Colorado, beyin dalgalarımızı korumak için ilk adımı attı


Web3 Ekonomisi Eğitimi başlıyor Blok zinciri teknolojisini ve blok zincirinin finansal kullanım alanlarını keşfetmek isteyen, 25-35 yaşları arasındaki genç profesyoneller, Akbank LAB , ReFi Türkiye ve CEF’in (Center of Excellence in Finance) iş birliğiyle ücretsiz olarak gerçekleşecek Web3 Ekonomisi Eğitimi ’nde yerlerini almaya başladı. Nedir? 2 Mayıs - 8 Haziran tarihleri arasında çevrimiçi gerçekleşecek eğitimler 6 hafta boyunca her hafta perşembe akşamı ve cumartesi sabahı olmak üzere 2’şer saat sürecek. Siz de Araştırmacı - Yazar Turan Sert ’in keyifli anlatımıyla gerçekleşecek olan eğitime hemen başvurabilir , eğitimi tamamladıktan sonra CEF tarafından Sabancı Üniversitesi onaylı sertifikanızı alabilirsiniz. Sınırlı katılımcıyla gerçekleşecek Web3 Ekonomisi Eğitimi ’nde yerinizi almak için detaylı bilgi ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz. Kayıt olmak için son gün: 24 Nisan .
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Colorado Valisi Jared Polis, insanların beyin dalgası verisini korumayı amaçlayan ilk tedbiri yasalaştırdı. Yasa, eyaletin mevcut kişisel gizlilik yasasındaki "hassas veri" tanımını biyolojik ve nöral veriyi de içerecek şekilde genişletiyor.
Yorumlar: Yasanın destekçileri, nöral verinin kişilerin düşüncelerini, hislerini ve fiziksel durumlarını deşifre etmek için kullanabileceğinden endişe ettiklerini belirttiler.
Ayrıntılar: Yasa, ticari alandaki nöroteknolojik gelişmelere odaklanıyor. Federal sağlık yasası, hastane ortamında elde edilen hasta verisini korurken tüketici verileri dikkate alınmıyordu. Böylelikle şirketler, beyin datasını üçüncü taraflara satabiliyordu. Colorado'da geçerli yasa ile tüketici kullanımına odaklanan nöroteknolojinin ulaştığı veriler koruma altına alınmış oldu.
Nöroteknoloji alanında gelişmeler
2019'dan 2020'ye kadar nöroteknoloji şirketlerine yapılan yatırımlar, küresel olarak yaklaşık yüzde 60 artış göstererek, 2021'de yaklaşık 30 milyar dolara ulaştı.
Nöroteknoloji sayesinde 2022'de tamamen felçli bir kişinin sadece gözlerini hareket ettirerek bilgisayar üzerinden iletişim kurması sağlandı. 2023'te ise bilim insanları felçli bir kadının beyin aktivitesini kopyalayarak bilgisayarda avatarını oluşturdu.
Ocak ayında Elon Musk, nöroteknoloji şirketi Neuralink'in ilk kez bir insanın beynine çip yerleştirdiğini duyurdu. Musk, hastanın tamamen iyileştiğini ve sadece düşünce gücüyle bilgisayar faresini hareket ettirip satranç oynayabildiğini de ilerleyen günlerde belirtmişti. Reuters'ın haberine göre Nisan ayının başında Neuralink'in rakibi Synchron, cihazının ticari onay alması için büyük ölçekte insan deneylerine başlayacağını belirtmişti.
Öte yandan: İnsan haklarını nöroteknolojinin kötü kullanımına karşı koruyan Neurorights Foundation, yayımladığı 100 sayfalık raporunda 30 ticari nöroteknoloji şirketi arasında sadece birinin kişisel nöral veriye erişimi kısıtladığını, şirketlerin 3'te 2'sinin 3. partilerle veri paylaşabileceğini ve 2 şirketin zaten verileri sattığını bildirdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Colorado valisi, nöroteknoloji alanındaki çalışmalara karşı beyin verilerini koruyan ilk yasayı imzaladı. Twitter ve Clubhouse'u birleştiren yeni uygulama Airchat, Whatsapp'ta ses kaydı atanların favorisi olmayı hedefliyor.
23 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.



