Eda Tuğsuz: “Tokyo’nun ardından gözüm her zaman kürsüde olacak.”

Eda Tuğsuz ile olimpiyat dördüncülüğü, sakatlık süreci ve 2024 Paris yolunda hedeflerini konuştuk.
Eda Tuğsuz: “Tokyo’nun ardından gözüm her zaman kürsüde olacak.”

10 Eylül - BMI Business School - Punto
BMI Business School ile birlikte

Türkiye’nin lider iş okulu: BMI Business School Yeni bir teknoloji, küresel bir salgın ya da çağa hakim paradigma, iş dünyasının her alanını dönüştürüyor. Dolayısıyla iş dünyasında başarılı olmak, sürekli gelişmeyi zorunlu kılıyor. Gelişmeleri takip eden ve dünyanın önde gelen okullarıyla iş birlikleri gerçekleştiren BMI Business School , güncel eğitim programlarıyla donanımlı liderler yetiştiriyor. Nedir? 2004'te kurulan BMI Business School , Türkiye'nin lider iş okulu olarak akademi ve iş dünyası arasında bağlantı noktası olarak konumlanıyor. Neden önemli? Business school konseptinin Türkiye'deki öncü kurumu olan BMI’ın şimdiye kadar tasarladığı ve uyguladığı 700'den fazla genel katılımlı eğitim/sertifika programıyla toplamda 12 binin üzerinde profesyonelin gelişimine katkıda bulunması, bu alandaki deneyimini ispatlıyor. Neler var? BMI’ın Sorbonne Üniversitesi, Mannheim Business School, Frankfurt School of Finance, London School of Economics gibi okulların iş birliğiyle zenginleştirdiği programlar; uzmanlık eğitimleri, yönetici eğitimleri, zirveler ve konferanslar ve kurumsal eğitimler gibi kategorize ediliyor. BMI Business School’un 2022 Akademik Güz Dönemi takvimine dair bilgi almak ve kayıt yaptırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

  • Gelişim ve sistem: Olimpiyatlar biliyorsunuz pandeminin gölgesinde geçti. Bu sene yapılan organizasyonlara ise sporcular ayrı bir heyecanla, ayrı bir tempoyla hazırlandılar çünkü herkes rutin antrenman düzenine geçebildi. Bunun yanında atletizmde bir taraftan deneyimli bir nesil tecrübesini katlarken, bir taraftan başarı için çok hevesli genç bir nesil yetişiyor. Bu yıl Paris Olimpiyatları öncesinde ara bir dönem diye düşünüyorum, 2023 senesinde daha çok başarı ve madalya haberlerinin geleceğine inanıyorum.
  • Kulüp ve sponsor yapısı: Kulübüm Fenerbahçe çatısı altında olmak benim için gerçekten çok kıymetli. Bu kadar büyük bir kulübün amatör branşlara ve olimpik sporculara bu denli değer vermesinin, Türkiye sporunun gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Misyonlarının sadece futbol, basketbol ve voleybol gibi popüler branşları geliştirmek değil; sporun her alanında yer almak olduğunu gösteriyor bize. Bunun bizlere verdiği manevi güç ve destek gerçekten çok büyük.

Kulüp yatırımının yanı sıra markaların sağladığı sponsor desteği ise bir sporcunun branşını, dünya seviyesinde sürdürebilmesi için çok kritik. İşin görünmeyen kısmında teknik ekipmanların kalitesinden bir spor psikologuyla çalışmak, özel kamplara gidebilmek gibi çok fazla ihtiyaç var. Umuyorum ki önümüzdeki dönemde sporcuların başarı ortaklığı kurabileceği daha fazla marka çıkar ve sporcular sadece sporlarına odaklanıp, ülkemize daha fazla başarı haberi getirebilirler.

TRT Spor Yıldız

2020 Tokyo’da elde ettiğiniz kıymetli başarı, olimpiyat tecrübesi ve kürsünün kıyısına kadar gelmek size neler kazandırdı?

