Dijital müşteri olmak


Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Yeni dijital sınıfları anlamak üzere, dijital emekçilere odaklanarak başladığım gözlemlerime “dijital müşteri” ile devam etmek istiyorum…
Öncelikle dijital müşteriyi tanımlamakla başlayalım. Kabaca dijital müşteri, herhangi bir cihazla, istediği yerden istediği ürünü ya da hizmeti satın alan kişiye deniyor. İlk bakışta dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan ve internet bağlantısı olan herhangi birisi kolayca müşteriniz olabilir gibi anlaşılıyor. Dükkanlar açmaya, kira, elektrik faturası ödemeye, onlara kişi çalıştırmaya ihtiyacınız yok. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var… Tıpkı sizin gibi düşünen milyonlarca satıcı var.
Dijital müşteri neden sizi, sizin ürününüzü tercih etsin?
Aslında temel soru bu! Bu sonsuz gibi görünen müşteri portföyünden en üst düzeyde yararlanmak, var olan müşterilerinizin sadakatini artırmak, yeni müşteriler elde etmek için neler yapmalısınız? İlk adımınız bu yeni müşteri profilinin ne istediğini anlamak, beklentilerini doğru analiz etmek, alışkanlıklarını, alışveriş tercihlerini anlık olarak incelemek. Kısaca dijital müşterinizi tanımanız gerekiyor. Elbette bunun için de ürünlerinizi satmak için teknoloji yatırımı da yapmalısınız, yani siz de aslında dijital bir şirket olmalısınız. Rakamlar, birçok şirketin işte bu dönüşüm için büyük yatırımlar yaptığını gösteriyor. 2018 yılında dijital dönüşüme yapılan net küresel harcama, yaklaşık 1 trilyon dolarken, bu rakamın 2022’de 2 trilyon doları aşması bekleniyor. Kısaca rakipleriniz boş durmuyor!
Dijital müşterilerin öncelikleri nelerdir?
Dijital müşteri için alışveriş günün her saatinde, her yerde yapılabilecek bir etkinlik. Kimi işe giderken serviste, kimi toplantıda, kimi de akşam saatlerinde, kısaca uygun oldukları her anlarını alışverişe ayırabiliyor. Alışveriş için herhangi bir yere gitmeleri gerekmediği için ilk gördükleri ürünü almak yerine seçici davranıyorlar. Ürün ve fiyat karşılaşması yaparak bütçelerine, ihtiyaçlarına en uygun ürünleri tercih ediyorlar.
Satın alma kararı vermeden önce ürün hakkındaki bilgileri detaylı şekilde okuyor, daha önce yapılmış yorumlara önem veriyorlar. Ödeme seçenekleri de kritik bir konu… Banka ya da kredi kartının dışında farklı ödeme yöntemleri, sitenin ödeme konusundaki güvenlik önemleri, ürünün kargolanması, kargonun ulaşma süresi, ürünün eline ulaşana kadar olan süreçteki bilgilendirme, iade kolaylığı gibi birçok deneyim dijital müşterinin bir sonraki alışverişi için belirleyici oluyor. Seçenek çok olunca müşteri, sanal dünyada karşılarına çıkan pazar yerlerini, şirketleri sitelerini ilk denemeden sonra hızla eleyebiliyor. Bazen kullanıcı yorumları ve forumlardan aldıkları bilgilerle denemeye bile değer bulmuyor.
Kritik beklentiler…
Dijital müşterinin ilk dikkat ettiği şey, sitenin kullanıcı dostu olması…. Görsellerin kaliteli, bilgilerin ayrıntılı olması ve karar verdikten sonra da hızlıca satın alma adımına geçilebilmesi en önemli kriter. E-ticaret platformunun web ve mobile göre düzenlenmiş olması, mobil uygulamasının kullanım kolaylığı da önem taşıyor. Aramaların kolaylığı, güncel teknolojilerin ve formatları kullanılması kararı hızlandırıyor.
Müşteri hizmetlerinin iyi çalışması, sorulara hızlı yanıt verilmesi, iade ve değiştirme gibi süreçlerin kolaylığı seçimlerde etkili oluyor. Üstelik bu konularda kötü örnekler iyi hizmetlerden on kat daha hızlı yayılıyor.
Dijital tüketicinin bir diğer yönü de satıcı tarafından tanınmak. Bir kez alışveriş yaptıktan sonra siteyi ziyaret ettiğinde tanınmak yani kendilerini özel hissetmek istiyorlar. Yapılan bir araştırmalar, dijital müşterilerin kendilerini tanıyan ve geçmiş işlemleri üzerinden isabetli ürün ve hizmet öneren bir şirketten satın alma olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor.
İşin bir diğer püf noktası ise ödüllendirilme. Dijital müşteriye özel kampanyalar, ödüller, puanlar gibi beklenmedik teklifler müşteri sadakatini artırıyor. Bazen pakete eklenen küçük bir hediye, kişisel bir not bile mutlu edebiliyor.
Dijital değişime direnenler!
Hal böyleyken bu değişime direnenler de var. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir araştırmaya göre, 2022 yılında sadece ABD’de Bankalar kredi kartı müşterilerine 12 milyar dolar ceza kesmiş! Bir diğer deyişle geleneksel sektörler müşterilerine cezalandırmaya ve bunu bir gelir kapısı olarak görmeye devam ediyor. Sadece bankalar değil, çok farklı sektörlerde buna benzer yaklaşımlara tanık oluyoruz. Örneğin ülkemizin çok bilinen TV platformlarından biri… Üyelikten ayrılmak istediğinizde uzun süreçlerin sonunda sizden bir dilekçe yazıp faks çekmenizi istiyor. Doğru duydunuz faks istiyor. Benzer durumu birçok sektörde görmek mümkün; telekom şirketleri, zincir mağazalar gibi, bankalar, sigorta şirketleri…
Dijital Müşteriye geleneksel yöntemlerle yaklaşan şirketlerin önemli bir oranda müşteri ve itibar kaybı yaşadıklarını görüyoruz. Dijital müşteri zorluk çıkaran markalardan uzaklaşıyorlar. Hayatlarını kolaylaştıran markalara yakınlık duyuyor.
Sözün özü; “Dijital müşteri velinimetinizdir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
SC Danışmanlık kurucusu Dr. Soner Canko, yeni yazısında "dijital müşteri" kavramını açıklıyor. Social Enterprises LLC'ın COO'su Mustafa Emre Selek, yurt dışında şirket kurma süreçlerini anlatıyor.
15 Nis 2022

