🎹 Alexandro Iñárritu seçkisiyle Ryuichi Sakamoto albümü

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Milan Records, hayatının son yıllarına karabasan gibi çöken kanser(ler) mücadelesini 28 Mart günü kaybeden efsanevi müzisyen, besteci ve piyanist Ryuichi Sakamoto'nun engin kataloğundan meşhur ve az bilinen 20 şarkıyı bir araya getirdi. Ortaya albümler, gruplar ve işbirlikleri arasında mekik dokuyan derleme bir albüm, Travesía çıktı.
Milan Records ve Sakamato'nun menajeri Norika Sora'nın müzisyen için bir hediye olarak tasarladığı albüm, Ryuichi'nin The Revanent filminin de müziklerini bestelediği ünlü yönetmen Alexandro Gonzalez Iñárritu'nun işbirliğiyle hayata geçti. 4o yılı aşkın bir müzik kariyerinin binlerce üretimi arasında 6 ay boyunca derinlemesine bir keşfe çıkan Iñárritu; Sakamoto'nun Yellow Magic Orchestra, Alva Noto işbirlikleri ve solo çalışmalarından titiz bir seçki gerçekleştirdi.

Travesía, Ryuichi Sakamoto
Albüm hakkında Iñárritu, "Şu an bile on yıllardır dinlediğim Ryuichi işlerinde yeni bileşenler keşfediyorum. Müziğinin algısı, hiçbir zaman aynı olmayan değişken bir buluta dönüşüyor. 1000 yıllık bir müzik geleneği, Sakamoto'nun amansız yenilikçiliği boyunca nefes alıp veriyor." dedi.
Travesía, Sakamoto'nun son uzunçaları 12'i takip etti. Duende'nin o albümü incelediği Sesli arınma günlüğü ve müzisyenin ilham dolu müzikal hayatında dolaştığı Dünyaya bedel eşsiz bir ruh: Ryuichi Sakamoto yazılarına yakından bakabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




