Çevrimiçi eğitim ve gözetim kapitalizmi

Öğrencilerin kişisel verileri ne kadar güvende?
Çevrimiçi eğitim ve gözetim kapitalizmi

31 Mayıs - Mr Usta - Quando
Mr Usta ile birlikte

Usta gerektiren gündelik işlere, hayatı kolaylaştıran dijital dokunuş: Mr Usta Evde tamir, tadilat, boya badana, ütü, çamaşır biter mi? Bitmez fakat artık sizin yerinize bu işleri halledecek pek çok usta, o ustaları da kolayca bulmanızı sağlayan bir uygulama var: Mr Usta . Nedir? İşin ehli ustalarla hızlı, güvenilir ve kaliteli bir hizmet sunan teknoloji şirketi Mr Usta , sadece kendisinin sunduğu yerinde elektronik tamiri, taşınma, temizlik, kuru temizleme, usta elektrikçi, usta tesisatçı, usta boyacı, usta klimacı, usta kombici vb. birçok hizmet kategorisinde çözümler üretiyor. Nasıl? Mr Usta uygulamasından ihtiyacınız olan hizmeti seçerek dilediğiniz tarih ve saatte sipariş oluşturmanız yeterli. Geriye, Mr Usta’nın sizin için en uygun ustayı bulması kalıyor. Mr Usta farkı: Sürpriz fiyatlarla karşı karşıya bırakmayan sabit fiyat avantajı, dilediğiniz vakitte randevu oluşturma imkânı, sadece işinin ehli güvenilir ustalarla çalışma politikası, hizmet sırasında oluşabilecek hasarlara karşı sunduğu sigorta güvencesi…Daha ne diyelim ki? Dahası: Mr Usta’nın yaz kampanyaları arasında cep telefonu tamirinde %30, taşınanlara alacakları 2. hizmette %20, klima ve kuru temizlemede %40 indirim fırsatı bulunuyor. Mr Usta Bodrum’da: Yaz için haberler kampanyalarla sınırlı kalmıyor. Mr Usta, Bodrum’da yazlık açma telaşı içinde olanlar için temizlik, havuz temizliği, bahçe bakımı, klima bakımı ve kurulumu, elektrik ve tesisat hizmetleri, ev tekstili için kuru temizleme, yıkama ve ütüleme hizmetlerini içeren yazlık açma paketiyle Türkiye’de bir ilke daha imza atıyor. İşinizi halledecek usta bulma konusuna canınızı sıkmanıza hiç gerek yok, Mr Usta uygulamasını buradan indirmeniz yeterli.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Covid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına almasının bir sonucu olarak hükümetler, kurumların kapanmasına karşın eğitimin devamlılığını sağlamak amacıyla olabildiğince hızlı bir şekilde çevrimiçi eğitim sistemini benimsediler. Ancak çarşamba günü yayımlanan bir rapora göre bu dönüşüm, çevrimiçi eğitim gören pek çok öğrenciyi büyük bir tehditle karşı karşıya bırakmış gibi duruyor. 

Kâr amacı gütmeyen bir örgüt olan Human Rights Watch’un (HRW) ABD, Birleşik Krallık, Hindistan ve Çin dahil olmak üzere 49 farklı ülkede toplam 164 çevrimiçi eğitim platformu üzerinde yaptığı analizlere göre milyonlarca çocuğun veri gizliliğinin tehlike altında olması son derece olası gözüküyor. Söz konusu raporda, incelenen platformların %89’unun çoğu zaman ebeveynlerin haberi ya da herhangi bir bilgisi olmadan öğrencilerin çevrimiçi alışkanlıklarını ve kullanımlarını aktif olarak izlediği veya izleyebildiği aktarılıyor.

Peki, çocukların gizli kalması gereken verilerinin bu platformlar tarafından ‘gizli’ bir şekilde takip edilmesi ne anlama geliyor ve olası sonuçları neler?

Uzaktan eğitimin bedeli

Bahsi geçen platformların çocukların pandemi süresince çevrimiçi bir şekilde öğrenmeye devam etmesine yardımcı olmak amacıyla hükümetler tarafından onaylandığını belirten HRW; raporunda bu çevrimiçi ortamların, çocukların kendileri, aileleri ve hatta arkadaşlarının kimlik bilgilerine kadar takip edebildiğini ifade ediyor. Buna ek olarak platformların, öğrencilerin nerede bulundukları, derste ne öğrendikleri ve ne tür cihazlar kullandıkları gibi bilgileri topladığı ve bütün bunları öğrencilere hedefli reklamlar sunmak için kullanabildiği kaydediliyor. Başka bir deyişle öğrenciler, hükümet tarafından dayatılan ‘bedava’ uzaktan eğitimin karşılığını, kişisel verilerinin izinsiz bir şekilde ihlal edilmesiyle ödüyor.

