Çevrimiçi eğitim ve gözetim kapitalizmi

Öğrencilerin kişisel verileri ne kadar güvende?
Çevrimiçi eğitim ve gözetim kapitalizmi

31 Mayıs - Mr Usta - Quando
Mr Usta ile birlikte

Usta gerektiren gündelik işlere, hayatı kolaylaştıran dijital dokunuş: Mr Usta

Evde tamir, tadilat, boya badana, ütü, çamaşır biter mi? Bitmez fakat artık sizin yerinize bu işleri halledecek pek çok usta, o ustaları da kolayca bulmanızı sağlayan bir uygulama var: Mr Usta .

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Covid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına almasının bir sonucu olarak hükümetler, kurumların kapanmasına karşın eğitimin devamlılığını sağlamak amacıyla olabildiğince hızlı bir şekilde çevrimiçi eğitim sistemini benimsediler. Ancak çarşamba günü yayımlanan bir rapora göre bu dönüşüm, çevrimiçi eğitim gören pek çok öğrenciyi büyük bir tehditle karşı karşıya bırakmış gibi duruyor. 

Kâr amacı gütmeyen bir örgüt olan Human Rights Watch’un (HRW) ABD, Birleşik Krallık, Hindistan ve Çin dahil olmak üzere 49 farklı ülkede toplam 164 çevrimiçi eğitim platformu üzerinde yaptığı analizlere göre milyonlarca çocuğun veri gizliliğinin tehlike altında olması son derece olası gözüküyor. Söz konusu raporda, incelenen platformların %89’unun çoğu zaman ebeveynlerin haberi ya da herhangi bir bilgisi olmadan öğrencilerin çevrimiçi alışkanlıklarını ve kullanımlarını aktif olarak izlediği veya izleyebildiği aktarılıyor.

Peki, çocukların gizli kalması gereken verilerinin bu platformlar tarafından ‘gizli’ bir şekilde takip edilmesi ne anlama geliyor ve olası sonuçları neler?

Uzaktan eğitimin bedeli

Bahsi geçen platformların çocukların pandemi süresince çevrimiçi bir şekilde öğrenmeye devam etmesine yardımcı olmak amacıyla hükümetler tarafından onaylandığını belirten HRW; raporunda bu çevrimiçi ortamların, çocukların kendileri, aileleri ve hatta arkadaşlarının kimlik bilgilerine kadar takip edebildiğini ifade ediyor. Buna ek olarak platformların, öğrencilerin nerede bulundukları, derste ne öğrendikleri ve ne tür cihazlar kullandıkları gibi bilgileri topladığı ve bütün bunları öğrencilere hedefli reklamlar sunmak için kullanabildiği kaydediliyor. Başka bir deyişle öğrenciler, hükümet tarafından dayatılan ‘bedava’ uzaktan eğitimin karşılığını, kişisel verilerinin izinsiz bir şekilde ihlal edilmesiyle ödüyor.

Gözetim kapitalizminin etkileri

Öte yandan HRW, içlerinde çoğumuzun aşina olduğu Zoom, Microsoft Teams ve Cisco Webex’in bulunduğu bu platformların, çocukların kullanımına sunulmak üzere tasarlanmadığının da altını çiziyor. Buna göre bu çevrimiçi hizmetlerin hepsinde, Meta ve Google gibi veri toplama sebebiyle pek çok kez soruşturmaya tabi tutulan dev teknoloji şirketlerine veri gönderen izleyiciler bulunuyor. Yakın tarihli benzer bir örnekte Twitter, geçtiğimiz günlerde hedefli reklamcılık amacıyla kullanıcılarının telefon numaraları ve e-posta adresleri gibi bilgileri izlediği gerekçesiyle 150 milyon dolarlık bir para cezasına çarptırılmıştı ki bu da veri toplamanın son derece aldatıcı ve ciddi bir suç olduğu ve bir yaptırımı olması gerektiği gerçeğini örnekliyor.

