Eda Soylu'dan 'Alt/Üst': Yıkılan evler ve betona gömülen çiçekler üstüne

Paul Klee, Modern Sanat Üzerine adlı kitabında, sanatçının kaynaklarını (düşler, fanteziler vb.), uygun yaratıcı araçlarla birleştirmesi sonucu ortaya çıkan tuhaf şeylerin, “yaşamı bayağılıktan çıkarıp yükselmesine yardım eden sanat”ın, gerçeklik hâline geldiğini yazar.
Eda Soylu, Amerika’da resim eğitimi aldığı Rhode Island School of Design’da ürettiği ilk çizimlerden beri, betona gömdüğü krizantemler de dahil tüm işlerini ve sergilerini birer otoportre olarak, kendi hikayesinin, kişisel yolculuğunun durakları olarak gördüğünü söylüyor. Amerika’da başlayan hikayesinin ikinci durağı, 2012 yılında okulun Avrupa Onur programıyla gönderildiği Roma. Roma’da yaşadığı dönemde Arnavut kaldırımlı sokakları adımlarken tesadüfen karşılaştığı, Gunter Demnig’in Stolpersteine (Tökezleme Taşları) adlı yerleştirmesi sanatçının üzerinde büyük bir etki yaratıyor. Eda Soylu, “Benim sanat pratiğimin temeli o anda ve orada atıldı” diyecektir yıllar sonra bir röportajında.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Nagehan Kara
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Işık Üniversitesi, Sanat Kuramı ve Eleştiri yüksek lisans programını tamamladı. Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat doktora programına devam ediyor. BirGün Gazetesi ve çeşitli süreli yayınlarda sanat eleştirisi/yazıları yazdı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




