Eski CEO Ermotti, Credit Suisse'in devralımı için UBS'e dönüyor

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
UBS, bankayı yeniden inşa etme konusundaki deneyiminden yararlanmak amacıyla Credit Suisse devralmasını yönetmesi için eski CEO Sergio Ermotti'yi yeniden işe aldı.
2011-2020 yılları arasında UBS'in CEO'su olarak görev yapan ve güncel olarak Swiss Re'nin başkanı olan Ermotti, 5 Nisan'dan itibaren görevi devralacak. Analistler, Ermotti'nin 2008 krizi sonrası UBS'in yatırım bankasını geri alma deneyiminin onun iş için donanımlı bulunmasını sağladığını belirtiyor.
- Bir adım geriden: Geçtiğimiz haftalarda UBS, küresel finans piyasalarını alt üst eden bankacılık krizinin odağındaki Credit Suisse’i 2 milyar dolara satın almıştı. Credit Suisse hissedarlarının sahip oldukları her 22,48 hisse karşılığında 1 UBS hissesi alacağı, bunun hisse başına 0,76 İsviçre frangı olduğu ve toplam alım bedelinin 3 milyar İsviçre frangına denk geldiği belirtilmişti. 19 Mart'ta gerçekleşen anlaşma, UBS'i İsviçre'nin yaklaşık 170 milyar dolarlık devlet kredisi ve garantisiyle desteklenen tek küresel bankası haline getirmişti.
- Neden önemli? Ermotti'nin atanması, aynı zamanda toplamda yaklaşık 1,7 trilyon dolar değerinde varlığa sahip iki küresel bankayı birleştirmenin zorluğunun bir göstergesi olarak piyasalara yansıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.

Bu hafta yurt içinde Ağustos ayı cari işlemler dengesi, Eylül ayı bütçe dengesi ve TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi öne çıkarken, yurt dışında ABD enflasyonu ve perakende satışlar, Çin enflasyonu ve dış ticaret dengesi ile Avro Bölgesi nihai enflasyonu ön planda.
12 Eki 2026

Arjantin'de Javier Milei'nin "testere" ile başlattığı ekonomi programı üçüncü yılını tamamlamaya yaklaşırken, ilk iki yılın başarı hikayesi yerini giderek daha karmaşık bir tabloya bırakıyor.

Milli gelir bir hasılat rakamıdır, kazanç rakamı değildir. Türkiye 2010-2019 arasında yılda %5,5 büyüdü ancak aynı zaman zarfında verimlilik artışı yalnızca %0,3'te kaldı. Bunun sebebi ise yatırımların az olmasından ziyade yatırımların yanlış noktalara yönelmesiydi. Uzun süredir olduğu gibi bugün de aynı sınav önümüzde bizleri bekliyor.

2026’nın son çeyreğine girerken küresel tahvil piyasalarında önceki yıllardan oldukça farklı bir yatırım ortamı oluşuyor. Uzun süre piyasaların ana tartışması merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı üzerine kuruluyken, bugün yatırımcıların cevaplaması gereken soru daha farklı.



