Değişen tüketici öncelikleri ve moda sektöründe yeni fırsatlar

Moda şirketlerinin 2024 ajandasında ekonomik zorluklar, teknolojik değişimler ve gelişen rekabet ortamı ön planda.
Değişen tüketici öncelikleri ve moda sektöründe yeni fırsatlar

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

McKinsey'nin Kasım ayı sonunda yayımladığı The State of Fashion 2024 raporuna göre moda sektörü liderleri içinde bulunduğumuz yıla dair beklentileri tarafında belirsizlik hissediyor. Bu da düşük ekonomik büyüme, kalıcı enflasyon ve zayıf tüketici güveni olasılığını yansıtıyor.

Kurum analizine göre, küresel moda sektörü 2024 yılında bölgesel ve ülke düzeyinde farklılıklar göstermekle birlikte %2-4 arasında bir büyüme kaydedecek. Tüketici güvenindeki düşüş ve hanehalkı tasarruflarındaki azalma ile kısıtlanan harcamaların en olası nedenler olacak.

Bir kez daha, lüks segmentin en kârlı payı oluşturması bekleniyor. Ancak bu segmentte bile şirketlerin zorlu ekonomik ortam nedeniyle zorlanması muhtemel. Tüketiciler, pandemi sonrası yaşanan dalgalanmanın ardından harcamalarını dizginledikçe, segmentin 2023 yılındaki %5-7 seviyelerine kıyasla daha az, %3-5 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Avrupa ve Çin'deki büyüme yavaşlarken, ABD'deki büyümenin nispeten zayıf bir 2023'ten sonra toparlanması ve bu ülkedeki biraz daha iyimser görünümü yansıtması bekleniyor.

Sektörel trendler

  • Üretken yapay zekanın 2023'teki çıkış yılından sonra, sektör genelinde her geçen gün daha fazla kullanım alanı ortaya çıkıyor. Değer yakalamak için moda oyuncularının otomasyonun ötesine bakması ve yapay zekanın yaratıcı insanların potansiyelini geliştirme ihtimalini keşfetmesi gerekecek.
  • Hızlı moda rekabeti her zamankinden daha şiddetli olabilir. Shein ve Temu'nun başını çektiği rakipler fiyat, müşteri deneyimi ve hız konularında yeni taktikler geliştiriyor. Sektörde başarı, yeni tüketici tercihlerine uyum sağlamaya bağlı olabilir.
  • Moda sektörü performans pazarlamasından uzaklaştıkça marka pazarlamasının yeniden ön plana çıkması bekleniyor. Pazarlamacılar uzun vadeli marka oluşturmayı vurgulamak için kural kitaplarını yeniden yazarken, tüketicilerle duygusal bağlar kurmaktan fayda sağlayabilirler.
  • Sektörün kendi kendini düzenleme dönemi sona eriyor. Markalar ve üreticiler, beklenen değişikliklere uyum sağlamak için iş modellerini yenilemeyi düşünebilir.
  • Tüketici talebindeki değişimler, sipariş dalgalanmalarının tedarik zincirlerinde öngörülemeyen bir şekilde yankılandığı bir kamçı etkisi yarattı. Markalar ve perakendeciler şeffaflık ve stratejik ortaklıklara odaklandıkça tedarikçiler muhtemelen baskı altında kalacaktır.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🛍️ Sektörel: Enerjide alternatif, modada öncelikler

Küresel emisyonlar bir önceki yıla göre 410 milyon ton artarak 37,4 milyar tona ulaştı. Moda şirketlerinin 2024 ajandasında ekonomik zorluklar, teknolojik değişimler ve gelişen rekabet ortamı ön planda.

06 Mar 2024

🛍️ Sektörel: Enerjide alternatif, modada öncelikler

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?