Buzda gerilim: Hokeyde 45 yıl sonra Trump usulü atışma

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Bundan tam 45 yıl önce, 22 Şubat 1980’de New York, Lake Placid’de oynanan Kış Olimpiyat Oyunları final turu maçında ABD, büyük bir sürprize imza atarak son 4 turnuvanın şampiyonu SSCB’yi 4-3 yendi. ABD’nin genç oyuncularıyla, SSCB’nin “gizli profesyonel” olarak tanımlanabilecek rüya kadrosuna karşı aldığı bu galibiyet, iki ülke arasındaki rekabet ve özel olarak bu dönemin “boykot tartışmaları” sebebiyle ciddi bir politik anlam da kazandı ve ABD popüler kültürüne “Buzdaki mucize” anlamına gelen “Miracle on Ice” olarak geçti. ABC kanalında maçı sunan Al Michaels, maçın son saniyelerinde sarf ettiği “Mucizelere inanır mısınız!” ifadesiyle bu adlandırmanın arkasındaki isimdi. ABD, daha sonra Finlandiya’yı da yendi ve 2. olimpiyat altın madalyasını kazandı.
Kanada buldu, ABD para kazandı
“Buzdaki mucize” yıllar boyunca Kuzey Amerika’da hokeyin politik sahneyi kaplayan en önemli olayı olarak kaldı. Buz hokeyinin jeopolitik oyun sahasının diğer küresel sporlara göre çok daha kısıtlı olduğunu hatırlarsak bu normaldi. Arada oyunun beşiği Kanada’nın 1987’de Moskova, Lujniki’de kazandığı kendi “Buzdaki mucize”si de vardı elbette ama bu, Kanada’dan bekleneceği üzere çok daha mütevazı bir biçimde geçiştirilmişti. Buz hokeyi esas olarak Kanada’nın oyunu, hatta Kanada’nın ABD’ye ihracı olsa da (Yeri gelmişken basketbolun da bir Kanadalı tarafından icat edildiğini hatırlatalım) oyunu endüstrileştiren ve bundan aslan payını kapan ABD oldu. Örneğin NHL, Kanada’da kurulsa da, tarih boyunca yıldızların çoğu Kanada’dan gelse de nihai olarak oyun en çok ABD sahalarında, Amerikan sermayesiyle Amerikan doları için oynanır oldu. Bugün 32 NHL organizasyonundan 7’si Kanada, 25’i ABD merkezli.
SSCB’nin dağılması sonrası Kanada millî takımı, oyunun liderliğini yeniden ele geçirse de son dönemde tablo eskisi kadar parlak değil. Artık rekabet daha parçalı. 2021 ve 2023 dünya şampiyonluklarına rağmen 2006’dan beri ilk kez 2022 Kış Olimpiyat Oyunları’nda yarı finale dahi kalamadılar. ABD’nin nefesi de enselerinde. Nitekim Kanada, Finlandiya, İsveç ve ABD’yi karşı karşıya getiren NHL turnuvası 4 Nations Face-Off grup maçında ABD’ye 3-1 kaybetti.
Millî marş yuhalamaları
Donald Trump’ın başkanlık seçimi propaganda döneminde başlattığı “vergi” tehdidine eklenen “müstakbel 51. eyaletimiz” söylemleri, Kanada’daki NHL ve NBA maçlarında ABD millî marşının yuhalanmasını beraberinde getirmişti. Yuhalamalar NHL organizasyonu 4 Nations Face-Off’taki maçlarda da devam etti. Montreal’deki Bell Centre’da zirveye çıkan gerilim sahaya da yansıdı ve ilk 9 saniye içinde 3 kavgaya tanıklık ettik. Bunların üstüne maçı da ABD’nin kazanması, Trump taraftarlarını iyice azdırdı.
Kanada’nın cevabı
Final maçı öncesi Trump, ABD takımını bizzat arayarak başarı diledi. Truth Social hesabından paylaştığı mesajda ise Kanada’dan “Belki de bir gün bizim, çok daha düşük vergilere ve sağlam bir güvenliğe sahip, el üstünde tuttuğumuz 51. eyaletimiz olacaklar” şeklinde bahsetti ve ateşi harladı. Normalde ikili rekabette Kanada’nın tribünden verdiği yanıtlar “Bizde sağlık sigortası var sizde yok” gibi iki ülke arasındaki “refah devleti” standartlarının farklılığına yapılan nahif göndermelerle olurdu ama son süreç işleri değiştirdi. Kanadalılar, ABD’nin aslında hokeyde dahi kendi ürettiklerinden aslan payını kapan bir zorba olduğunu daha yoğun şekilde fark edip, bunu açık bir milliyetçi tonla ifade etmekten çekinmediler. Millî marş yuhalamaları bunun göstergesiydi.
Boston’daki TD Garden’da dün oynanan ve Kanada’nın uzatmalarda Connor McDavid’in golüyle 3-2 kazandığı maç ise Trump’ın salvolarıyla sersemleyen ülkenin, kendi oyunuyla yeniden güven kazanması anlamına gelebilir. Bu politik gerilim, buz hokeyinin ve NHL’in popülaritesine de olumlu yansırken gözler de 2026’daki Kış Olimpiyat Oyunları’na çevrildi. Trump’ın frene basmaya gönüllü olmadığını hesaba katarsak bakalım o güne kadar gerginlik hangi boyutlara varacak…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Süper Lig'de şampiyonluk yarışının gidişatında belirleyici olacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi geldi çattı. ABD-Kanada gerilimi buz hokeyi sahasına taşındı.
21 Şub 2025

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026



