Apéro'ya yakışır bir kutlama için


Taze makarnalar, mevsime göre değişen soslar: Molino Cucina
İyi yemeği belirleyen birçok etken bulunuyor: Seçilen malzemeler, malzemelerin işlenme biçimi, pişirme tekniği, süre, ölçü... İşler pişirmeden sonra da bitmiyor, yemek deneyimini bütünlüklü düşününce sunum ve servis de işin içine giriyor.
Daha fazlasını öğren →
Birkaç gün önce Fahri Konsolos bir yaşını doldurdu. Emekli olduğum zaman, hakkında Murakami’ye fazlaca öykünen bir roman yazmak isteyeceğim kadar sıra dışı bir ilk yıldı. Çok uzun zamandır shaker'dan damlayan soğuk terlerle buruşmamış ellerim, Berkok Apéro’da paylaşmak için birkaç tarif isteyince titremedi değil. Eğer bankalar da ikna olacaksa “Önemli olan şey gelir elde etmek değil, paylaşmak.” demek istiyorum. O yüzden Bolulu usta tutumumu vitrinin arka taraflarına ittirip Fahri’de yaptığım bazı reçeteleri ilk defa paylaşacağım.
Leb-ü Derya
İlk olarak Leb-ü Derya'yla başlayacağım. Apéro’nun ilk sayısında bu kokteylden bahsedilmişti, o yüzden sahneye ilk olarak çağrılmasını uygun görüyorum.
Malzemeler:
• 60 ml mezcal (Eğer bulamadıysak, komşuda da yoksa %100 agave silver tekila da olur; is tadını hayal gücünüz ekleyebilecekse tabii ki. Ekleyemeyecekse bir parça biberiye ya da adaçayıyla bardağı tütsüleyebilirsiniz.)
• 30 ml pancar shrub
• 25 ml limon suyu (Kokteyl genel olarak keskin tatlar içerdiği için limonu ince kabuklusundan almakta fayda var.)
• 10 ml agave nektarı
• Gerdan: Hibiskus, limon tuzu, Himalaya tuzu
Yapılışı:
• Pancar shrub: Shrub kelimesi Arapçadan geliyor. Şurubun çoğul hâli gibi diyebiliriz. Antik Mısır’da bir ilaç yapma yöntemi olarak ortaya çıkıyor aslında. Sirke, uzun ömürlü olduğu ve aromaları iyi çözebildiği için bitkisel ilaçların bazı olarak kullanılıyor. O hâliyle içmek çok zor olduğu için biraz da tatlandırıcı ekleniyor. Bedava sirkeyi balla beraber bile verseler içmem demeyin. Başka asitlerle birleştirince çok farklı sonuçlar elde edilebiliyor. Mezcalle birlikte deneyince Arthur C. Clarke’ın şeytan görünümlü uzaylıların kokusunu neden asetik asitle betimlediğini pastoral olmayan metotlarla deneyimleyeceksiniz.
Birinci adım: 700 ml sirkemizin içine
- 1 çay kaşığı siyah hardal tohumu
- 1 adet defne yaprağı
- 1 yemek kaşığı melisa ekleyip bir gece bekletiyoruz. Takip eden günde süzüyoruz.
İkinci adım: İki kap ölçüsü olacak kadar pancarları soyup küçük küpler hâlinde doğruyoruz.
Üçüncü adım:
- 2 kap doğranmış pancar
- 1,5 kap demlenmiş sirke
- 0,4 kap meyve şekeri ekleyip blender'dan geçirip süzüyoruz. Ve pancar shrub hazır.
• Shaker etabı: Şimdi bütün malzemeleri shaker'da çalkalıyoruz. Bardağımızın kenarına havanda dövdüğümüz hibiskus tuz karışımını sürüyoruz ve kokteyli rocks bardağımıza süzgeçten geçirerek boşaltıyoruz.
• İncelikler: Esasen garnitür olarak içi boşaltılmış ve pancar sorbesiyle doldurulmuş bir limonun dilimlerini ve hardal filizleri kullanıyordum ama ev ortamı için fazla kompleks olabilir bu opsiyon. O yüzden sadece sarı bir narenciye kullanmanızı istiyorum. Mor ve sarının uyumuna bayılıyorum. Aperatiflere birkaç çatal attıktan sonra içmenizi tavsiye ediyorum.

Kola aromalı gold rom
Sıradaki tarif içkiye kola katmanın imajının değişmesinden yakınanlara geliyor.
Malzemeler:
• 60 ml kola aromalarıyla demlenmiş gold rom
• 15 ml lime suyu
• Tamamlamak için malt gazozu (Ben yanık ekmek ve koyu kavrulmuş maltlardan elde ettiğim bir mayşeyi gazlandırarak bu gazozu elde ediyordum ama ev ortamı için fazla karmaşık bir metot, bu yüzden Maltana kullanılabilir. Yine de layığıyla yapmak isteyen olursa bana ulaşsın.)
Yapılışı:
• Kola aromalarıyla gold rom demlemek için:
- 3 gr vanilya çekirdeği
- 10 gr çubuk tarçın
- 10 gr meyan kökü (öğütülmüş)
- 3 gr muskat (dövülmüş)
- 3 gr kişniş tohumu
- 8 gr yenibahar
- 10 gr kuru portakal kabuğu
- 2 adet defne yaprağı
- 20 gr portakal kabuğu
- 15 gr limon kabuğu
- 5 gr lime kabuğu
- 5 gr kakao çekirdeği bir şişe gold romun içine eklenip bir gece dinlendirilip süzülür. İmkânı olan 1 tatlı kaşığı da portakal çiçeği suyu ekleyebilir.
• Kokteyl için: Rom ve lime suyunu buzlu uzun bir bardağa koyup üstünü gazozla tamamlıyoruz. Garnitür olarak ucu yakılmış bir meyan kökü çubuğu kulağa hoş geliyor. Yemekten sonra hafif bir sessizliğin yaşandığı o andan itibaren içmenizi tavsiye ederim.
+ İki kişilik
Son kokteyl sosyal mesafeye uyarak "partileyebilenler" için geliyor.
Malzemeler:
• 700 ml dry cin
• 700 ml beyaz şarap
• 700 ml soğutulmuş ıhlamur çayı
• 700 ml berraklaştırılmış ayva suyu
• 600 ml bal şurubu
• 600 ml limon suyu
Yapılışı:
• Ayva suyunu berraklaştırmak için sıktıktan sonra kahve filtresinden geçirmeniz yeterli. Sadece kendi kendisine süzülmesine izin verin. Tamamen süzülmesi üç-dört saat sürecektir. O yüzden bu işlemi buzdolabında gerçekleştirmekte fayda var. Ben o kadar zahmete giremem diyen varsa elma suyunu marketten alırken bir anlığına uzaklara dalıp gitsin.
• Bal şurubu için 2 ölçek bal ile 1 ölçek sıcak suyu karıştırmak yeterli. Sadece kolay çözülebilmesi için bu işlem.
• Son adım: Bütün malzemeleri bir punch kasesine doldurup Van Gogh’un çiçekleriyle süsleyin. Hayır hayır; kuru yasemin, papatya ve bunun gibi birtakım çiçekler koyun demek istedim. Buzlu bardaklarınıza koyup içebilirsiniz. İki kişiden fazlaysanız içmenizi tavsiye ederim.
Güzel yıllar dilerim.
İllüstrasyon: Ece Tugay
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yılbaşı özel menüsü: Evlere şenlik kokteyl tarifleri, 2020'nin yerel gıda girişimleri, kutlama yemekleri ve kalender meşrep Apéro maskot.
30 Ara 2020

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