Bu rapor, aslında gözetim kapitalizminin son yıllarda ne kadar sorunlu ve tehlikeli bir hale geldiğinin bir hatırlatıcısı olarak da dikkat çekiyor. Ne amaçla olursa olsun; kişilerin bilgilerinin haberleri dahilinde olmadan toplanması ve çıkarları için kullanılmak üzere teknoloji şirketlerine satılması, kişisel veri gizliliği ihlalinin geldiği uç noktayı gösteriyor. Her ne kadar verilerimizin şirketlerce bireysel olarak dikkatimizi çekecek reklamların bizlere özel olarak hedeflenmesi için kullanılması görece zararsız gibi dursa da, verilerimizin ileride daha ciddi bir konuda bize karşı kullanılabileceği ihtimalinin olduğunu bilmek durumun vahametine ışık tutuyor.

Eğitim teknolojilerinin altın çağı

Pandemi ile birlikte öğrenilen şeylerden birisi de, hiç şüphesiz ki bazı işlerin sürdürülmesi için fiziksel ortamların bir zorunluluk olmadığı gerçeği. Covid-19 salgının patlak vermesiyle dünya genelinde gerek iş gerekse eğitim kuruluşlarının aktivitelerini uzaktan ve çevrimiçi bir şekilde gerçekleştirmesi, aslında böyle bir dünyanın da var olabileceğini ortaya koymuş bulunuyor. Hal böyle olunca da eğitim teknolojilerinin (edtech) son iki yıldır ‘altın çağını’ yaşadığını söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Eğitim ve öğretimi geliştirmeyi amaçlayan tüm bilişim teknolojileri ve eğitim uygulamalarının mahsulü diyebileceğimiz edtech; sunduğu pek çok artının yanında, yukarıda bahsettiğimiz gibi bazı veri gizliliği ve kişi mahremiyetinin ihlali tehditlerini de beraberinde getiriyor. 

Yüz yüze eğitime geri dönülmüş olmasına rağmen edtech sektörünün aldığı yatırımlarla giderek genişlemesi ise henüz bu yolun çok başında olduğumuzu gösteriyor. Uzmanlar edtech’in artık bir ana akım haline geldiğini ifade ederken; 2020 ve 2021 yılındaki iki yıllık edtech yatırımının, 2014 ve 2019 yılları arasındaki edtech yatırımlarının toplam miktarına eşit olduğu belirtiliyor. Ancak edtech’in hayatımızdaki yerinin büyümesi, acilen sıkı önlemler alınmaması halinde daha fazla öğrencinin kişisel verisinin düzenli gözlem altında olacağı, depolanacağı ve ticari amaçlarla satılacağı anlamına geliyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🧬 DNA’nın depolanması, gözetim kapitalizmi

Elon Musk, insanlığın tüm DNA'sının bir odada depolamak istiyor, edtech girişimleri öğrencilerin kişisel verilerini izinsiz takip ediyor.

31 May 2022

Mr Usta ile birlikte
Ikon Images

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

The Social Reckoning: Bir teknoloji devinin toplumsal hesaplaşması

"The Social Reckoning", gücünü bir çalışanın vicdanı ile bir gazetecinin motivasyonları arasındaki gerilimden alıyor. İkisinin işbirliği, başta kimsenin öngöremeyeceği kadar uç noktalara varan sonuçlar doğuruyor. Aaron Sorkin’in iyi yazılmış senaryosu ise bu karmaşık hikayeyi hem sürükleyici hem de neredeyse bir belgesel kadar bilgilendirici kılıyor.

Çiğdem Öztabak

·

27 Eki 2026

The Social Reckoning: Bir teknoloji devinin toplumsal hesaplaşması
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kişisel uygulamalar çağı: Yazılımın milyonlarca kullanıcıya ihtiyacı var mı?

Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Doğa Yurduneri

·

26 Eki 2026

Kişisel uygulamalar çağı: Yazılımın milyonlarca kullanıcıya ihtiyacı var mı?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?