Albüm incelemesi: Slowdive, Everything Is Alive

Slowdive, 21. yüzyılda hâlâ dinleyicisine shoegaze etiketli şarkılar sunarak kimsenin taklit edemeyeceği bir müziğe sahip çıkıyor.
Albüm incelemesi: Slowdive, Everything Is Alive

4 Eylül - Kendine Has - Duende
Kendine Has ile birlikte

Kendine Has X MUBI sunar: Kendine Has Seçki

Kendine Has Seçki ile filtresiz sinema deneyimi Filtresiz bir sinema deneyimi için MUBI üyeliği bir hafta yerine bir ay boyunca ücretsiz . Buradan üyeliğini başlatarak Kendine Has Seçki ’nin keyfini çıkarabilirsin.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Slowdive, Everything Is Alive

Süre: 41 dakika

Plak şirketi: Dead Oceans

Yayın tarihi: 1 Eylül 2023

Birkaç hafta önce sonbaharı karşılayacak albümleri yazarken Slowdive için şöyle bir giriş yapmıştım: “90’ların başında ortaya çıkan İngiliz müzik akımı shoegaze, az sayıda fakat ikonlaşmış müzisyenlerin tanınmasını sağladı. Britpop patlamadan hemen önceydi ve ayaklarına bakarak sadece yaptıkları müziğin içine dalan shoegaze gruplarından şüphesiz en önemlisi Slowdive’dı —ki hâlâ öyle.”

Rachel Goswell, Neil Halstead, Christian Savill, Nick Chaplin, Simon Scott’tan oluşan grup; geçtiğimiz cuma günü sekiz şarkıdan oluşan beşinci stüdyo albümü Everything Is Alive’ı yayımladı. Neil Halstead, uzunçaların prodüktörlüğünü yapmanın yanı sıra tüm parçaların söz ve müziklerine de imza attı. Slowdive’ın en güzel yanlarından biri, herhangi bir yeni kaydında müzikal olarak dinleyicisini hayal kırıklığına uğratmaması. Bu yüzden şarkılarında yaptıkları en ufak değişiklik bile shoegaze türü için devrim niteliğinde diyebiliriz. Müzikal olarak çok az değişikliğe gitmeleri, onlara zamanla güvenli bir liman yarattı. Albüm için yola çıktıkları 2020’nin sonbaharında Neil Halstead, “daha minimal bir elektronik kayıt” yapmak istedi. Fakat belirttiğim sebeplerden grup yeniden dream pop ve shoegaze yoluna girdi. Bu yüzden de albümde yer alan bazı modüle edilmiş synth’ler sadece mikroskobik düzeyde kaldı.

Slowdive, Everything Is Alive

Albümdeki Mogwai ve The Cure izleri

Albümün açılış şarkısı Shanty, Slowdive’dan beklediğimiz tüm malzemelere sahip. İçe dönük şarkı sözlerine, akılda kalıcı melodiler ve çok katmanlı duyulan gitarlar eşlik etti. Ses âdeta okyanustaki dalgalanmaları taklit ettiği bir kurguya sahip. Vokaller ise bilerek oldukça dipte konumlandırılmış. Grupta açıkça söyleyeceklerini bağırmak yerine hikâyelerine ortak etme arzusu var.

Prayer Remember’da atmosferik bir alan hâkim. Müzikle birlikte bir akışın, grubun bizi sürüklediği bir anın içindeyiz. Post-punk etkilerine sahip olduğu için şarkı, Mogwai’ın ses dünyasını anımsatıyor diyebilirim. Hemen ardından başlayan Alife, albümdeki en hareketli şarkılardan biri. Simon Scott’ın davulu, Christian Savill’in imza niteliğindeki gitarları; ortaya akılda kalıcı bir konser parçası çıkarttı. Bu şarkıda albümün genelinde de hissedilen Rachel Goswell ile Neil Halstead’in vokalleri o kadar kusursuz bir şekilde birleşiyor ki çoğu zaman onları tek kişiymiş gibi duyabilirsin.

