Kullanıcılarıyla omuz omuza: TikTok


Bitpanda anlatıyor: "Coin yakmak" ne demek? "Belirli bir miktardaki kripto parayı bir daha asla kullanılamayacak şekilde sistemden çıkarmak" olarak tanımlanabilen "coin yakma" işlemi, yaygın olarak kripto paraları gizli anahtarı bilinmeyen, dolayısıyla ulaşılamayan kripto para cüzdanlarına göndererek gerçekleştiriliyor. Birden çok amaçla yapılabilse de coin yakmada en çok arzı azaltarak fiyatı artırmak amaçlanıyor. Zira herhangi bir ürünün fiyatı, arz ve talep ilişkisiyle belirleniyor. Bir ürüne gelen talep fazlaysa, ürün o kadar değerli oluyor. Diğer yandan ürünün arzı ne kadar kısıtlıysa ürünün değeri de artma eğilimi gösteriyor. Coin yakma eyleminde ilgili coin’in piyasadaki arzı azaltılmış olacağı için, fiyatlarda artış görülüyor. Halka arz sırasında yatırımcıların güvenini kazanmak, Ripple örneğindeki gibi komisyon ücretleriyle ekosisteme katkıda bulunmak, başka bir kripto para birimine dönüştürmek, madenci olabilmek, fiyatı dengelemek gibi amaçlar da "Coin neden yakılır?" sorusunun yanıtları arasında yer alıyor. Avrupa’nın güvenilir kripto para borsası Bitpanda; bir sadakat programı olarak kurguladığı ve 2,5 milyonu aşkın topluluğuna Bitpanda ekosisteminde kullanabilecekleri çok çeşitli ödül ve avantajlar sunan token'ı Bitpanda Ecosystem Token (BEST) için yeni bir yakma (burn) etkinliğine hazırlanıyor. BEST Burn 29 Temmuz’da! En son Nisan ayında gerçekleştirdiği BEST Burn etkinliğiyle 50 milyon avro değerinde BEST yakarak rekor kıran Bitpanda, bir sonraki BEST Burn tarihini duyuruyor. 2020-2021 sezonunda adından sıkça söz ettiren ve neredeyse 61 kat değer kazanan kripto para biriminin bir sonraki yakma etkinliği, 29 Temmuz'da gerçekleşecek. Fiyat üzerinde çoğunlukla olumlu etkiye sahip olan BEST Burn etkinliklerinin yedincisinden önce Bitpanda’ya dakikalar içinde kaydolup Avrupa’nın güvenilir kripto para borsasının milyonlarca kullanıcısına sunduğu ayrıcalıklardan faydalanmaya başlayabilirsiniz. Hesabınızda daha çok BEST tutarak ve BEST ile daha çok işlem yaparak BEST Ödülleri kapsamında BEST varlıklarınızı her yıl %12,68'e kadar artırma şansı yakalayabilirsiniz. Bitcoin, Ethereum ve BEST başta olmak üzere 50'yi aşkın kripto parayı AB güvenlik standartlarında kolayca ve hızlıca, Türk lirasıyla alıp satmaya olanak tanıyan Bitpanda'ya kaydolmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Birkaç yıl önce ortaokul çağındaki kuzenim, bir salgına kapılmıştı. Sürekli müzikli videolar izliyor, çekiyor ve bütün arkadaşlarının böyle yaptığını söylüyordu.
Başta “bu kadar kendini kaptıracak ne olabilir?” diye yaklaştığım bu uygulama, saatlerce müzikli video izleme maratonuna dönüştü. Musical.ly, beni de etkisi altına almıştı. Şimdi de TikTok adıyla her gün hepimizi etkisi altında tutmaya devam ediyor.
🤔 Nasıl başladı?
Çin’den ABD'ye yayılmayı başaran ve dünya çapında en çok kullanılan uygulamalardan biri olan TikTok, aslında üç farklı uygulama olarak gelişimine başladı:
- Musical.ly: ABD gençliğini hedefleyen Çin merkezli bir girişim
- Douyin: ByteDance'in Çin pazarını hedefleyen video oluşturma ve paylaşma uygulaması
- TikTok: Douyin’in küresel versiyonu (daha sonra Musical.ly de bünyesine katıldı)
İnşaat mühendisliği mezunu olan Alex Zhu, yazılım şirketi SAP SE'de çalışmak için Silikon Vadisi'ne geldi. Yolculuğu sırasında yanında müzik dinleyen ve telefonuyla video çeken bir grup ABD vatandaşı genç dikkatini çekti. Bu iki kültürel akımı birleştiren bir sosyal medya uygulaması oluşturmaya karar verdi. Böylece, eğlenceli kısa videolar oluşturmayı ve paylaşmayı sağlayan Musical.ly ortaya çıktı.
