

Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak yaratmak olan Samsung Electronics , bu yolculukta daha fazla geri dönüştürülmüş malzemeyle, insan merkezli bir mobil deneyim yaratmak için çalışıyor. Yeni Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 , çevre üzerindeki etkiyi en aza indirmeyi amaçlarken bu kararlılığın önemli bir adımını temsil ediyor. Neden önemli? Samsung, Galaxy S23 serisiyle ürün tasarımında geri dönüştürülmüş malzemelerin yenilikçi kullanımını genişletti ve daha fazla bileşene yeni malzemeler ekledi. Önceki Galaxy Z serisi akıllı telefonlara kıyasla daha fazla bileşende ve daha geniş çeşitlilikte geri dönüştürülmüş malzeme içeren Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5, bu çabaları daha da ileri taşıyor. Detaylar: Yeni katlanabilir akıllı telefonlar; atılmış balık ağları, su varilleri, cam ve PET şişelerden elde edilen tüketici öncesi geri dönüştürülmüş alüminyum ve tüketici sonrası geri dönüştürülmüş plastik içeriyor. Samsung tek kullanımlık plastik varlığını azaltma çabalarını ambalaj konusunda da ilerletmeye devam ederek %100 geri dönüştürülmüş malzeme kullanıyor. Ayrıca Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5, beş yıllık güvenlik güncellemeleri ve dört nesil işletim sistemi yükseltmesi ile birlikte geliyor ve cihaz için uzun ömürlü bir yolculuk sunuyor. Siz de Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 tercih ederek çevreye duyarlı bir seçim yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Trakya’daki şiddetli kuraklık, ayçiçeği üretimini de olumsuz etkiliyor. Yaşanan ciddi verim düşüşü nedeniyle sektör temsilcileri, ayçiçek yağı fiyatlarının artış göstereceği konusunda uyarıda bulundu.
- Bir adım geriden: Edirne’de bu yıl 1 milyon 210 bin, Tekirdağ’da 1 milyon 600 bin, Kırklareli’nde 1 milyon 100 bin dekar alanda ayçiçeği ekimi gerçekleşmişti.
- Güncel durum: Bölgesel farklılıklar göz önüne alındığında verimde %25’ten %75’e varan kayıplar gözlendi. Bazı alanlarda bitki gelişimi tam anlamıyla gerçekleşmediği için hasat edilemedi.
- Açıklama: Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, hava koşullarının üretim üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekerek erken ekim gerçekleştirilen bölgelerde elde edilen verimin maliyetleri karşıladığını fakat geç ekim yapılan alanlarda verimin beklenenden düşük olduğunu vurguladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gezegenin yaşayan arşivleri üzerine.
27 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Pek çoğumuz birbirimize yakın mekanlarda yaşıyoruz, ama kimi ihtiyaçlarımızı ortaklaştırmak, bazı araçları paylaşmak aklımızdan dahi geçmiyor. Bu kadar yakın yaşarken ihtiyaçlarımızı birbirimizden bağımsız karşılamayı neden hayatın olağan hâli sayıyoruz? "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" adlı yeni yazı dizisinin ilk durağında, insanın başkalarıyla kurulan bir varlık olması fikrinden yola çıkarak modern hayatın bizi nasıl birbirimizden yalıttığının izini sürüyoruz. Aileden mekana, bakım emeğinden ortak karar almaya uzanan ilişkiler içinde özgürlüğümüzden vazgeçmeden başka türlü bir hayat kurmanın mümkün olup olmadığını araştırıyoruz.

Biri için ailesiyle paylaştığı işi tek başına üstlendiğinde emeğin ağırlığını fark etmek, öbürü için her yıl yeniden yaşanan bir aile ritüelini ve ileride hatırlanacak anıları kavanozlamak, kimi için de yerel üreticiyi destekleyip kışlık mutfak masrafını azaltmanın bir yolu. Kışlık hazırlık belki artık geçmişteki kadar zorunlu değil fakat onu sürdürenler için hâlâ işe yarayan çok somut nedenleri var: Emeği bölüşmek, bilgiyi aktarmak, masrafı azaltmak, üreticiyle bağı korumak ve birarada olmanın neşesini paylaşmak.

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.



