Bletchley Park'ta tarihi zirve


Yüzde yüz elektrikli sürüş keyfi: BMW %100 elektrikli sürüş keyfi BMW geleceğin mobilitesine yönelik 50 yıldır sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda çevreye saygılı ve sürdürülebilir mobiliteyi yaygınlaştırmada öncü bir rol üstleniyor. Nedir? BMW ’in tamamen elektrikli model gamı , çevre dostu sürüş deneyimini farklı yaşam tarzlarına uygun tasarımlarla ve klasik BMW konforuyla buluşturuyor. Neler var? Görkemli duruşu ve konforlu yaşam alanıyla tamamen elektrikli Yeni BMW iX1 , yenilikçi karakterini çok yönlülüğüyle birleştirerek kullanıcılarını gündelik yaşamlarında hayallerinin ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Modern sanattan ilham alınarak tasarlanan tamamen elektrikli Yeni BMW i7 , geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayarak lüks anlayışını yeniden yorumluyor. Tamamen elektrikli BMW iX , fütüristik ve etkileyici dış tasarımı, minimal ve şık iç tasarımı, öncü teknolojileri ve üstün sürüş asistan sistemleriyle sessiz ve benzersiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli olan Yeni BMW i4 , üst düzey konfor ve günlük kullanım için ideal niteliklerinin yanı sıra olağanüstü dinamik özellikler sunuyor. Ailenin sportif üyesi Yeni BMW i4 M50 , BMW M'in üstün sportif performansını BMW i'nin yenilikçi gücüyle birleştiriyor. Yeni tasarımıyla standart özellik olarak sunulan M Sport donanımı sayesinde BMW iX3 eDrive20 her zamankinden daha sportif görünüyor. Eşsiz sürüş keyfini yaşarken sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etmek için size en uygun tamamen elektrikli BMW modelini burada bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz hafta Birleşik Krallık, dünyanın dört bir yanındaki 27 hükümetten delegeler, araştırmacılar, akademisyenler ve Elon Musk ile OpenAI CEO'su Sam Altman gibi önde gelen yapay zeka liderlerini bir araya getiren, türünün ilk örneği olan "Yapay Zeka Güvenlik Zirvesi"ne ev sahipliği yaptığı. 1 Kasım'da başlayan, 2 Kasım'da ise sona eren bu yüksek profilli etkinlik, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alan Turing'in de aralarında bulunduğu isimlerin Nazi güçlerinin Enigma Kodunu çözdüğü; modern bilişimin doğduğu yerlerden biri olmasıyla sembolik öneme sahip olan Bletchley Park'ta gerçekleşti.
Son yılların en önemli teknolojilerinden biri olan yapay zeka, özellikle de OpenAI tarafından geliştirilen sohbet robotu ChatGPT'nin yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülmesiyle birlikte regüle edilmesi gereken yeni bir alanın doğmasına neden oldu. Geride bıraktığımız yıl boyunca yapay zeka güvenliğine yönelik küresel tartışmalar hızla tırmandı ve hâlihazırda var olan; yapay zekanın er ya da geç insanlık için varoluşsak bir risk oluşturacağı inancının da etkisiyle hükümetler, bu yepyeni dünyayı en iyi şekilde nasıl ve en erken ne zaman düzenleyebileceklerini keşfetmek üzere çalışmalara başladı.
Durum böyle olunca tüm meraklı gözler, dünyanın yapay zeka güvenliğine odaklanan ilk zirvesine çevrildi. Peki; Çin ve ABD'yi, Birleşik Krallık'ın Başbakanı Rishi Sunak ile Elon Musk'ı bir araya getiren etkinlikte neler konuşuldu?
"Dikkate değer bir başarı"
Bletchley Park'ta küresel liderlerden teknoloji liderlerine, akademisyenlerden sivil toplum figürlerine kadar oldukça çeşitli bir grup, yapay zekanın potansiyel tehlikelerini konuşmak üzere toplandı.
Musk, Altman ve Sunak haricinde etkinliğe katılanlar arasında ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Turing Ödüllü bilgisayar bilimcisi Yoshua Bengio, Carnegie Endowment for International Peace'in başkanı Tino Cuéllar, Çin'in Bilim ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Wu Zhaohui gibi isimlere ek olarak Google, Meta, Microsoft, Salesforce, AWS, ARM ve Nvidia gibi önde gelen şirketlerden temsilciler de vardı.
- Cuéllar, siyasi ve ticari bir ağırlığı olan etkinliği diplomatik açıdan "dikkate değer bir başarı" olarak tanımladı.
