"Barbaros Bulvarı'ndan aşağı indiğim, denizi gördüğüm anda eve varmışımdır."


Hareketin sahnesine sen de adım at: HOPE Alkazar
Nike’ın destekleriyle hayata geçirilen HOPE Alkazar bu ay itibarıyla Beyoğlu’nun sembolik adreslerinden Alkazar Sineması’nı yepyeni bir sahneye dönüştürdü. Nedir? Yenilenen Nike İstanbul mağazasının hemen yanında yer alan ve sosyal iyilik…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Akaretler'deki Sıraevler, Osmanlı'nın toplu konutları bir zamanlar. Serencebey, elçilik görevlilerinin yaşadığı yer bugün. Osmanlı'nın modernleşmesinin başladığı coğrafyadayız. Global Yaşam Endeksi'ne göre bugün İstanbul'da yaşam kalitesinin en yüksek olduğu mahallelerden biri, Beşiktaş. "Neden?" diye soruyoruz Kerimcan'a. "Kapanmamış bir sahil şeridi; Ihlamur Kasrı; Maçka, Abbasağa ve Yıldız parkları; hâlâ anahtarını emanet edebileceğin, döviz kurundaki artışın sebebini konuşabileceğin esnafın varlığı," diyerek giriş yapıyor mahalleyi anlatmaya.
"İstanbul'un en önemli hub'larından biri burası. Emlak raici olarak şehrin en pahalı semtlerinden biri. Arnavutköy, Ulus, Maçka, Levazım, Levent ve Etiler, Beşiktaş ilçesine bağlı — aynı zamanda gecekondu semti de vardır burada, daha mütevazi sokaklar da. Anadolu'da dolaşırken 'İstanbulluyum,' deyince neresinden diye sorarlar, 'Beşiktaşlıyım,' dersen 'İyi yerdensin,' derler."

Kerimcan, mahallesi Beşiktaş'ta
Üç yaşından beri Beşiktaş mahalleli Kerimcan. Avrupa'yı trenle veya otostopla gezmediği, şaman ayinlerine katılmadığı, İnkaların topraklarından dolaşmadığı, Cape Town'da Lions Head'e tırmanmadığı, Sayga'yla gezmediği zamanlarda evi burası. Barbaros Bulvarı'nın bir tarafından diğerine taşınıyor sadece otuz üç yılda.
"Burada herkesin bir anısı var. Ya biriyle buluşmuştur ya alışveriş yapmıştır ya maça girmiştir ya vapuru kaçırmıştır. Beşiktaş'ta yaşamanın duygusu da aslında tüm İstanbul'la beraber yaşamak hissini getiriyor. Türkiye doğrudan buraya sirayet ediyor," diyerek başlıyor hikâyesine. Az önce önünden geçtiğimiz, insanların kuyrukta beklediği kızarmış tavukçuyu soruyoruz hemen. Semte ilk girdiğimiz anda dikkatimizi çeken bir sıra var önünde: "Bir şey popüler olmayagörsün — kışın Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası gibi çöküyor Beşiktaş'ın sokaklarına ve dükkânlarına. Birbirine benzer mekânlar açılıyor. Ya da bir konsept bir şekilde tutuveriyor. Sonra sil baştan. Tavukçu da o tutan konseptlerden."

Not defterine kaydetmek isteyeceğin sokak isimleri
Kerimcan'ın ağzından Beşiktaş'ı dinliyoruz: Özel üniversiteyle soylulaşan bir mahalle
Adı Bahçeşehir olan bir üniversitenin Beşiktaş'ı ele geçirmeye çalışması da bana hep ilginç geldi. "Keşke adını da değiştirseler, Beşiktaş Üniversitesi yapsalar da rahatlasak artık," diye düşünüyorum bazen. Semtte son yıllarda inanılmaz bir değişiklik söz konusu. Oturanların sosyokültürel ve sosyoekonomik seviyeleri farklılaştı. 20 sene önce daha orta sınıf semtiyken günümüzde gece hayatının ağırlık kazandığı vakıf üniversitesi öğrencisi merkezine evrildi. Buranın köklü üniversiteleri devlet okullarıydı. Yıldız Üniversitesi, Mimar Sinan, daha yeni olan Galatasaray, yukarıda İTÜ işletme ve konservatuvar var. Kazan, çarşı içinde semt meyhaneleri, buluşma alanı birkaç bardı. Barbaros Bulvarı üzerinde yemek yenecek hiçbir yer yoktu, bir iki esnaf lokantası vardı mesela. En önemli kırılmalardan biri özel Bahçeşehir Üniversitesi'nin Beşiktaş'ı ablukaya almasıyla oldu. Üniversitenin büyümesiyle birlikte konutlara talep arttı, çarşı ve çevresinin önce çehresi, ardından fiyatları değişti.
Bu tür toplumsal dönüşümlerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri oluyor. Beşiktaş da böyle etkilendi. Semte iyi hizmet veren, talebi karşılayan mekânlar da açıldı; ruhsuz, birbirinin kopyası birçok yer de. Bunların bir kısmı elbette yaşayamadı ama gedikli esnafları yerlerinden etmiş bulundular. Şimdi sürekli devir daim, ara ara kepenkleri kapalı dükkânlar bunlar. Az önce üzerine konuştuğumuz gibi kızarmış tavukçu, gurme hamburgerci, üçüncü dalga kahveci sayısının artmasını sağladı Bahçeşehir. Minoa'dan aşağı, Akaretler üzerinde yan yana dizilmiş barlar buna başka bir örnek. Tüketmeye dayalı bir yapılanma. Daha fazla kitapçı, tiyatro veya sinema salonu gelmedi.

