Yeni bir eşitsizlik: Aşı yoksulluğu


Yatırım dünyasında 30 yılı aşan deneyim: Ata Yatırım
On yıllardır ülkemizde hisse senedi yatırımı yapan yatırımcı sayısı 1 milyonlar düzeyindeyken, pandemi sürecinin başından bugüne, yatırımcı sayısı 2 milyona yaklaştı. Ekonomilere inen sert darbelere rağmen ülkemizde olduğu gibi dünya…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Kamu otoriteleri ve hükümetler, Covid-19 krizinin yarattığı politik, ekonomik ve sosyal problemlerle mücadele etmek için mart ayından itibaren art arda teşvik ve kriz paketleri açıklamaya başladı. Açıklanan paketlerin büyüklüklerinin ülkelerin mali ve parasal güçlerine göre değişmesi ise krizin her ülkede farklı sonuçlar doğurmasına, zengin ile yoksul ülkeler arasındaki uçurumun derinleşmesine neden oldu. Sağlık alanında harcamalarını artıran zengin ülkeler, geliştirme aşamasındaki aşılara yatırım yaparak ilk aşıları tekeline alırken yoksul ülkelerin ise aşıya erişebilmek için uluslararası kuruluşların ve zengin ülkelerin desteğine ihtiyacı olacak.
- Aşı adaletsizliği: Halkın Aşı İttifakı (The People’s Vaccine Alliance) tarafından yapılan açıklamaya göre dar gelirli 70 ülkede bu yıl sadece 10 kişiden 1'i aşılanabilecek. Buna karşılık dünya nüfusunun %14'ünü oluşturan yüksek gelirli ülkelerin, aşıların %53'ünü satın alması nedeniyle 2021'in sonuna kadar tüm popülasyonlarını yaklaşık üç kez aşılayabilecek kadar dozları olacak. Küresel Kalkınma Merkezi (Center for Global Development), aşı talebinin 2022 sonrasında arzı aşacağını ve tüm dünyayı aşılamak için gereken doz miktarının 2023'e kadar elde edilemeyeceğini tahmin ediyor. Zengin ülkelerin gereğinden fazla aşı dozuna sahip olması aşı temininin eşit bir şekilde sağlanması konusundaki en büyük engel. Aşı fiyatlarının yüksek olması ise düşük ve orta gelirli ülkelerin aşıya erişimini daha da zorlaştırıyor.
- Aşı alışverişi: Bloomberg'e göre bugüne kadar dünyada toplam 8,25 milyar doz için anlaşma yapıldı. Eğer eşit olarak dağıtılırsa bu rakam, dünya nüfusunun yarısından fazlasını aşılamak için yeterli ancak yüksek gelirli ülkelerin çoğunun aşıların araştırma ve geliştirme süreçlerine büyük miktarlarda kamu fonu yatırımı yapması nedeniyle ilk aşıların hepsi bu ülkelere gönderilecek. Örnek vermek gerekirse Moderna, 2020'de ürettiği 20 milyon dozun hepsinin aşının gelişimini finanse etmeye yardımcı olan ABD'ye gideceğini açıkladı. 2021'in sonuna kadar 1,3 milyar doz üretmeyi hedefleyen Pfizer'ın aşılarının 1,1 milyar dozu ABD, Avrupa Birliği (AB), Birleşik Krallık, Kanada ve Japonya'ya gönderilecek. Kanada, nüfusunu aşılamak için bir çok şirketle anlaşma yaparak gerekenin üç katından fazla aşı satın alırken AB de yaklaşık 450 milyon nüfuslu üye ülkeleri için 2 milyar doz aşı anlaşması yaptı.
- Paylaşmak: Aşının adilce dağıtılması için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) meşale taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Geçen aylarda Uluslararası Aşı İttifakı (GAVI) ile Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) adını verdiği bir aşı paylaştırma projesi başlatan örgüt, aşı satın alan zengin ülkelerin yoksul ülkelere finansman sağlamasını amaçlıyor. Bugüne kadar 190 ülkenin dahil olduğu program; 2021 sonuna dek çoğu Afrika, Asya ve Latin Amerika'da bulunan orta ve düşük gelirli 92 ülkeye şu ana kadar bağışlanan 1,3 milyar dozu ulaştırarak dünya nüfusunun %20'sinin aşılanmasını sağlamayı hedefliyor. Ülkelerin yanı sıra Bill ve Melinda Gates Vakfı gibi özel bağışçılar da programa katkıda bulunuyor. Dünya Bankası ve diğer uluslararası mali kurumlar ise yoksul ülkelere COVAX üzerinden aşı almaları için düşük faizli krediler teklif ediyor. Öte yandan; Dünya Ekonomik Forumu'na göre tüm dünyada eşit bir şekilde aşı dağıtılması, en büyük 10 ekonominin 460 milyar dolardan fazla kazanç sağlaması anlamına geliyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerin aşılara erişiminin olmamasının küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini savunan kurum, aşı temini konusundaki eşitsizliklerin "onlarca yıllık ekonomik ilerlemeyi" riske atabileceğini belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
4 Ocak Pazartesi sabahından günaydın. Bu hafta gündemimizde Covid-19 aşısı yarışının kazananları, tedarik, dağıtım ve depolama süreçlerindeki aksaklıklar ve aşının eşit dağıtımı konusundaki adaletsizlikler var.
06 Oca 2021

YAZARLAR

Hacer Sert
https://www.aposto.com

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




