Bir Yaz Gecesi Festivali'nde son hafta


Müziğin bir parçası olmaya davetlisiniz: DenizBank VoiceUp A Capella Festival
Festivalin ana grubu: The Real Group Nedir? Şef Başak Doğan ’ın kurucu sanat direktörlüğünü yürüttüğü Vokal Akademi ile kurulduğu günden bu yana “Sanata Evet” diyen DenizBank ana sponsorluğunda düzenlenecek, İstanbul’u sarıp sarmalamaya…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Festival. Bir Yaz Gecesi Festivali’nde bu hafta Nino Rota’yı alan bir film programına davetliyiz.
- Nerede? Beykoz Kundura
- Ne zaman? 20 Ağustos’a kadar
- Neden gitmeli? Boğaz’ın kıyısında, açık havada müziğe ve sinemaya doyuyoruz.
- Not almalı: Beşiktaş-Beykoz Kundura arası ulaşımı sağlayan Festival Teknesi, bu yıl da ücretsiz olacak ve misafirlerine keyifli bir Boğaz turu sunacak. Bilet alırken rezervasyon yaptırman gerektiğini hatırlatalım. Özel aracıyla gelecek misafirler için otopark hizmeti ise ücretsiz. Festival programı ve biletler seni burada bekliyor.
18 Ağustos Cuma günü saatler 21.00’i gösterirken Francis Ford Coppola’nın başyapıtı Baba’yı (The Godfather), ertesi akşam aynı saatte sinema tarihinin en iyi devam filmi olarak görülen Baba II’yi (The Godfather II) izleyeceğiz. Kapı açılış saatleri sırasıyla 19.00 ve 18.00 olacak. Film gösterimlerinden önce gerçekleşecek DJ performansıyla ısınma turlarını atacağımızı da ekleyelim. 20 Ağustos Pazar akşamı 18.00’de yine bir DJ performansının ardından Federico Fellini harikası Tatlı Hayat’ı (La Dolce Vita) seyre dalıp festivale veda edeceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında yaz aylarını şenlendiren festivaller, film gösterimleri, Müzede Sahne ve daha nicesi var.
15 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