Musical.ly, kullanıcıların dikkatini uygulamada tutmak ve yeni içeriklerle uygulamayı beslemek için içerik yüklemeyi kolaylaştırarak işe başladı. Nerede olursanız olun, pijamalarınızla bile video oluşturabilirdiniz çünkü size ilham verecek örnekler, video düzenleme araçları ve filtrelerle 15-30 saniyelik video oluşturmak çok kolay hâle gelmişti. Musical.ly, insanların azalan dikkat süresine hitap ettiği için değil, uygulamaya artan ilgiyi doyuracak yeni içerik üretme potansiyelini kolaylaştırdığı için başarılı bir şekilde ilerliyordu.
Uygulama, ilk müşterilerini Instagram ve Messenger için kısa videolar oluşturmaya yönelik bir araç olarak kazandı. Bu sayede uygulama mağazasındaki aramalarda, Instagram ve Messenger'dan daha yukarıda çıkmaya başladı. Instagram ve Messenger'ı arayan kullanıcılar, meraktan veya bir anlık kafa karışıklığıyla en üstte çıkan bu uygulamayı indirdi.
👥 Her şey kullanıcılar için
Kullanıcıları kapmayı başaran Musical.ly, onların ilgisini korumak için artık başka bir şeyler yapmalıydı ve birkaç strateji belirledi:
1) Fenomenleri göz ardı etmek
Musical.ly, sosyal medya fenomenlerini platforma katılmaya ikna etmek için kaynaklarını harcamak yerine, her gün gelen birkaç yüz kullanıcıyla bir topluluk oluşturmayı hedefliyordu. Asıl önemli olan, "günlük tüketici"ydi.
Bunu nasıl sağladı? Alex, büyük bir servet (trafik) eşitsizliği yarattı. Bir avuç kullanıcı, elle tek tek seçilmiş videolardan oluşan "Keşfet" özelliğinde öne çıkarılarak "zengin" oldu. Diğer kullanıcılar da popüler ve zengin olma umuduyla içerik üretmeye devam etti. Bu böyle birkaç aylığına devam ederken Alex, "Keşfet" seçeneğinde herkese takipçi toplama ve zengin olma şansı vermek için yeterli trafiğe ulaşarak bir algoritma geliştirmeyi hedefliyordu.
2) Kullanıcılarla birlikte üretmek
Alex, kullanıcıları uygulamada tutmak için onlarla birlikte içerik üretmeye, onları anlamak için onlarla etkileşime girmeye karar verdi. Bunun için:
- Onlarca sahte hesap oluşturarak insanların uygulamayı neden ve nasıl kullandığını anlamak için videolara yorumlar yaptı ve geri bildirimde bulundu.
- Uygulamanın ilk versiyonuna, "Fikirlerim" yazan bir buton ekledi. Kullanıcılar buraya tıkladığında uygulama hakkında sevdikleri ve nefret ettikleri üç şeyi listelemeleri isteniyordu. Yol haritası belirlendi: “Kullanıcıların sevdiklerini geliştir, nefret ettiklerini düzelt.”
- Uygulamaların tasarımını geliştirmek için ilk kullanıcıların yüzlercesini WeChat grubuna dâhil etti ve yeni bir özellik yayımlanmadan önce kullanıcılardan geri bildirimler alındı.
2016'da, ByteDance şirketi Musical.ly'nin uygulama mağazalarında 1 numaraya ulaşan yurt dışındaki muazzam başarısının sinyalini aldı ve 60 günde rakip olarak Çin pazarı için Douyin'i piyasaya sürdü. Douyin, Çin pazarını bir fırtına gibi ele geçirerek 1 yılda 100 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı. Bir yıl sonra Musical.ly, ByteDance tarafından bir milyar dolara satın alındı. Musical.ly, TikTok (Douyin) ile birleşti ve şimdi, aylık yaklaşık 680 milyon kullanıcısıyla TikTok, dünyanın her yerinde en çok konuşulan uygulama oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sürdürülebilir olmak için çabalayan "influencer"ların para kazanma yöntemleri, onlara yardımcı olmaya çalışan platformlar ve neredeyse her şeyin başlangıcı sayabileceğimiz TikTok vaka çalışması...
22 Tem 2021

YAZARLAR

Elif Özçakmak
Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.