Etkinliğin açılışı, 25'ten fazla ülke ve AB tarafından desteklenen; yapay zeka gelişiminin temsil ettiği riskleri ele alma ihtiyacını kabul eden uluslararası bir deklarasyonun imzalanmasına şahitlik etti. Bildirge, zirvenin düzenlendiği yere ithafen "Bletchley Deklarasyonu" olarak isimlendirildi.
- Sunak'ın girişiminin devamlılığını garanti altına alacak bir sonraki tam kapsamlı yapay zeka güvenlik zirvesinin düzenleneceği ülke ise Fransa olarak açıklandı. Söz konusu zirve, 2024 yılında gerçekleşecek.
- Benzer şekilde, Güney Kore de bir başka etkinliğe ev sahipliği yapacak.
Bu bildirgeyi, etkinliğin ikinci gününde Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'ne benzer boyutta bir yapay zeka panelinin düzenlenmesi için Birleşmiş Milletler'in verdiği teyit ve büyük teknoloji şirketlerinin gelişmiş yapay zeka modellerini piyasaya sürülmeden önce ve sonra test etmek için hükümetlerle işbirliği yapma anlaşması izledi.

Yapay zekada sert güç: ABD
Etkinlikte en öne çıkan ülke hiç şüphesiz ki ABD idi. Zirveden kısa bir süre önce yapay zekanın regülasyonuna yönelik şimdiye kadarki en sert adımı atarak Biden'ın imzasıyla şirketlerin sistemlerini kullanıma açmadan önce test sonuçlarını hükümete sunmalarını gerektiren bir idari emir yayınlayan ABD'nin bu tutumu, Kamala Harris'in ilk gün yaptığı konuşma ile de kendini gösterdi.
Harris, konuşmasında Sunak'ın geçen hafta yapmış olduğu benzer bir duyuruyu yenileyerek bir yapay zeka güvenlik enstitüsü kurulduğunu açıkladı. Konuşmasında "Ya halkı koruyacağımızı ya da inovasyonu ilerleteceğimizi öne süren yanlış seçimi reddediyoruz. Her ikisini de yapabiliriz ve yapmalıyız. Ve bu teknoloji hızla ilerlerken bunu hızla yapmalıyız." ifadelerini kullanan Harris, "daha önce gördüğümüz her şeyin ötesinde bir ölçekte yapay zeka destekli siber saldırılar ve milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atabilecek yapay zeka formülasyonlu biyolojik silahlar" konusunda uyarıda bulundu.
Birleşik Krallık Teknoloji Bakanı Michelle Donelan ise ChatGPT geliştiricisi OpenAI gibi en ileri yapay zeka şirketlerinin çoğunun ABD merkezli olduğuna işaret ederek ABD'nin girişimlerinden etkilenmediğini söyledi. Bu açıklama, ABD'nin yapay zeka konusunda ticari olduğu kadar siyasi olarak da güçlü olduğunun altını çizdi.

Zirvenin yıldızı: Musk
Dünyanın en zengin adamı; X, Tesla, SpaceX ve yapay zeka şirketi xAI'ın sahibi Elon Musk, zirvenin en dikkat çeken ismiydi. Sunak ile bir araya gelerek 50 dakikalık bir söyleşi gerçekleştiren Musk'ın, yapay zekanın "insanlık için en büyük tehditlerden biri" olduğu yönündeki uyarısı da epey konuşuldu.
Yapay zeka firmalarına yatırım yapan ve teknolojiyi Tesla araçların otopilot özelliğinde de kullanan Musk, yapay zekanın toplumu ve insan varlığını tehdit etmesine ilişkin korkularını dile getirerek "Özellikle insansı robotlarla ilgili bir güvenlik endişesi var - en azından bir araba sizi bir binaya ya da bir ağaca doğru kovalayamaz" dedi.
- Öte yandan, Musk, oğullarından birinin arkadaş edinmekte güçlük çektiğini belirterek bir "yapay zeka arkadaşının" onun için harika olacağını ve yapay zekanın "en iyi ve en sabırlı öğretmen" olabileceğini düşündüğünü aktardı.
Bununla birlikte, Musk, yapay zekanın geleneksel meslekler üzerinde yaratabileceği yıkıcı etkiye de parmak pastı. "Tarihteki en yıkıcı gücü burada görüyoruz" diyen Musk, "Hiçbir işe ihtiyaç duyulmayan bir noktaya gelinecek - kişisel tatmin için bir iş istiyorsanız bir işiniz olabilir ama yapay zeka her şeyi yapacak. Bu hem iyi hem de kötü - gelecekteki zorluklardan biri de yaşamda nasıl anlam bulacağımız olacak." diye sözlerine ekledi.
Görüş ayrılığı
Yapay zekanın insanlığı yok etme olasılığı, teknoloji topluluğunu en çok bölen konulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu görüş ayrılığı; zirvede iki gün süren tartışmalarla da giderilememiş gibi gözüküyor.
Ancak bu; politikacılar, yöneticiler ve düşünürlerin hemfikir olduğu bir nokta olmadığı anlamına da gelmiyor. Buna göre, yapay zekanın her şeyi daha gerçekçi kılmasının bir sonucu olarak dezenformasyonun artma potansiyeli, herkesi ortak paydada birleştiren bir korku olarak öne çıkıyor ve gelecek yıl ABD, Hindistan ve Birleşik Krallık'ta yapılacak seçimlerin, üretici yapay zekanın kötü niyetli kullanımından etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.
- Mark Zuckerberg liderliğindeki Meta'nın küresel ilişkiler başkanı Nick Clegg, konuya ilişkin yaptığı açıklamada varoluşsal korkuların abartıldığını; ancak demokratik oylamalara yönelik acil tehditten endişe duyduğunu "Şu anda halletmemiz gereken bazı şeyler var," ifadeleriyle dile getiriyor.
Her ülke kendi hızında hareket ediyor
Avrupalı diplomatların düzenleyici süreci dört yıl önce başlattıklarını belirtmelerinden Amerikalıların yeni yapay zeka güvenlik enstitülerinin gücünden bahsetmelerine kadar, Bletchley'de bulunan her delegasyon, yapay zeka düzenlemesinde üstünlük iddia etme konusunda oldukça hevesliydi.
- AB, yapay zeka yasasını geçirmeye adım adım yaklaşırken, Birleşik Krallık yetkilileri, endüstrinin ne kadar hızlı ilerlediği göz önüne alındığında, düzenlemenin gerekli olmadığını ve hatta bu aşamada mümkün olmadığını düşündüklerini açıkça belirtti.
Ancak çoğu kişi, farklı ülkelerin üstesinden gelmeye çalıştığı sorunu tanımlamaya yardımcı olmak için bunun gibi uluslararası zirvelerin önemi konusunda hemfikir gibiydi. Bir yetkilinin "Uluslararası sahnede en çok ihtiyacımız olan şey, en azından yapay zeka modellerinin neler yapabileceği konusunda bilimsel bir fikir birliği oluşturan Uluslararası İklim Değişikliği Paneli gibi bir paneldir." şeklindeki açıklaması da bu duruma dikkat çekti.
Bu bir başlangıç; ancak sonuç hâlâ çok uzak
Rishi Sunak'ın ev sahipliğindeki zirvenin oldukça önemli bir yere sahip olduğu ve bir dizi önemli anlaşmaya ortam hazırladığı bir gerçek; ancak çıkarılacak bir sonuç varsa o da teknolojinin denetlenmesine yönelik küresel bir planın hâlâ çok uzakta olduğu.
Yapay zekanın düzenlenmesi gerektiği konusunda bir miktar fikir birliğine varılmış olsa da, bunun tam olarak nasıl olması gerektiği ve bu tür çabalara kimin öncülük edeceği konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor.
- Her ne kadar Sunak, Musk'ı ağırlamaktan "ayrıcalıklı ve heyecanlı" olduğunu söylese de, Avrupalı kanun yapıcılar tek bir ülkede, ABD'de, az sayıda şirketin elinde çok fazla teknoloji ve veri olduğu konusunda uyarıda bulundu.
- Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Bruno Le Maire, "Tüm teknolojilere, tüm özel şirketlere, tüm cihazlara ve tüm becerilere sahip tek bir ülkenin olması hepimiz için bir başarısızlık olacaktır" ifadelerini kullandı.
- Birleşik Krallık'ın çoğu ülkenin attığı sert adımların aksine yapay zeka düzenlemesine hafif dokunuşlu bir yaklaşım benimseyeceğini ifade etmesi de konuya ilişkin ayrımın altını çizdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Birleşik Krallık'ta tarihi yapay zeka zirvesi. The Beatles'ın yapay zeka ile düzenlenen son şarkısı. Sam Bankman-Fried'in cezası. Dünyanın en güçlü süper bilgisayarı.
07 Kas 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