YAZARLAR

Soner Canko
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soner Canko, aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nden yüksek lisansını ve doktora derecelerini aldı. Kariyerine 1990 yılında başlayan Canko, bir çok yerli ve çok uluslu şirkette çalıştıktan sonra 2011-2020 yılları arasında Bankalararası Kart Merkezi’nin genel müdürlüğü yaptı. Bu göreviyle birlikte Türkiye kartlı ödemeler pazarına yeni teknoloji ve hizmetler sunmaya odaklanan Canko, Türkiye’de banka kartları, Chip&PIN ve temassız ödemelerin gelişimi çalışmalarına liderlik yaptı. Türkiye’nin mobil dijital cüzdanı BKM Express ve Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY markalarının hayata geçmesini sağlayarak, ekonominin kayıt altına alınması ve nakitsiz topluma geçmesi amaçlı çalışmalarda bulundu. Nisan 2020'de BKM'deki görevinden ayrılan Soner Canko, kurucu olduğu SC Yönetim & Danışmanlık çatısı altında finans ve teknoloji şirketlerine danışmanlık hizmetleri vermektedir. Türkiye’de finansal teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla da tanınan Dr. Canko, • FinTech İstanbul, • Blockchain Türkiye, • Siber Güvenlik Türkiye, • Girişimci Kurumlar Türkiye platformlarında kurucu olarak görev almıştır.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




