Enflasyonun iş dünyasına yansımaları


Bambaşka bir güç: Lexus RX Kalite, performans, tasarım ve güvenliği bir araya getirmek, bunu da ayrıcalıklı lüks bir deneyimle buluşturmak sizce ne kadar mümkün? Bizce mümkün, kanıtı ise Lexus RX . Bu zorlu denklemi en başarılı şekilde çözerek lüksün tanımını yeniden yapan Lexus , hem lüks hem de ayrıcalıklı bir sürüş deneyimini RX modeliyle kullanıcılarına sunuyor. Şık ve cazibeli tasarım, eşsiz konfor ve Takumi zanaatkârlığını en ince ayrıntısına kadar hissettiren üstün el işçiliği ile size araç içerisinde kendinizi her zaman özel hissettirecek. Konforun yanı sıra bambaşka bir güç vadeden Lexus RX , sahip olduğu turboşarjlı 2 litre benzinli motor performansıyla da heyecan verici olmayı başarıyor. Premium bir SUV'dan beklediğiniz her şeye sahip olan Lexus RX, benzersiz lüks hissi ve inovasyonları buluşturan Lexus’un en gelişmiş teknolojileri ni barındırırken, Lexus Safety System+ 'ın sağladığı öncü güvenlik özellikleriyle de sizin ve sevdiklerinizin yanında her an yer almaya hazır. Hayalinizdeki ayrıcalıklı SUV’a ulaşmak için Lexus RX’i buradan keşfedebilir, size şimdiye kadarki tüm SUV’ları unutturacak deneyimi yaşamak için ise buradan test sürüşü randevunuzu alabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Geçtiğimiz hafta Pareto’da yüksek enflasyonun piyasalara etkisine değindik ve faiz oranlarının nakit akışına etkisiyle düşen değerlemeler, yüksek borçlanma maliyetleri ve enflasyon karşısında alım gücünün erimesiyle azalan tüketici talebi başta olmak üzere şu anki ekonomik durumun piyasa oyuncuları için çeşitli zorluklar yarattığından bahsettik. Son zamanlarda sık sık duyduğumuz; gelir beklentileri değişen, temerrüde düşen, çalışanlarını işten çıkaran ve hatta iflas başvurusu yapan şirketlerin ardından, iş dünyasının durumunu ve mevcut ekonomik konjonktürde operasyonlarını sürdürmek için aldığı önlemleri incelemeye karar verdik. İlk olarak, tüketici ile pek çok noktada temas eden perakende sektörüne bakmakta fayda var.
- Fiyat artışları: Azalan indirimlerin de olumlu etkisiyle H&M, vergi öncesi kârını son çeyrekte önceki yıla göre %33 artırırken Inditex %80 gibi büyük bir artış elde ettiğini açıkladı. Geçen yıla göre fiyatlarının %10 arttığı belirtilen Zara’yı bünyesinde bulunduran Inditex; İspanya, Fas ve Türkiye gibi tedarikçilerden daha fazla kıyafet alarak ayrıca kumaş fiyatlarındaki artış ile mücadele ediyor. Şirketlerin ortak noktası, artan ham madde ve taşıma maliyetlerini tüketiciye belirli ölçüde yansıtabilmelerini sağlayan fiyatlandırma gücü olarak öne çıkıyor.
- Öte yandan: Gap’in düşük gelirli tüketicilerine yönelik markası Old Navy’nin satışları bir önceki yıla göre %19 düştü. Şirket, bunda operasyonel hataların, envanter seviyelerinin beklenenin üzerinde; geçen yıla göre%34 artmasıyla yapılan büyük indirimlerin yanı sıra geciken teslimatların da etkisi olduğunu belirtti ve 2022 tahminlerini düşürdü. Aynı zamanda CEO Sonia Syngal, CNBC’ye tüketicilerin enflasyondan etkilendiğini belirtirken hisse başına 1,85 ve 2,05 dolar kazanç elde etmeyi bekleyen perakendecinin yeni tahmini 30 ile 60 sent arasında seyrediyor.
- Envanter: Son çeyrekte mağazalarında satışların %3 arttığını açıklayan Walmart, 2023’te hisse başı kazancının tek haneli artacağını öngörmüş, ardından %1 düşeceğini tahmin etmişti. Bunda, tüketicilerin değişen harcamaları sonucunda depoda bekleyen envanterin %32 artmasıyla yükselen depolama maliyetlerinin de etkisi olduğu belirtilmişti. Öte yandan Reuters, geçtiğimiz hafta Walmart’ın, artan yakıt ve taşıma maliyetleri karşısında önümüzdeki aydan itibaren bazı tedarikçilerinden aldığı ücretleri artıracak bir program hayata geçireceğini aktardı.
Güçlenen dolar, düşen gelirler
Teknoloji şirketlerine başlıca yansıması artan maliyetler, tedarik zinciri sorunları, piyasalardaki satış gibi nedenlerle azalan değerlemeler olarak görülen mevcut ekonomik durumda, JPMorgan Chase Twitter ve Spotify’ın da dahil olduğu 26 internet şirketine dair tahminlerini düşürdü. Ancak çoğu küresel ölçekte operasyonlara sahip çok uluslu teknoloji şirketleri için başka bir tehlike de, faizin hızlı artışıyla diğer para birimleri karşısında güçlenen dolar olarak görülüyor. Barrons’un haberine göre, doların diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen ABD Dolar Endeksi (DXY) bu yıl %9,5 yükseldi.
