Aşırı turizmle mücadele, konut krizine müdahale

Şehirlerdeki barınma krizi karşısında yeni kurallar, sürdürülebilir turizm yolunda yeni düzenlemeler.
Aşırı turizmle mücadele, konut krizine müdahale

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Aşırı turizm karşısında yeni maliyetler ve davranış kuralları

Turizm

The New York Times’da yayımlanan makaleye göre, turistik destinasyonlarda yönetimler, ziyaretçilerin ve yerlilerin ihtiyaçlarını dengelemek için yeni ücretler getiriyor ve vergileri artırıyor. Bali, artık kültürel ve çevresel korumaya yardımcı olmak için yaklaşık 9,40 dolarlık bir turist vergisi alıyor. Galapagos Adaları, giriş ücretlerini toplum projelerine yönlendirmek üzere 200 dolara yükseltti. Venedik ise, ziyaretçi-yerli dengesini etkin bir şekilde yönetmek için yoğun dönemlerde 5 euroluk bir ücret uyguluyor.

Artan vergiler: Amsterdam ve Paris gibi önemli şehirler ve Yunanistan gibi turizmin önemli bir gelir kaynağı olduğu ülkeler, pandemi sonrası otel vergilerini artırdı. Özellikle Yunanistan, yüksek sezonda beş yıldızlı otellerde geceliği 10 euro’ya kadar “iklim krizi dayanıklılık” ücreti almaya başladı. Bu değişiklikler, turizm arttıkça zarar gören altyapı ve çevre girişimlerini desteklemeyi amaçlıyor.

Davranışlara düzenleme: Milano, sakinlerinin şikayetlerine yanıt olarak açık havada vakit geçirme sürelerini ve gece geç saatlerde yiyecek ve içecek satışını sınırlayan düzenlemeler getirdi. Benzer şekilde, Balear Adaları da turist yoğun bölgelerdeki parti teknelerindeki kısıtlamaların yanı sıra gece geç saatlerde alkol satışını ve sokakta alkol tüketimini yasaklıyor. Bu kurallar, yerel toplumlarda turistlerin yol açtığı rahatsızlıkları gidererek toplum huzurunu korumayı amaçlıyor.

Ne düşünüyoruz? Sürdürülebilir turizm uygulamaları, bir akım olmanın ötesinde ekonomik büyümeyi çevresel ve sosyal sorumlulukla dengelemeli. Aşırı turizmin yıkıcı etkilerine karşı koymak ve turizmin tüm paydaşları için faydalı hâle gelmesini sağlamak için yeni kurallar ve düzenlemeler yürürlüğe girmeye devam edecek gibi görünüyor. Fakat konunun kalıcı ve uzun vadeli çözümü, turisti eğitmekten ve talebin yönünü değiştirmekten geçiyor.  


Yeni düzenlemelerle konut krizine müdahale

Barınma krizi

Amoledo’nun haberine göre, uzun dönem kiralık konut sıkıntısına cevap olarak Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Airbnb gibi kısa dönem kiralamalara uygulamalarını azaltmayı hedefleyen yeni düzenlemeleri açıkladı. Yunanistan’da önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek olan düzenlemeler, kısa dönem kiralama sürelerini iyice kısıtlıyor ve bir kişinin listeleyebileceği mülk sayısını sınırlandırıyor. Ayrıca yeni bir kurala göre, Golden Visa sahiplerine ait mülklerin uzun dönem kiralanmasını zorunlu hâle geliyor ve bu kurala uymayanlara ağır cezalar verilmesi söz konusu. 

Başka başka: San Francisco and Seattle, tek bir ev sahibinin listeleyebileceği mülk sayısını sınırlayarak Yunanistan'la benzer bir yaklaşım benimsiyor. Bu sınırlama, yerel konut piyasalarının birkaç kişi veya kuruluş tarafından tekel altına alınmasını engellemeyi ve uzun vadeli kiracılar için konut erişimini korumayı amaçlıyor.

Barselona örneği: Diğer yandan Barselona, 2029 yılına kadar tüm kısa dönem turistik kiralamaları aşamalı olarak kaldırmayı planlayarak konut krizine radikal bir yaklaşım getiriyor. Bu girişim, kiralama lisanslarının verilmesini ve yenilenmesini durduracak. Ayrıca halihazırda kayıtlı olan 10 bin birimi de etkili bir şekilde sıfıra indirmeyi hedefliyor. 

İkamet şartı: New York, Vancouver ve Tokyo gibi şehirler, Airbnb ev sahiplerinin kiraladıkları dairelerde ikamet etmesini şart koşuyor. Bu kural, kiralık mülklerin aktif olarak buralarda yaşayan kişiler tarafından yönetilmesini ve toplulukla daha yakın bir bağlantı kurulmasını sağlıyor.

Bir adım geriden: Berlin, 2016 yılında tüm evlerin kısa süreli kiralanmasını yasaklayan bir yasa çıkarmıştı. Uygulamada zorluklar yaşanması nedeniyle bu yasa 2018 yılında yürürlükten kaldırıldı. Şimdi Berlin, daha uyumlu kısıtlamalar ve ihlallere daha yüksek para cezaları uygulayarak daha dengeli bir yaklaşım benimsiyor. Bu değişiklik, hızla değişen konut piyasalarını düzenlemenin zorluğunu gözler önüne seriyor.

Ne düşünüyoruz? Kısa dönem kiralamalar, konut piyasaları ve yerel topluluklar üzerinde önemli bir etkiye sahip. Bu nedenle birçok şehir, konut erişimini korumak ve yerel sakinlerin yaşam kalitesini artırmak için farklı düzenlemeler ve politikalar uygulamaya koyuyor. Her şehrin kendine özgü koşulları ve ihtiyaçları olduğu için en iyi çözüm tek bir modele uymuyor. Bu nedenle, farklı yaklaşımların etkilerini izlemek ve gerekirse düzenlemeleri uyarlamak önem kazanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

07.24 Journal: Barınmak ya da barınamamak

En yaşanabilir şehirler, aşırı turizmden muzdaripler. İstanbul, güneybatısı ve ötesinde ajandamızdan notlar.

05 Tem 2024

Fotoğraf: David Clarke

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Gülşen İşeri

·

25 Eki 2026

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'
SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?