

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İnsan davranışının altında yatan sebepler, evrimsel ve çevresel faktörler ışığında hala aydınlatılmaya çalışılıyor. İklim değişikliğinin nedenleriyse çoğunlukla insan davranışına bağlanıyor. Dünyanın bir döngüsü var evet, ama bu döngüyü insan davranışları ne ölçüde bozuyor ve bu bozulma ne kadar yavaşlatılabilir işte bilim bunun peşine düşüyor. Aslında bireysel, kurumsal ve devletler bazında yapılacaklar net gözükse de insan davranışını değiştirmek düşünüldüğü kadar kolay olmuyor.
Davranış bilimi işte bu aşamada devreye giriyor. İnsanların davranışlarını değiştirebilecek mekanizmalar üzerinde etik kaygılarla beraber çokça araştırma ve deneyler yürütülüyor. İnsan değişebilen bir varlık. Görünen o ki, insanın davranışları üzerinde tek etkili olan şey ekonomik çıkarlar değil. Duygularımız, sosyal normlar, zamana verdiğimiz değer, otomatikleşen karar mekanizmalarını etkileyen dürtmeler… İşte bunların hepsi davranışlarımız üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Sanatın insan duyguları üzerindeki etkisi ise yüzyıllara dayanıyor. Kimi zaman bir müzikten, bir filmden, kimi zaman ise bir danstan veya bir resimden harekete geçen duygularımız, davranışlarımıza yön veriyor. İklim değişikliği konusunda tüketimden, geri dönüşüme çok geniş bir düzlemde insan davranışlarını değiştirmekte olan sanat, dokunduğu duygular aracılığı ile oldukça etkili olabilir.
Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en büyük modern sanat merkezlerinden Londra’daki Tate Modern’de ekranlarda eriyen buzulların fotoğrafları üzerinde şu soru vardı: "Can Art Make a Change?" yani, "Sanat Bir Değişiklik Yapabilir mi?”
Bloomberg tarafından da desteklenen, Danimarkalı sanatçı Olafur Eliasson’un Ice Watch (Buzdan Saat) isimli sanat projesi kapsamında Grönland’da, Nuup Kangerlua fiyordundan oyulan dev buz parçaları şehirlerin çeşitli merkezlerine saat şeklinde yerleştirildi. Kopenhag, Paris, Londra gibi büyük şehirlere normalde donmuş karides taşıyan tırlar aracılığı ile getirilen bu buzlar, aslında yerlerine yerleştirildikleri andan itibaren erimeye mahkûm birer sanat eseriydi. Her gün konuşulan soyut kalan gerçekleri, somutlaştıran sanat eserleri… İnsanlara her saniye bu buzul parçalarından yaklaşık 10,000 adet eridiğini hatırlatan…
Peki insanlar nasıl tepki verdi?
İnsanlar bu erimekte olan buzlara ilkel tepkilerle yaklaştılar. Dokundular, sarıldılar, kokladılar ve hatta yaladılar. Eriyen buzullarla fiziksel temas birçok bültenin, sunumun, haberin ve bilimsel raporun yapamadığını yapabilir. Sanatçı Eliasson, korkuya dayalı uyarılar yerine, insanların davranışlarını değiştirecek pozitif yaklaşımların iklim krizi ile mücadeledeki öneminin altını çiziyor.
Eliasson daha önceki eserleri “Little Sun” ve “The Weather Project” ile de dikkat çekmişti. Sanatçı, “Little Sun” projesiyle taşınabilir güneş enerjili lamba tasarlayarak mültecilere, elektriğin kısıtlı olduğu evlere ulaşmayı hedeflemişti. İklim krizi ile mücadelede UNDP iyi niyet elçisi olarak seçilen Eliasson, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda sanatın potansiyelini ortaya koyuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'de Enerji Krizi, Buzdan Saat, İklim Krizinin Antropolojisi
23 Ara 2022

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