- 2021’de gelirlerinin yaklaşık yarısını 100’den fazla ülkedeki operasyonlarından elde eden Microsoft, haziran ayının başında doların gelirlerine beklenenden daha fazla etki edeceği öngörüsüyle 4'üncü çeyreğe dair tahminlerini düşürdü. CFO Amy Hood kurun, gelir artışını yaklaşık 2 puan azaltmasını öngördüklerini söyledi. 51,94 milyar dolar ile 52,74 milyar dolar arasında gelir elde etmeyi beklediği açıklanan şirketin önceki tahminleri 52.4 milyar dolar ile 53,2 milyar dolar aralığındaydı.
- Bloomberg Intelligence’tan analist Anurag Rana, döviz etkisiyle çok sayıda şirketin gelir ve büyüme tahminlerinde düzenlemeler yapacağını belirtti. Apple, nisan ayında, değer kazanan doların ikinci çeyrekte yıllık gelir artışına %3 puan etki etmesini beklediğini açıklamıştı. Ayrıca yen'in değerindeki hızlı düşüşü telafi etmek için Japonya'daki iPhone ve iPad'lerinin fiyatlarını %25’e yakın artırdı. Son çeyrekte gelirleri bir önceki yıla göre %24 artan ve tahminlerin üzerinde kazançlar açıklayan Salesforce'un kurucu ortağı ve CEO'su Marc Benioff ise, CNBC'ye yükselen doların şirketinin son çeyreğine dair gelir öngörülerini düşürmelerinde rol oynadığını söylemişti.
İşten çıkarmalar
Yükselen yaşam maliyetleri karşısında bazı şirketler çalışanlara ücret artışları, bonuslar gibi destekler sunarken özellikle son dönemlerde artan dijitalleşme eğilimiyle hızla büyüyen ve bu kategoride başı çeken teknoloji şirketleri, ekonomik konjonktürle başa çıkmak için çareyi işten çıkarmalarda buldu.
Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg çalışanlarına aynı kaynaklarla daha çok çalışmalarını, zorlu ekonomik dönemden geçtiklerini ve 10 bin yerine 6 ila 7 bin kişi işe alacaklarını söylemişti. Piyasaya güçlü girişiyle ivmeyi bir süre devam ettiren EV üreticisi Tesla’nın Çin’deki kısıtlamaların ve tedarik zinciri sorunlarının etkisiyle son çeyrekte teslimatları %17,9 düştü. CEO Elon Musk’ın bazı fabrikaların “para yaktığını” söylemesinin ardından ise şirketin San Mateo’daki ofisinin kapatıldığı ve işten çıkarmalar yapıldığına dair haberler okuduk.
Nisanın sonlarında ilk çeyrekteki satışlarının düştüğünü açıklayan, çip endüstrisinin büyük oyuncularından Intel’in ise işe alımı iki haftalığına durduracağı aktarılmıştı. CFO Dave Zinsner tedarik zinciri sorunlarının yanı sıra makro ölçekte çip talebinin azalmaya başladığını belirtmişti. Gartner’ın, 2022’nin ilk çeyreğinde PC teslimatlarında %6,8 düşüş olduğunu ortaya koyan raporu, tüketici talebinin de yavaşladığını göstermesi açısından anlamlı.
Ancak işten çıkarmalar ne yazık ki teknoloji şirketleriyle sınırlı değildi. İlaç şirketi Novartis’in küresel ölçekteki işgücünün %7,4’üne denk gelen yaklaşık 8 bin kişiyi; JPMorgan Chase’in mortgage oranlarındaki artış nedeniyle yüzlerce çalışanını işten çıkaracağı aktarıldı. Özellikle de kripto para piyasalarında faaliyet gösteren şirketler, yükselen enflasyon, artan faiz ve piyasalardaki satıştan en çok etkilenenler arasındaydı. Goldman Sachs’ın, gelirlerinin bu yıl %61 düşeceğini tahmin ettiği Coinbase’in CEO’su, işgücünün %18’ini işten çıkaracağını açıklamıştı. Kripto para bankası gibi faaliyet gösteren ve “ekstrem piyasa koşulları” nedeniyle geçen haftalarda işlemleri durduran Celsius ise 150 kişinini işine son verildiğini duyurmuştu. Şirket aynı zamanda iflas endişeleriyle de anılıyordu. Kripto para borsası Voyager Digital ise geçenlerde iflas başvurusu yaparken kozmetik şirketi Revlon, iflastan korunma başvurusunun ardından aldığı fon sonrasında hisselerindeki %652 artışla “meme” hisseye dönüştü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hammadde sıkıntısı ve yükselen enerji fiyatları şirketleri olumsuz etkiliyor. Dünya ekonomisi enflasyondan kurtulmaya çalışırken resesyona kapı aralıyor.
08 Tem 2022

YAZARLAR

Beste Göksel
Business editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




