

Fişekhane’de bir başka sonbahar Okula ve şehre dönüşün başladığı sonbaharda yaz ruhunu korumak isteyenleri İstanbul’un en heyecan verici buluşma noktalarından biriyle, Fişekhane’yle tanıştıralım. Fişekhane? "Kahverengi tabelayı" almaya hak kazanarak İstanbul’un tarihî yerleri listesine giren Fişekhane, küresel standartlara uygun biçimde gerçekleştirilen restorasyonu sonrası 200 yıla yaklaşan geçmişiyle şehir yaşamına ayrı bir soluk getiriyor. Fişekhane; açık alanları, kültür sanat mekânları, gurme restoranlarıyla "iyi yaşam" kavramının önemli bir temsilcisi oluyor. Neler var? Fişekhane’de geçtiğimiz yaz boyunca süren açık hava sineması ve açık hava mini konserleri, yaz sonunda yerini Ajda Pekkan, Edis, Selami Şahin, Şevval Sam, Berkay, Serdar Ortaç, Buray gibi isimleri ağırlayan Fişekhane Deniz Konserleri’ne bıraktı. Sırada 24 Eylül Mor ve Ötesi, 25 Eylül Sertab Erener ve 1 Ekim Erol Evgin konserleri var. Eylül takvimi: Local Makers Türkiye iş birliğiyle 19 Eylül’de başlayacak olan Lokal Tasarım Festivali, Türkiye’den birçok çevre dostu ve sürdürülebilir markayı ve tasarımcıyı konser, söyleşi, atölye gibi yan etkinliklerle ağırlayacak. Eylülün her pazar gününü bisikletçilere adayan Fişekhane’de Bisiklet Festivali’yle bisikletçiler şehre dönüşü kutlayacak. Gastronomi ve kültür sanat: Ünlü şef Murat Bozok’un Ferida’sının ve Ömür Akkor’un Zennup 1884’ünün yanı sıra Akdeniz ve Lübnan mutfağını Fişekhane’ye taşıyan Al Hallab ve "meyhanenin en şık hâli" mottosuyla İstanbul’daki ilk şubesini Fişekhane’de açan Rupa; İstanbulluların özel lezzetleri deneyimleyebilecekleri adresler olmayı vadediyor. Ayrıca Contemporary Istanbul Vakfı’nın sergileri ve sahne sanatlarının en iyileri yine Fişekhane ziyaretçileriyle buluşuyor. Nerede? 19'uncu yüzyılın ilk yarısında Zeytinburnu Fabrika-i Hümâyûnu bünyesindeki önemli yapılardan biri olarak inşa edilen Fişekhane; İstanbul Boğazı'nın tam girişinde yer alan Büyükyalı İstanbul'daki sosyal yaşamın kalbini oluşturuyor. Fişekhane’deki etkinliklere dair bilgi için buraya göz atabilir, Fişekhane’yi Instagram’dan takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
“Nasılsın?” sorusuna verilen “İyi değilim,” yanıtıyla başlayan bir sohbet. Belli ki söylenecek hiçbir şey, laf olsun diye değil. Özgün Semerci'yle sahneye doğru atılan adımları hatırlıyor, pop-punk deryasından banjo ovalarına uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.
Nostaljiden uzak dinlemeler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Özgün Semerci'yle sahneye doğru atılan adımları hatırlıyor, pop-punk deryasından banjo ovalarına uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.
19 Eyl 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




