

Eğitim ve danışmanlık konusunda uzman bir partner: BMI Business School Eğitim ve danışmanlık konusunda uzman bir partner; kariyer basamaklarını daha hızlı tırmanmak isteyen bireyler ya da ortak bir vizyonu gerçeğe dönüştürecek ekiplerini güçlendirmek isteyen şirketlerin işlerini kolaylaştırabilir. Business School konseptinin Türkiye'deki öncüsü BMI Business School, bireylerin profesyonel ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunarak kariyer yolculuklarını hızlandırmayı amaçlayan eğitimler tasarlıyor ve uyguluyor. 16 yıllık deneyimi, tamamlanan 720'yi aşkın sertifika programı, 12 bini aşkın mezunuyla BMI; akademi ve iş dünyası arasında bir bağlantı noktası olarak konumlanarak Türkiye'nin lider iş okulu olmayı başarıyor. Neden önemli? BMI; uzmanlar ve yöneticiler için London School of Economics (LSE), Paris Sorbonne Business School, Mannheim Business School gibi uluslararası saygın kuruluşların iş birliğiyle düzenlenen ve iş dünyasının her alanına hitap eden eğitimlerin yanı sıra zirveler, konferanslar ve kurumsal ihtiyaçlara özel eğitimler sunuyor. Sizin için: BMI'ın eylül takviminde finansal yönetim, etkin yöneticilik ve liderlik ve PMP uyumlu proje yöneticiliği uzmanlık eğitimleri ve stratejik marka yönetimi, finansal liderlik, insan kaynakları yönetimi gibi yönetici eğitimleri öne çıkıyor. Akademik takvim, bu bağlantıdan görülebiliyor. Şirketiniz için: BMI, kurumların ihtiyaçları doğrultusunda özel tasarlanmış eğitim programlarıyla şirket vizyonlarını gerçeğe dönüştürecek ekiplerin gelişimine katkıda bulunuyor. Sınıf içi eğitimler, online eğitimler, drama çalışmaları, deneyim seansları, koçluk, atölyeler, konferanslar gibi birçok farklı eğitim tekniğini kullanan BMI; kurumlara özel çözümler üreterek maksimum fayda yaratmayı amaçlıyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
“İnşaat sektörü, Türkiye’nin lokomotifi ve stratejik sektörüdür.” Politikacılardan sık sık duyduğumuz bu sözler, her sabah işe giderken yol üstünde yeni bir inşaatla karşılaşan büyükşehir sakinleri için çok da şaşırtıcı değil. Fakat şaşırtıcı olan bir şey var: Son dönemde artan konut fiyatları yüzünden gündemden düşmeyen bu sektör bir süreliğine iş bırakacak.
İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON), çimento sektöründeki fiyat artışına tepki olarak 9-24 Eylül tarihleri arasında inşaatları durdurma kararı aldı. 40 şehirde 120 binden fazla üyesi olan konfederasyon, talepleri karşılanmadığı takdirde boykot süresini uzatmayı planlıyor.
İnşaat sektöründe son durum
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) malzeme ve işçilik kalemlerindeki maliyet artışlarını hesapladığı İnşaat Maliyet Endeksi, temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %44,76 artarak verilerin hesaplanmaya başladığı 2015’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Endeksi oluşturan kalemlerden biri olan malzeme maliyetindeki bir yıllık artış ise %56,41 seviyesinde gerçekleşti.
Bu tablo, inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kepenk kapamasına neden oluyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) verilerine göre, son bir senede 6 bin 188 inşaat şirketi faaliyetlerini sonlandırdı. Şirketlerin kapanmasındaki en büyük etken olarak pandemi, döviz kurlarındaki yükseliş ve faiz tarafındaki gelişmeler nedeniyle artan maliyetler gösteriliyor.
Çimento sektörü neden hedef gösteriliyor?
Çimentonun ton fiyatı, geçen yıl 160 lira iken hâlihazırda 450-500 lira civarında seyrediyor. İMKON Başkanı, 30 Ağustos’ta İnşaat Sektörü İstişare Toplantısı’nda %200 maliyet artışının kabul edilebilir olmadığını belirtmiş, bugüne kadarki girişimlerden sonuç alamadıkları gibi zam yapılmaya da devam edildiğini aktarmıştı. Nitekim, boykot kararı da bu toplantıda alındı. Öte yandan, nisan ayında Rekabet Kurulu’na taşınan fiyat artışı hakkında kapsamlı bir soruşturma yürütülüyor.
Sektör temsilcilerinin argümanı ne?
Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, piyasadaki çimento fiyatlarının maliyet artışının çok daha altında olduğunu ifade ediyor. Türkiye’de fiyatların 35-40 dolar aralığında olduğunu belirten Yücelik, bu rakamların dünya ortalamasının altında olduğuna dikkat çekiyor.
Yücelik’in açıklamalarına göre, çimento fiyatlarındaki artışın en büyük nedeni çimento üretiminde kullanılan iki yakıt türünün (petrokök kömürü ve linyit kömürü) fiyatlarındaki yükseliş. Son bir senede petrokök kömürünün fiyatı 50 dolardan 180 dolara; linyit kömürünün fiyatı ise 60 dolardan 176 dolara çıktı. Aynı dönemde dolar kuru, 6,86 TL’den 8,63 TL’ye yükseldi. Şu anda çimentonun fabrikadan çıkış fiyatı 300 TL civarında. Tüm bunlara KDV, nakliye ve bayii kârı da eklendiğinde fiyatların 400 TL’nin üzerine çıkması kaçınılmaz görünüyor.
Müteahhitlerin beklentileri neler?
Boykotu yürüten İMKON, çimento sektörü temsilcileriyle masaya oturarak ortak bir rakam üzerinde anlaşmak istiyor. Başkan Tellioğlu, “Enerjide %60 civarında maliyet artışı olduğunu kabul ediyoruz. Enerji maliyeti %80 artmış olsa bile %20 iyileştirme ile %100 zam olması gerekiyor. Yani 150 liralık çimentonun ulaşabileceği maksimum fiyat, 300 lira. Bu da kabul ettiğimiz bir rakam değil de anlaşılabilir, izahatı mümkün olan rakam diyebiliriz," diyor.
Çimento sektörü temsilcileri, müteahhitlerle aynı masaya oturur mu bilinmez; ancak TÜRKÇİMENTO ile Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), fiyatlarda olağandışı bir artış yapılmadığını savunmaya devam ediyor ve ekliyor “Çimentonun bir inşaatın tüm maliyeti içindeki payı %3,2. İnşaat sektöründeki fiyat artışlarının çimento sektörüyle ilişkilendirilmesi gerçeği yansıtmamaktadır.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu, çimento sektöründeki fiyat artışına tepki olarak inşaatları durdurma kararı aldı. Apple-Epic Games davası sonuçlandı. El Salvador, Bitcoin'i yasal para birimi olarak kullanmaya başladı.
13 Eyl 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




