Kadıköy Sineması x Duende: Başrol Müzik


Prizma Expanded: Algının Poetikası Akbank Sanat ’ta Prizma Expanded: Algının Poetikası Nedir? Sergi. Türkiye sinemasının üç farklı jenerasyonundan öne çıkan üç yönetmen ve üç film profesyonelinin çalışmalarından oluşan Prizma Expanded: Algının Poetikası sergisi; sosyal medya, kapsayıcı deneyimler sunan teknolojiler ve interaktif hikâye anlatıcılığı gibi iletişim ağlarının önerdiği yeni düşünme biçimlerinden yola çıkarak genişletilmiş sinematik sanat formlarını araştırıyor. Nerede? Akbank Sanat ’ta. Ne zaman? 11 Mayıs’ta açılan sergiyi 2 9 Temmuz’a kadar salıdan cumartesiye 11.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsin. Kimler var? Lara Kamhi küratörlüğündeki sergide yönetmen ve sinema profesyonelleri Reha Erdem ve Florent Herry, Zeynep Dadak ve Çiçek Kahraman, Deniz Tortum ve Alican Çamcı olmak üzere üç ikilinin ortak üretimleri olan sinematik eserler sergileniyor. Bu yıl otuzuncu yaşını kutlayan Akbank Sanat ’ı buradan ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Film gösterimi. Sinema ve müzik evrenlerini kesiştiren Duende, başrolde müziğin olduğu filmlerle Kadıköy Sineması’nın konuğu oluyor. Caz, rock, country, hip-hop, pop... Başrol Müzik seçkisi, her ay müziğin farklı türlerinden farklı hikâyeler anlatan bir filmi seninle buluşturuyor.
- Nerede? Kadıköy Sineması
- Ne zaman? 22 Haziran Perşembe 21.00
- Neden gitmeli? Müzik, sinemanın sessiz olduğu dönemde dahi ayrılmaz bir parçasıydı. Filmlerle özdeşleşmiş özgün müzikler, filmler için yazılmış şarkılar, başucu albümü hâline gelmiş soundtrack albümleri... Müziği kullanmanın, müzikten beslenmenin dışında müziği başrole yerleştiren filmlerin de sayısı hiç az değil üstelik. Müziğin birleştirici gücüne ya da müziği üretmenin hazzına dair kurmaca hikâyeler; müzisyen biyografileri, müzik belgeselleri, konser filmleri... Müziğin sesini açmakla kalmayıp müziği seyre dalmak için.
- Not almalı: Whiplash ile başlayan, The Boat That Rocked, Across The Universe ve Cadillac Records ile devam eden şeçkinin yeni filmi Mamma Mia!, pop müziğin efsanevi grubu ABBA’nın şarkılarını müzikal bir filme dönüştürüyor. Begonvillerin pembesinin denizin mavisine karıştığı bir Yunan adasında annesiyle birlikte yaşayan genç bir kadın, hiç tanımadığı ve babasının içlerinden biri olduğunu tahmin ettiği üç erkeği düğününe davet ediyor. Çözmeye çalıştığı gizem; Dancing Queen’den Gimme! Gimme! Gimme!’ye birçok ABBA şarkısının yer aldığı, eğlenceli bir geçit törenine dönüşüyor. Duende ve Kadıköy Sineması bu gösterimi, 22 Haziran’da doğum gününü kutlayacağımız başrol oyuncusu Meryl Streep’e ithaf ediyor. Sabırsızlıkla beklediğimiz gösterimin biletleri burada. Filme eşlik edecek bir yazı ise şurada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında Zorlu’da Moderat konseri, SALT'ta Carlos Garaicoa konuşması, Kadıköy Sineması'nda Mamma Mia! gösterimi ve daha nicesi var.
20 Haz 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.



