Yeni bir eşitsizlik: Aşı yoksulluğu


Yatırım dünyasında 30 yılı aşan deneyim: Ata Yatırım On yıllardır ülkemizde hisse senedi yatırımı yapan yatırımcı sayısı 1 milyonlar düzeyindeyken, pandemi sürecinin başından bugüne, yatırımcı sayısı 2 milyona yaklaştı. Ekonomilere inen sert darbelere rağmen ülkemizde olduğu gibi dünya genelinde de borsalara ciddi bir ilgi oldu. 2020’nin Şubat – Mart döneminde ciddi kayıplar yaşayan borsaların çoğunda hızlı toparlanmalar yaşanırken, şimdilerde bazı borsalar için “balon mu?” tartışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte gelinen noktada “balon çok mu şişti, daha fazla hava alabilir mi?” sorusu, mevcut yatırımcılar için daha fazla analiz ve rehberlik hizmeti almalarını gerektirecek. Herkesin değişen ekonomik koşullara uyum sağlamaya çalıştığı, gelecek kuşaklara kalıcı varlıklar bırakmak istediği bir dönemde, Ata Yatırım kullanıcı dostu çözümleri ve araştırma hizmetleri ile yatırımcılara aracılık ve rehberlik etmektedir. 35 şirketi ile 4 kıtada faaliyet gösteren Ata Holding bünyesinde yer alan Ata Yatırım Türkiye’nin en eski ve köklü aracı kurumlarındandır. Kuruluşunun 30’uncu yılını kutlayan Ata Yatırım; sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık, yatırım danışmalığı, portföy yönetimi, yatırım bankacılığı, şirket satın alma ve birleşmeleri, finansal ortaklık ve özelleştirme danışmalığı gibi hizmetler sunmaktadır. Ata Yatırım’ın Ata Online markası ile geliştirdiği internet ve mobil destekli platformları sayesinde hisse senetleri, vadeli işlem piyasaları, yatırım fonları vb. araçlarda yatırım yapmak mümkün. Her yatırımcının ihtiyaç ve tercihlerinin farklı olabileceği ilkesi ile hizmetlerini üreten ve geliştiren Ata Yatırım, uzman araştırma kadrosunun kısa vadeli hisse önerilerinin ve uzun vadeli taktiksel önerilerinin başarısıyla öne çıkıyor. Hemen bir hesap açmak ve Ata Online platformuna erişmek için bu bağlantı kullanılabilir. Kısa vadeli piyasa hareketlerinden yararlanmak, alım satım yapmak istiyorsunuz, fakat bunun için zamanınız olmadığını veya yeterli tecrübe ve bilgiye sahip olmadığınızı düşünüyorsanız, Ata Yatırım’ın geliştirmiş olduğu Ata Royal tam size göre bir hizmet. Şirket, portföy yönetiminde yeni bir dönemin öncülüğünü yaparak, araştırma kadrosunun hazırladığı kısa vadeli hisse senedi önerilerini sizin adınıza otomatik değerlendiren bir hizmet geliştirmiş. Ata Royal, hedef kar alma veya zarar durdurma stratejisi ile işlemlerin gerçekleştirildiği, kısa vadeli al/sat işlemlerinden getiri elde etmeyi hedefleyen yeni nesil bir portföy yönetim hizmeti. 30 yılı aşkın deneyimiyle müşterilerinin yatırım süreçlerindeki yol arkadaşı olan Ata Yatırım’ı Twitter’da , YouTube’da , Spotify’da ve LinkedIn’de takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Kamu otoriteleri ve hükümetler, Covid-19 krizinin yarattığı politik, ekonomik ve sosyal problemlerle mücadele etmek için mart ayından itibaren art arda teşvik ve kriz paketleri açıklamaya başladı. Açıklanan paketlerin büyüklüklerinin ülkelerin mali ve parasal güçlerine göre değişmesi ise krizin her ülkede farklı sonuçlar doğurmasına, zengin ile yoksul ülkeler arasındaki uçurumun derinleşmesine neden oldu. Sağlık alanında harcamalarını artıran zengin ülkeler, geliştirme aşamasındaki aşılara yatırım yaparak ilk aşıları tekeline alırken yoksul ülkelerin ise aşıya erişebilmek için uluslararası kuruluşların ve zengin ülkelerin desteğine ihtiyacı olacak.
- Aşı adaletsizliği: Halkın Aşı İttifakı (The People’s Vaccine Alliance) tarafından yapılan açıklamaya göre dar gelirli 70 ülkede bu yıl sadece 10 kişiden 1'i aşılanabilecek. Buna karşılık dünya nüfusunun %14'ünü oluşturan yüksek gelirli ülkelerin, aşıların %53'ünü satın alması nedeniyle 2021'in sonuna kadar tüm popülasyonlarını yaklaşık üç kez aşılayabilecek kadar dozları olacak. Küresel Kalkınma Merkezi (Center for Global Development), aşı talebinin 2022 sonrasında arzı aşacağını ve tüm dünyayı aşılamak için gereken doz miktarının 2023'e kadar elde edilemeyeceğini tahmin ediyor. Zengin ülkelerin gereğinden fazla aşı dozuna sahip olması aşı temininin eşit bir şekilde sağlanması konusundaki en büyük engel. Aşı fiyatlarının yüksek olması ise düşük ve orta gelirli ülkelerin aşıya erişimini daha da zorlaştırıyor.
- Aşı alışverişi: Bloomberg'e göre bugüne kadar dünyada toplam 8,25 milyar doz için anlaşma yapıldı. Eğer eşit olarak dağıtılırsa bu rakam, dünya nüfusunun yarısından fazlasını aşılamak için yeterli ancak yüksek gelirli ülkelerin çoğunun aşıların araştırma ve geliştirme süreçlerine büyük miktarlarda kamu fonu yatırımı yapması nedeniyle ilk aşıların hepsi bu ülkelere gönderilecek. Örnek vermek gerekirse Moderna, 2020'de ürettiği 20 milyon dozun hepsinin aşının gelişimini finanse etmeye yardımcı olan ABD'ye gideceğini açıkladı. 2021'in sonuna kadar 1,3 milyar doz üretmeyi hedefleyen Pfizer'ın aşılarının 1,1 milyar dozu ABD, Avrupa Birliği (AB), Birleşik Krallık, Kanada ve Japonya'ya gönderilecek. Kanada, nüfusunu aşılamak için bir çok şirketle anlaşma yaparak gerekenin üç katından fazla aşı satın alırken AB de yaklaşık 450 milyon nüfuslu üye ülkeleri için 2 milyar doz aşı anlaşması yaptı.
- Paylaşmak: Aşının adilce dağıtılması için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) meşale taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Geçen aylarda Uluslararası Aşı İttifakı (GAVI) ile Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) adını verdiği bir aşı paylaştırma projesi başlatan örgüt, aşı satın alan zengin ülkelerin yoksul ülkelere finansman sağlamasını amaçlıyor. Bugüne kadar 190 ülkenin dahil olduğu program; 2021 sonuna dek çoğu Afrika, Asya ve Latin Amerika'da bulunan orta ve düşük gelirli 92 ülkeye şu ana kadar bağışlanan 1,3 milyar dozu ulaştırarak dünya nüfusunun %20'sinin aşılanmasını sağlamayı hedefliyor. Ülkelerin yanı sıra Bill ve Melinda Gates Vakfı gibi özel bağışçılar da programa katkıda bulunuyor. Dünya Bankası ve diğer uluslararası mali kurumlar ise yoksul ülkelere COVAX üzerinden aşı almaları için düşük faizli krediler teklif ediyor. Öte yandan; Dünya Ekonomik Forumu'na göre tüm dünyada eşit bir şekilde aşı dağıtılması, en büyük 10 ekonominin 460 milyar dolardan fazla kazanç sağlaması anlamına geliyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerin aşılara erişiminin olmamasının küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini savunan kurum, aşı temini konusundaki eşitsizliklerin "onlarca yıllık ekonomik ilerlemeyi" riske atabileceğini belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
4 Ocak Pazartesi sabahından günaydın. Bu hafta gündemimizde Covid-19 aşısı yarışının kazananları, tedarik, dağıtım ve depolama süreçlerindeki aksaklıklar ve aşının eşit dağıtımı konusundaki adaletsizlikler var.
06 Oca 2021

