Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Uzun bir süredir bu soru hakkında düşünüyorum. Hayır. Aslında uzun bir süredir bu sorunun cevabının “evet” olduğuna ikna olmuş durumdayım. Arkadaşlarım, ailem, az önce tanıştığım biri, karşımdaki her kim olursa olsun, İstanbul hakkında konuşurken yüzümdeki memnuniyetsiz ifadeyi gizleme gereği hiç duymuyorum. Öyle ki karşımdaki kişi kendini otomatik olarak şehri savunurken buluyor. Üstelik belki o da bu şehre benim kadar öfkeli. Ama ben ona bu hakkı tanımadan, doğup büyüdüğüm şehre karşı daha da ileri gidiyor, nefret kusuyorum.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

YAZARLAR

Vartan Estukyan

Gazeteci. Kültür-sanat, müzik, insan hakları ve güncel politika haberleri yapıyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

OKUMAYA DEVAM EDİN

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu