İdil Meşe ile Seyyan Hanım'dan Joni Mitchell'a yolculuk


Açık havada, eşsiz bir doğada caz: Bozcaada Caz Festivali
Psikolog Mihály Csíkszentmihályi, kişiyi konfor alanından çıkaran ve gündelik konulardan uzaklaştıran aktivitelerin getirdiği mutluluk ve zamanın hızlı akması arasındaki ilişkiyi araştırırken bu "akış" durumuna geçen kişilerin ototelik…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Geçtiğimiz haftalarda yeni teklisi Yabani Otlar'ı dinleyicilerle buluşturan İdil Meşe, Dönsün Dursun serimizin bu haftaki konuğu oluyor. Seyyan Hanım'ın insanı derin bir hüzne sürükleyen unutulmaz bestesi Hasret'le kurduğu bağı anlatan Meşe, Joni Mitchell'ın Blue şarkısında bulduğu cesareti de bizlerle paylaşıyor.
Bu ara en çok hangi şarkıyı dinliyorsun?
Ozan Sarohan'dan Ahval. Zamansız bir şarkı. Aklıma geldiği her an dinliyorum. Her seferinde daha da güzelleşiyor. "Şu sebepten," diye açıklaması zor — şarkıda müthiş bir gizem ve yalınlık var, Ozan'ın sesi de dinlerken içimizden akan gözyaşları gibi.
Bir kez açtığında defalarca dinlemeden bırakamadığın şarkı nedir?
Paul Simon'dan 50 Ways to Leave Your Lover. Şarkının melodisi ve düzenlemesi o kadar hoşuma gidiyor ki bir kere açıyorsam, bir daha dinlerim.
İdil'in gözünden Roxy
Müzik kariyerinde ve üretiminde kırılım noktası oluşturan bir şarkı var mı?
Joni Mitchell'dan Blue. Mitchell, bana bir şarkı yazarının ne kadar kırılgan, çıplak ve cesur olabileceğini gösterdi. Ne zaman şarkılarımda bir şeyi demekten çekinsem bu şarkı aklıma gelir ve bana cesaret verir.
Hikâyesiyle bağlam kurduğun, sanki ben yazmışım dediğin bir şarkı var mı?
"Keşke ben yazsaydım," dediğim bir şarkı var. Seyyan Hanım'ın, sonradan da Sema Moritz'in söylediği Hasret. Böylesine derin bir hüznü, hem melodisi hem sözleriyle bu kadar bütünlüklü aktarabilmek, bir şarkı yazarı ve besteci olarak yapmayı en istediğim şey.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Blues, Motown, punk rock ve techno gibi türleri kucaklayan şehir: Detroit ve Dönsün Dursun'da İdil Meşe.
23 Tem 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.