Slowdive’ın detaylara olan amansız ilgisi Andalucia Plays’te açıkça mevcut. Geçici bir aşkın anlatıldığı puslu bir şarkı bu. Halstead, anılarının ya da rüyasının güzelliğini bir kelebeğe benzetmiş. Sözlerinin alt metin okumaları çok fazla aslında. Rachel Goswell, bir röportajında Neil Halstead’in sözlerini kimi zaman anlayamadığını itiraf ediyor zaten. Ayrıca grup stüdyoda çok fazla The Cure dinlediklerini ve Andalucia Plays’in sanatçının Faith şarkısına dair bazı benzerlikler taşıdığını da inkâr etmiyor.

Slowdive

Referansı sevdiği filmden

Albümün ilk teklisi olarak yayınlanan Kisses, hareketlenmemizi sağlayan şarkı. Sözlerindeki detaylarda dinleyicisine yeni başlangıçlar için cesaret veriyor. Christian Savill’in gitarları bu parçada başrolde. Bas ve davul da bir ton alt derinlikte saklı. Aslında birçok versiyonu kaydettikleri şarkının pop’a daha yakın olanını albüme koydukları bilgisine sahibiz. Noel Paul’ün yönettiği şarkının klibi; Halstead’in favori filmi olan, Wong Kar-wai imzalı Fallen Angels’tan referanslara sahip. 

Tell me, “You’re the best thing”
I tell you, “That’s what you need”
Maybe there’s a car there
Driving away from here
Taking all the ghosts, the hurt
Well, everything starts anew
Tell mе what you need, what’s right
Whatever is just enough
Is living with thе truth, a start
Maybe it’s just enough

Slowdive, kisses

Türünün son örneği 

Skin in the Game’de melodik bir tekrarın içindeyiz. Grubun bu şarkıda da net olarak hissettirdiği kolektif uyum, müziklerini benzersiz kılan özelliklerden biri. Albümün kapanışı The Slab’a ait. Grup, kayıttaki en ağır şarkının bu olduğunu belirtmiş. Göğüs kafesinizin ortasına bir el bastırıyormuş hissi veriyor bu parça. Tam anlamıyla görkemli bir kapanış… 

Slowdive, Everything Is Alive albümünü 2020’de hayatlarını kaybeden Rachel Goswell’in annesi ile Simon Scott’ın babasına ithaf etti. Albüm; Oxfordshire, Lincolnshire ve Neil Halstead’in Cornwall’deki kendi stüdyosunda canlı olarak kaydedildi. Neil Halstead, “Albüm, duygusal olarak oldukça eklektik ve umut verici” dedi. Albümün kapak tasarımları ve sanat yönetmenliğini ise Nick Scott üstlendi. 

Slowdive, ayaklarına bakmak yerine bu şarkılarla tam da seyircisinin gözlerinin içine bakıyor. Sekiz parçanın tamamı seni yerinden kaldıracak etkiye sahip. Everything Is Alive yenilikçi mi? Hayır. Ama eşsiz bir güzelliği ve sonsuza kadar çalınabilecek zamansızlığı var. Altın çağını, hatta olgunluk sonrası dönemini yaşayan Slowdive; 21. yüzyılda hâlâ dinleyicisine shoegaze etiketli şarkılar sunarak kimsenin taklit edemeyeceği bir müziğe sahip çıkıyor. Onları koruyup kollamak da bize kalıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🤳🏼Değişen konser adabı, Slowdive’ın shoegaze’i

Son dönemin öne çıkan konularından biri konserlerde sahneye atılan cisimler. Slowdive, yeni albümüyle shoegaze’e sahip çıkmayı sürdürdü.

04 Eyl 2023

Kendine Has ile birlikte
Kaynak: The Sun

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi

Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

Aslı Perker

·

06 Kas 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

Ümit Alan

·

06 Kas 2026

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

Mehmet Sindel

·

06 Kas 2026

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti