazla merhaba demek için.
- Not almalı: 8 Haziran Perşembe günü saat 18.25’te Kabataş İskelesi’nden hareket edecek ada vapuruna atlıyor, festivali Sarp Maden Quartet’le açıyoruz. Vapur Büyükada’ya yanaşırken 19.30’da Büyükada Atatürk Meydanı’nda başlayacak Önder Focan Aubergine (Patlıcan) Project konseri bizi karşılıyor. 20.30’da Mercan Dede İstanbul Quartet’i dinliyoruz.
Ertesi gün yine 18.25’te hareket edecek Kabataş-Adalar Vapur İskelesi Paşabahçe Vapuru’nda Ezgi Aktan’ı dinliyor, Büyükada’ya çoktan geçmişsek Çelik Gülersoy Kültür Merkezi’nde 17.00’de gerçekleşecek Asena Akan ile ‘Kendini Akord Et’ Gençlerle Müzik atölyesine ve 18.00’de Celal Kadri Kınoğlu Quartet konserine katılıyoruz. Günü Büyükada Atatürk Meydanı’nda 19.30’da Gürol Ağırbaş UrbanBeatz Project ve 20.30’da Kerem Görsev Trio Feat Elif Çağlar’la kapatıyoruz.
Cumartesi Büyükada’ya erken gitmişsek Çelik Gülersoy Kültür Merkezi’nde 17.00’de Selen Gülün ile Caz Müziğinde İz Bırakan Kadınlar söyleşisine katılıyor, 18.00’de Telvin’i dinliyoruz. 18.25’te Kabataş-Adalar vapurunu yakaladıysak Karambola ile müzikli bir yolculuğun ardından Büyükada Atatürk Meydanı’nda 19.30’da Uninvited Cazz Band’i, 20.30’da Kolektif İstanbul’u dinliyoruz. Vapurdan Heybeliada’da inenleri ise Heybeliada Pazar Yeri’nde saatler 19.30’u gösterirken Birsen Tezer karşılıyor. Kınalıada’da olanlar 18.30’da Ozan Musluoğlu Quartet Feat Erdem Özkan, 19.30’da Melis Sökmen ile İskele Meydanı’nı cazın büyüsüyle dolduruyor.
Festivalin son günü 11 Haziran’da Büyükada’da olanlar Çelik Gülersoy Kültür Merkezi’nde Sibel Köse, Baki Duyarlar ve Cem Aksel ile Farklı Enstrümanlarda Caz Müziğine Yaklaşım söyleşisine davetli. 17.00’de başlayacak söyleşiden 1 saat sonra Sibel Köse Quartet sahne alıyor. O sırada Kabataş’ta vapur bekleyen müzikseverleri vapurda Burcu Karadağ “Ney In Ethno Jazz” karşılıyor. Büyükada Atatürk Meydanı’nda akşam 19.30’da Anıl Şallıel 166 Days, 20.30’da Evren Can Gündüz ve Uzaylılar konserleri bizi bekliyor. Saatler 18.30’u gösterirken Heybeliada Pazar Yeri’nde Olcay Saral “Momentum”, Burgazada Eski İskele Meydanı’nda Ari Barokas, Kınalıada İskele Meydanı’nda Çiğdem Erken & Deniz Çakır & Tuğrul Tülek sahne alıyor. 19.30’da ise Heybeliada Pazar Yeri’nde Jehan Barbur, Burgazada Eski İskele Meydanı’nda Bülent Ortaçgil, Kınalıada İskele Meydanı’nda Sattas cazseverleri selamlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında Róisín Murphy, 51. İstanbul Müzik Festivali, Ege Öztokat ile bir söyleşi ve daha nicesi var.
06 Haz 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



