

Geleceğin Galaxy’leri Galaxy Unpacked 2022 'de Hep aynı, eski açılardan sıkılmadınız mı? Öyleyse 10 Ağustos’a hazır olun . Neden? Geleceğin Galaxy’leriyle tanışmak üzere 10 Ağustos günü Galaxy Unpacked 2022 ’de buluşuyoruz. Eskisinden kat kat iyi bir hayatı deneyimleme fırsatı, hayatı ikiye katlayan teknolojilerle bu etkinlikte olacak. Bugünün telefonlarını rafa kaldıracak Galaxy Unpacked 2022’ye canlı tanık olmak için 10 Ağustos’ta bu bağlantıya davetlisiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Eurosport spikeri ve Socrates Dergi yazarı Emre Yazıcıol, Türkiye’de yüzmede yukarıya giden çizginin farklı sebeplerini anlatırken yüzmenin geleceğine yönelik görüşlerini paylaştı:
- Gelişim ve sistem: Tokyo 2020’ye, yüzme tarihimiz için rekor bir sayı olan 11 yüzücü ile katıldık. Her ne kadar hiçbir sporcumuz final görememiş olsa da, ortada bir çıkış olduğu gerçek. İvedilikle sonuç alınamadı ancak eski koç (Dimitri) Mançeviç ile birlikte başlayan süreçte, yüzmeye yatırım ve ilginin artması meyvelerini vermeye başladı.
Yukarı çıkan çizgiyi tamamen sistemsel bir başarı olarak tanımlamak ne derece doğru olur bilemiyorum zira, birçok başka etmenin de rol oynadığını göz ardı edemeyiz. Bunlar arasında önde gelen spor kulüplerinden bazılarının yaptığı yatırım, daha fazla genç sporcunun burs alarak ABD üniversitelerine gitmesi, hatta pandemi şartlarının belli ölçüde fırsata çevrilmiş olması dâhi var. - Kulüp, tesis ve sponsor yapısı: Türkiye’nin neredeyse her bölgesinde, çocukların yüzmeye başlayabileceği havuz ve kulüplerin olduğunu biliyorum. Ancak profesyonel olmak ve uluslararası boyutta mücadele edebilmek için gerekli şartları sunan kulüplerin sayısı elbette yeterli değil. Fenerbahçe, Galatasaray ve ENKA, Türkiye yüzmesini domine ediyor. Sonuçta, Türkiye’nin diğer 80 ilinden yetişen sporcuların büyük kısmı İstanbul’un yolunu tutmak zorunda kalıyor.
"Çarpıcı bir örnek olarak, Fenerbahçe’nin sporcusu olan Emre Sakçı’nın, pandemi döneminde memleketi İzmir’de açık uygun tesis bulamadığı için denizde idman yapmasından bahsedebiliriz. Antalya’da, Chad Le Clos ve Sarah Sjoström gibi dünya yıldızlarının kış aylarında istifade ettikleri Gloria gibi bir tesisin olması büyük bir nimet. Fakat bu kadar büyük bir ülkede, bu tür merkezlerin sayısının artması ve coğrafi olarak çeşitlendirilmesi bir mecburiyet."
Yazıcıol, yüzmenin medyada bulduğu yeri, tüm olimpik branşları göz önünde bulundurarak şu sözlerle değerlendirdi: "Henüz başarı, bilhassa dar kalıplar ve ezberler içinde sıkışmış geleneksel Türkiye spor medyasınının dikkatini çekecek noktada değil. Bunun için olimpiyatta final yüzmek dahi yeterli olur mu, açıkçası ondan da şüphelerim var. Ancak madalya geldiğinde istediğimiz, beklediğimiz, olması gerektiği gibi bir ilginin doğabileceğini düşünüyorum."
Bu konuda önümüzdeki çarpıcı örnek Mete Gazoz. Türkiye yüzmesinde belki de tarihte en fazla ses getiren isim Emre Sakçı. Kısa kulvarda 50 metre dünya rekorunu, 100 metre Avrupa rekorunu kırdığında, oldukça geniş şekilde medyada yer buldu. Daha önemlisi, konvansiyonel medyanın yanında, sosyal medyada da gündem oldu. Bunun yüzücüye ekonomik dönüşü nasıl oldu, bunu bilemiyorum ancak şu anda Emre’yi sürekli reklamlarda görmüyoruz. Bu maalesef dünyada, ama daha büyük ölçekte ülkemizde 4-5 popüler sporu yapmayan isimlerin kötü kaderi.
Akdeniz Oyunları’nda toplam 21 madalya toplayan kafilede yer alan Berke Saka, Merve Tuncel gibi isimler henüz bir yıl önce gençler kategorisinde mücadele etti. Farklı organizasyonlarda kürsüye çıkmış daha tecrübeli isimlerle birlikte, Türkiye’nin projeksiyonu nasıl görüyorsunuz?
Millî Takım antrenörlerimiz, Tokyo 2020 esnasında genç ve umut veren sporcularımız ekseninde uzun vadeli bir planları olduğundan bahsettiler. Bu çerçevede önce A barajı ile oyunlara giden sporcularımızın sayısını arttırmak, takiben önce finallere kalmak, sonra madalya kazanmak amaçlanıyor. Yüzmede şu ana kadar bir kez dâhi olimpik final görememiş bir ülke için adım adım gitmek ve uzun vadeli bir plan yapmak önemli. Büyük kulüplerimizden yetişip ABD’de üniversitelere bursla giden sporcularımızın sayısının artması, bu planın önemli bir halkası.
ABD dışında Avustralya, İtalya, Japonya, Çin, Fransa gibi kendi programları olan ekoller haricinde kalan neredeyse tüm ülkelerin izlediği rota bu esasında. Bu sisteme angaje olmaya başlamak ilerisi için umut veriyor. Dikkat çekilmesi gereken olumsuz noktaysa, Türkiye’deki spor kulüplerinin yaşadıkları ekonomik sorunlarla beraber, amatör şubelerin kapanmasının sürekli gündeme gelmesi. Kulüpler devlet desteği yeterli boyutta olmadığı için olimpik sporcu yetiştirme misyonunu, giderek daha az memnun olarak yapar hale geldiler. Bu durum çözüme kavuşturulmadıkça, Türkiye’nin kötüleşen mali durumunu da hesaba kattığımızda, olimpik sporlarla ilgili akılda soru işaretleri kalıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye’de yüzmede yaşanan gelişimi Nida Eliz Üstündağ, Berk Özkul, Erkan Mutlu ve Emre Yazıcıol ile konuştuk.
06 Ağu 2022

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