Gözetim kapitalizminin etkileri

Öte yandan HRW, içlerinde çoğumuzun aşina olduğu Zoom, Microsoft Teams ve Cisco Webex’in bulunduğu bu platformların, çocukların kullanımına sunulmak üzere tasarlanmadığının da altını çiziyor. Buna göre bu çevrimiçi hizmetlerin hepsinde, Meta ve Google gibi veri toplama sebebiyle pek çok kez soruşturmaya tabi tutulan dev teknoloji şirketlerine veri gönderen izleyiciler bulunuyor. Yakın tarihli benzer bir örnekte Twitter, geçtiğimiz günlerde hedefli reklamcılık amacıyla kullanıcılarının telefon numaraları ve e-posta adresleri gibi bilgileri izlediği gerekçesiyle 150 milyon dolarlık bir para cezasına çarptırılmıştı ki bu da veri toplamanın son derece aldatıcı ve ciddi bir suç olduğu ve bir yaptırımı olması gerektiği gerçeğini örnekliyor.

Bu rapor, aslında gözetim kapitalizminin son yıllarda ne kadar sorunlu ve tehlikeli bir hale geldiğinin bir hatırlatıcısı olarak da dikkat çekiyor. Ne amaçla olursa olsun; kişilerin bilgilerinin haberleri dahilinde olmadan toplanması ve çıkarları için kullanılmak üzere teknoloji şirketlerine satılması, kişisel veri gizliliği ihlalinin geldiği uç noktayı gösteriyor. Her ne kadar verilerimizin şirketlerce bireysel olarak dikkatimizi çekecek reklamların bizlere özel olarak hedeflenmesi için kullanılması görece zararsız gibi dursa da, verilerimizin ileride daha ciddi bir konuda bize karşı kullanılabileceği ihtimalinin olduğunu bilmek durumun vahametine ışık tutuyor.

Eğitim teknolojilerinin altın çağı

Pandemi ile birlikte öğrenilen şeylerden birisi de, hiç şüphesiz ki bazı işlerin sürdürülmesi için fiziksel ortamların bir zorunluluk olmadığı gerçeği. Covid-19 salgının patlak vermesiyle dünya genelinde gerek iş gerekse eğitim kuruluşlarının aktivitelerini uzaktan ve çevrimiçi bir şekilde gerçekleştirmesi, aslında böyle bir dünyanın da var olabileceğini ortaya koymuş bulunuyor. Hal böyle olunca da eğitim teknolojilerinin (edtech) son iki yıldır ‘altın çağını’ yaşadığını söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Eğitim ve öğretimi geliştirmeyi amaçlayan tüm bilişim teknolojileri ve eğitim uygulamalarının mahsulü diyebileceğimiz edtech; sunduğu pek çok artının yanında, yukarıda bahsettiğimiz gibi bazı veri gizliliği ve kişi mahremiyetinin ihlali tehditlerini de beraberinde getiriyor. 

Yüz yüze eğitime geri dönülmüş olmasına rağmen edtech sektörünün aldığı yatırımlarla giderek genişlemesi ise henüz bu yolun çok başında olduğumuzu gösteriyor. Uzmanlar edtech’in artık bir ana akım haline geldiğini ifade ederken; 2020 ve 2021 yılındaki iki yıllık edtech yatırımının, 2014 ve 2019 yılları arasındaki edtech yatırımlarının toplam miktarına eşit olduğu belirtiliyor. Ancak edtech’in hayatımızdaki yerinin büyümesi, acilen sıkı önlemler alınmaması halinde daha fazla öğrencinin kişisel verisinin düzenli gözlem altında olacağı, depolanacağı ve ticari amaçlarla satılacağı anlamına geliyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧬 DNA’nın depolanması, gözetim kapitalizmi

Elon Musk, insanlığın tüm DNA'sının bir odada depolamak istiyor, edtech girişimleri öğrencilerin kişisel verilerini izinsiz takip ediyor.

31 May 2022

Mr Usta ile birlikte
Ikon Images

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Doğa Yurduneri

·

17 Tem 2026

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?
QuandoQuando

HİKAYE

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Ümit Alan

·

17 Tem 2026

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?
QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?