YAZARLAR

Hacer Sert
https://www.aposto.com

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Hiçbir lider, sadece emeği ya da çalışkanlığıyla anılmaz. Liderleri akılda tutan, aldıkları kararlardır. İyi bir lider olmak için muhakeme becerisi gerekir. Bu beceri, yapay zeka çağında hemen hemen her seviyede çalışan için önemli bir kriter hâline geliyor.

2022-2023 yıllarında peş peşe gelen tavan serileriyle popülerleşen halka arz süreçleri, 2024-25 döneminde bir sakinleme dönemine girmiş olsa da içinde bulunduğumuz yılda tekrar hız kazandı. Yılbaşından bu yana toplam 28 şirket halka arz olurken, 120’den fazla şirket ise borsaya kote olabilmek için sıra bekliyor. Peki bu şirketlerin yönetim kurulları borsaya ne kadar hazır? ICCONSULTING Yönetim Kurulu Başkanı ve DataExpert Şirket Ortağı İzzet Çağlayan Aposto okurları için anlattı.

2009’da başlayan kriz sonrası Yunanistan’da kafe sayısının patlama göstermesini inceleyen bir bilimse makale, konaklama ve yiyecek sektöründe istihdam yüzde 87 artarken verimliliğin yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediğin ortaya koydu. Türkiye’de de sayıları giderek artan kafe ve restoranlardaki doluluk aynı tartışmayı buraya taşıdı.

Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.




