COP28: 10 Aralık 2023

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
CAN’ın ECO bülteni, COP28’de ele alınan çeşitli konulara ve iklim eylemleriyle ilgili önemli meselelere dikkat çekiyor. Adaptasyon, insan hakları, yenilenebilir enerji, gıda sistemleri ve enerji verimliliği gibi konuların yanı sıra AB’nin tutumu ve Vietnam’ın sivil toplum üzerindeki baskısı gibi sorunlar da öne çıkarılıyor. Bu bülten, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel çabanın çok yönlü doğasını ve karşılaşılan zorlukları vurguluyor.
- Küresel adaptasyon hedefi üzerine Afrika’dan bir atasözü: CAN, Küresel Adaptasyon Hedefi’ni (GGA) güçlendirme ihtiyacını, Afrika atasözleri üzerinden güçlü ve basit metaforlarla anlatıyor.
- GGA çerçevesi, baobab ağacı gibi güçlü ve yüksek hedeflerle desteklenmeli; robust, destek ve hedefler olmadan eksik kalıyor.
- İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi: Beyannamenin 75. yıldönümü, COP28’de dikkate alınmadı ve temel haklar göz ardı edildi.
- ECO, insan haklarının COP28 çıktılarının işleyişinin merkezinde olması gerektiğini vurguluyor.
- 100% yenilenebilir enerji yarışı: Şili, Brezilya ve Çin ilk üç sırayı aldı. ECO, zengin ülkelerin yenilenebilir enerjiye geçişte daha fazla çaba göstermeleri ve yatırım yapmaları gerektiğini belirtiyor.
- Fosil yakıtsız gıda arayışı: COP28’de vadedilen gıda ve iklim adımlarının yetersiz kalması eleştiriliyor.
- ECO, fosil yakıtsız gıda sistemlerinin dönüşümünün önemini vurguluyor.
- Enerji verimliliğini artırma yolları: ECO, enerji verimliliğini artırmak için cihaz sektöründe önerilen yolları anlatıyor.
- Raporda, 10 özel cihaz üzerinde eylem alınmasının 2050’ye kadar 9.2 GT CO2 emisyonunu azaltabileceği belirtiliyor.
- AB’ye dikkat: AB’nin Yeni Toplu Niceliksel Hedef müzakerelerinde Kayıp ve Zarar’ı dahil etmeme konusundaki tutumu eleştiriliyor.
- ECO, AB ve diğer zengin ülkelere, iklim adaleti ve finansman desteği çağrısında bulunuyor.
- Vietnam’ın iklim aktivistlerine yönelik tutumu: Vietnam hükümetinin iklim aktivistlerini haksız yere hapse atması ve sivil toplum alanını daraltması eleştiriliyor.
- ECO, Vietnam’ın bu davranışlarını Günün Fosili ödülüne layık görüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir mikologun araştırmalarından mantarların ekosistemdeki hayati rolü üzerine.
10 Ara 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?