Beşiktaş'ın mural'ları
Asmalı Mescit'ten Beşiktaş'a kayan gece hayatı
Burası bir geçiş yeri. Kadıköy vapurundan inenin ilk durağı; Karaköy-Ortaköy hattında gezinenin soluklanma alanı; Gayrettepe ve Yıldız'dan aşağı salınanın varış noktası. Beyoğlu'nun çöküşü, Asmalı Mescit'in kapanmasıyla Beşiktaş ansızın gece hayatının da merkezi oldu. Eskiden mahallelinin gittiği lokal barlar değişti, genişledi. Zeytinburnu'ndan maça gelen; Balmumcu'ndan işten çıkan; Abbasağa'da oturanların kesişim kümesi oldu bu barlar.
Yalnız burası bir öğrenci semti — 30 lira verip bira içemedi kimisi. O zaman kendi mikrokozmoslarını yarattılar. Migros'tan biraları alıp önündeki merdivenlere çömdüler. Gezi'den hemen sonra Galata Kulesi'nde yaşanan gürültü, kirlilik gibi sıkıntılar burada da gündemin ortasına oturdu.
Bu durumla hiçbir sorunum yok ancak bu kadar konuta sahip bir yerde, bu yoğun gece hayatının sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum. Gezmek ve partilemek isteyenler kaybettiklerinin yerine koyacak mekân arıyorlar; semtte yaşayanlar çocuklarını uyutmaya, çalışmaya, sakin bir gece geçirmeye uğraşıyorlar. Burada sorunun kaynağının mahalleli değil, kentin dengesini bozan yöneticiler.
Nasıl Şişli'den bir Bebek yaratamazsanız Beşiktaş'tan da bir Beyoğlu çıkmaz çünkü burası yüzyıllardır bir "rezidans." Mahalleli olarak insanların eğlenmesinden ziyade bunun yönetilemeyişinden şikayet ediyoruz. Masalardan yürünmeyen kaldırımlar, özellikle hafta sonları başa çıkılamaz bir çöp ve sokak kirliliği en temel problemler.

Mahallelinin vitrini: Yorgancı
Beşiktaş habitatı
İç çemberde kültürel sahipsizlik var. Baharatçılar ve terziler, aynısının tıpkısı hamburgercilerle kızarmış tavukçulara dönüşüyor. Talebin bu olduğuna inanarak arz yaratılıyor. Bunlar elbette olacak — semte yeni taşınan kitlelerin istekleri doğrultusunda hayatın çeşitli alanları şekillenecek. Yeni nesi kahveler; ortak kullanım ofisleri; McDonald's ve Burger King yerine gurme hamburgerciler açılacak. Problem, tekdüzeleşmesi. Beşiktaş merkezde, çarşının içinde yaşanan durum bu. Biraz dış çembere çıkınca — Vişnezade'ye doğru gidince — "mahallecilik" devam ediyor. Hâlâ esnafa anahtar bırakılabiliyor, berber Mustafa ve kasap Çetin Abi'yle memleket meseleleri konuşuluyor.
Hayatımı bir ay hiçbir araca binmeden bütün sosyal, kültürel, ticari ihtiyaçlarımı giderebilecek şekilde kurdum burada. Yukarıda Cemal Reşit Rey, Açıkhava, Lütfi Kırdar; aşağıda Millî Saraylar Resim Müzesi yürüme mesafesinde. Cumartesi günleri pazar kuruluyor, haftalık alışverişi yapma zamanı. Trafik ve korna sesinden bunaldığım anda Yıldız Parkı'nda; sohbet, laklak aradığımda The United Pub'dayım mesela. Köfteciye üç ay gitmesem "Abi uzun tuttun arayı," derler. Gözlükçüme gidiyorum, bir zamanlarımı ve şimdimi belki pek çok insandan daha iyi biliyor. Sıfırdan başlamıyor ilişkiler. Ev hissini veren bunlar — yaşayan insanlar ve çalışan esnaf. Muhafazakar değil Beşiktaşlı. Anlaşmaya meyilli. Bu mahalleyi hâlâ ev olarak görebiliyorsam en büyük nedeni semti birlikte paylaştıklarım.
33 senedir burada yaşayan biri olarak dönüşümü gözlemlememek mümkün değil. Diğer yandan Beşiktaş habitatının kökleri, hâlâ burada oturan eski sakinlerinden dolayı çok derinde ve sağlam. Buradaki apartman içleri hâlâ kavrulmuş soğan kokar; terziler pantolonların bellerini daraltır; ayakkabıcılar botları kışa hazırlar ve kemerlere bir delik daha açar. Evde pompası olmayan bir çocuğun gidebileceği lastikçi de var, baharatçı ve kasap da. Lokmacı gelir, çiğ köfteci gider ama komşumuz 45 senedir aynı yerden yoğurt almaya devam eder Beşiktaş'ta.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Birçok insan için geçiş noktası, Kerimcan'ın otuz üç senedir evi, Beşiktaş, Sinanpaşa'dayız bugün.
28 Kas 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.



