

Gençler Alternatif Bank Engelsiz Bankacılık Ideathonu'nda engellerin kalktığı bir dünya için geleceğe yön verecek yenilikçi fikirler üretti Alternatif Bank ’ın gençlerin Engelsiz Bankacılık alanındaki heyecan ve ümit verici fikirlerine kulak vermek amacıyla düzenlediği Engelsiz Bankacılık Ideathonu bu yıl ilkleri yaşadı. Serdar Kuzuloğlu’nun moderatörlüğünde canlı yayınlanan büyük finalde, alanında uzman konuşmacılarla da güzel bir sohbet gerçekleşti. Nedir? Herkes için hak temelli ve erişilebilir bir bankacılık hizmeti sunmak amacıyla “Engelsiz Bankacılık” çalışmalarına odaklanan Alternatif Bank’ın, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği ideathonda gençler, engelli bireylerin bankacılıkta karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek üzere erişilebilirlik ve evrensel tasarım yaklaşımıyla yenilikçi fikirler geliştirdiler. “ Benim de bir fikrim var! ” diyen gençlerden oluşan takımlar, toplumsal sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak inovatif fikirleri ve enerjileriyle engelleri ortadan kaldırmak için çalıştılar. Neler oldu? Online başvuruları takip eden ön eleme etabı sonrası seçilen 14 takım, üç hafta boyunca başta engellilik tanımları, engel gruplarını tanıma ve etkili iletişim kurabilme adına dil ve perspektif birliği üzerine yoğun bir eğitim aldı. Sahada farklı engel grupları ile görüşmeler yapan gençler, “ Design Thinking ” ve “ Lean Startup ” metodlarıyla fikir ve projelerini geliştirdiler. Siz de gençlerin bankacılık hizmetlerinde engellilerin karşılaştığı sorunların çözümü için ürettiği yaratıcı projelerini merak ediyorsanız bu bağlantı üzerinden etkinliğin tamamını izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Elon Musk, 20 Nisan’da Twitter hesabında “_______ is the Night” mesajını paylaştı. Mesaj, sosyal medya kullanıcıları ve gazeteciler cephesinde yeni bir tartışmayı alevlendirdi: Elon Musk, Twitter’ın tamamını satın almak için “pay alım teklifinde” bulunmaya mı hazırlanıyor? Bu tartışmanın nedeni mesajın, F. Scott Fitzgerald'ın “Tender Is the Night” adlı romanına gönderme olarak algılanmasıydı. Üstelik Musk, 16 Nisan’da da Twitter hesabından “🎶Love Me Tender🎶” mesajını paylaşmıştı. İki mesajda da “tender” kelimesinin geçmesi, pay alım teklifi iddialarını güçlendirdi.
Neden? Pay alım teklifinin İngilizce’deki karşılığı “tender offer”. Eğer gerçekleşirse bu adım Musk’a, Twitter hisselerini satın alma teklifini doğrudan hissedarlara yönlendirme ve yönetim kurulunu saf dışı bırakma imkânı verecek.
Yapabilir mi? Elon Musk, hâlihazırda Twitter’ın %9,2’sine sahip; ancak 14 Nisan’da şirketin tamamını 43 milyar dolara satın almayı teklif etti. Buna karşılık Twitter’ın yönetim kurulu, hissedar haklarını korumak amacıyla “zehir hapı” stratejisini uygulayacağını açıkladı.
- Nedir? Zehir hapı stratejisi, bir şirkete yönelik “düşmanca” bir satın alım gerçekleşmesi durumunda potansiyel alıcı dışındaki hissedarlara indirimli fiyattan şirketten daha fazla hisse satın alma hakkı veriyor. Böylece, şirket hisseleri daha az çekici hale gelirken potansiyel alıcının elindeki hisse sayısını artırması zorlaşıyor.
- Ne zaman uygulanacak? Twitter, herhangi bir kişi veya grup, yönetim kurulu tarafından onaylanmayan bir satın alma işleminde hisselerin en az %15'ini satın alırsa "zehir hapı" planını yürürlüğe sokmayı planlıyor.
- Engel teşkil ediyor mu? Dolayısıyla Musk, planın uygulanmasını istemiyorsa pay alım teklifi yapsa dahi hisselerinin oranını %15’in altında tutmak zorunda. Öte yandan, hissedarların çoğu Musk’ın pay alım teklifini kabul etmek isterse Twitter, zehir hapı planını rafa kaldırmak zorunda kalabilir.
Teklifi artıracak mı? Elon Musk, Twitter’ın tamamını satın almak istediğini açıkladığında hisse başına 54,2 dolarlık teklifin “en iyi ve son” teklif olduğunu belirtmişti. Geçen hafta, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından yayımlanan belgeler, Musk’ın teklifi finanse edebilmek için 46,5 milyar dolarlık finansmanı garantilediğini ortaya koydu. Musk, Morgan Stanley ve diğer finansal kuruluşlardan 25,5 milyar dolar borç finansmanı taahhüdü alırken kendi öz sermayesinden de 21 milyar dolarlık ek katkıda bulunma sözü verdi.
- Bloomberg’ün hesaplamalarına göre bu rakam, Elon Musk’ın hâlihazırda sahip olmadığı Twitter hisselerini satın almak için ihtiyaç duyacağından 9 milyar dolar daha fazla. 46,5 milyar dolarlık finansman, işlem maliyetleri hariç, hisse başına neredeyse 64 dolara denk geliyor. Dolayısıyla analistler, Musk’ın hisse başına 54,2 dolarlık teklifini artırabileceğini düşünüyor.
- Bloomberg Intelligence analisti Mandeep Singh, Musk’ın fiyatı yükseltmesinin "pay alım teklifini" Twitter hissedarları için daha çekici kılacağını söylüyor ve ekliyor: “Pay alım teklifinde, ilk teklifinizden daha yükseğe çıkmanız gerekiyor. Küçük hissedarları hisselerini satmaya iten şey bu.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de konut fiyatları, şubat ayında yıllık %96,4 artarak rekor kırdı. AB, "Dijital Hizmetler Yasası" konusunda uzlaşmaya vardı. Netflix, 2021'in ilk çeyreğinde 200 bin abone kaybetti. CNN+'ın yayın macerası, bir ay sürdü.
25 Nis 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