Olimpiyatlara giderken tek düşüncem bu deneyimin tadını çıkarmak ve o havayı solumaktı. İçimde her zaman potansiyelini bilen, kazanmayı çok isteyen bir ruh var ama sanırım olimpiyat arenası için bunu ilk etapta düşünmek istemedim. Kendime bir hedef koymamıştım. O sahaya çıktığımdaysa işler tamamen değişti; oradaydım ve inanılmaz bir istekle, güçle o madalyayı istiyordum. Elimden gelenin en iyisi için atışımı yaptım ve madalya kıl payıyla kaçtı. Tokyo bana çok ama çok büyük bir çıkarım öğretti, bundan sonra gözüm her zaman kürsüde olacak.

2022’de Akdeniz Oyunları’nda gümüş madalyanın sahibi oldunuz, Dünya Atletizm Şampiyonası’na katıldınız. Tokyo’nun ardından Oran ve Oregon nasıl bir tecrübe oldu?

Tokyo Olimpiyatları sonrası omzumdaki sakatlıktan dolayı uzun bir tedavi sürecine girdim ve antrenman programım sekteye uğradı. Akdeniz Oyunları ve Dünya Şampiyonası’nda yer aldım fakat buradaki atışlarımda omuz kaslarımda daha büyük bir yırtığa sebep olmamak için çok dikkat etmem gerekti. Akdeniz Oyunları’nda madalya gelse de attığım mesafeler, tahmin edersiniz ki benim için tatmin edici olmadı. Sakatlıkların sporun doğasında olduğunu biliyorum, o yüzden tedavim sonlanana kadar önceliğim daha uzağa atabilmek değil, omzumu yeniden eski performansında kullanabilmek.

Instagram hesabınızda yaptığınız paylaşımda bu yıl sakatlık sürecinin sizin için öğretici olduğundan bahsediyorsunuz. Yaşadığınız hisleri açmak ve 2024 Paris hedefinizden bahsetmek ister misiniz?

Sakatlık benim için gerçekten zorlu bir süreç oldu. Şöyle düşünün, her gün defalarca aynı hareketi yapmaya programlanmış bir omzu ya durdurmanız ya da farklı şekilde atmaya zorlamanız gerekiyor. Omzumu dinlendirdiğim ve farklı antrenmanlara yöneldiğim dönemler oldu. Atış çalışmalarına başladığımda ise antrenörümün yönlendirmesiyle, sakatlık olan kısmı zorlamadan denemeler yapmaya devam ettik. İşin fizyolojik zorluklarının yanında bu psikolojiyi yönetmek de gerçekten sabır gerektiriyordu.

Siz potansiyelinizi ve çektiğiniz acıya rağmen çalışmaya devam ettiğinizi biliyorsunuz ama maalesef yaşadığınız süreci bilmeyen insanlar, bazen sadece başarı odaklı bakabiliyorlar. Açıkcası bunu görmek beni başlarda biraz üzdü. Ama üzerine çokça düşündüm, mental çalışmalar yaptım ve şu an zihnimin eskisinden daha temiz ve güçlü olduğunu hissediyorum. Bu tarz sakatlıklar sporun doğasında var, potansiyelimi biliyorum, hedefimi çok iyi biliyorum. Her gün çalışıyorum, her gün bunu düşünüyorum. Tokyo’da madalyayı kıl payı kaçırdım ama Paris’te o madalyayı boynuma takmaktan başka bir hedefim yok. Umarım gerçekleştirebilirim ve o zaman geldiğinde sizlerle sakatlığım üzerine değil, madalyam üzerine konuşabiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎽 Türkiye’nin madalyalarla imtihanı #4: Atletizm

Röportaj: Eda Tuğsuz, Şilan Ayyıldız, Mert Aydın ve Şevket Furkan Erbay’a atletizmin güncel durumunu sorduk.

10 Eyl 2022

Eda Tuğsuz

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?