🎹 Eşsiz ruh Ryuichi Sakamoto’nun veda performansı: Opus

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Ryuichi Sakamoto’nun son performanslarını konu alan Opus filminin prömiyerinin Venedik Film Festivali’nde yapılacağı duyuruldu. Geçtiğimiz mart ayında, son albümü 12 yayınlandıktan kısa bir süre sonra aramızdan ayrılan Sakamoto’nun Tokyo’daki NHK Broadcast Center’da gerçekleştirdiği son performanslarından bazıları görüntülü olarak kaydedildi.
- Detaylar: Ryuichi Sakamoto’nun tüm repertuvarından 20 şarkılık bir seçkiyi kapsayan ve piyanoda solo olarak icra edilen performanslardan oluşan Opus filmi, 5 Eylül’de Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak. Filmin yapımcılığını Sakamoto’nun eşi Norika Sora üstlenirken yönetmen koltuğunda ise bestecinin oğlu Neo Sora oturdu. Filmin Deadline’da yayınlanan fragmanını şuradan izleyebilirsin.
- Açıklamalar: Sakamoto, uzun süren performans kayıtlarının ardından “Bu proje, performanslarımı -hâlâ performans sergileyebilecek durumdayken- gelecek için korumaya değer bir şekilde kaydetmenin bir yolu olarak tasarlandı. Kayıt için Japonya’daki en iyi akustiğe sahip olduğunu düşündüğüm NHK Broadcast Center’ın 509 Studio’sunu kullandık” açıklamasında bulundu. Sakamoto, kayıt süreciyle ilgili detayları “Sabahtan geceye zamanın ilerleyişini ifade edecek konserin genel kompozisyonunu oluşturmak için bir iPhone’a kaydettiğimiz her parçayı evde çaldım. Her şey titizlikle kurgulandı, böylece kamera pozisyonları ve ışıklandırma her şarkıda önemli ölçüde değişti. Çekime biraz gergin girdim, bunun performansımı herkesle paylaşmak için son şansım olabileceğini düşündüm. Günde birkaç şarkıyı büyük bir özenle kaydettik” sözleriyle aktardı.

Ryuichi Sakamoto’nun Tokyo'daki NHK Broadcast Center’da gerçekleştirdiği kayıttan | Kaynak: AP
- Son fırsat: Çekim sürecindeki duygularını şeffaflıkla dile getiren Sakamoto’nun projeyle ilgili son sözleri “Bir anlamda bunun performansımı sergilemek için son fırsatım olduğunu düşünürken aynı zamanda yeni bir çığır açabildiğimi de hissettim. Günde birkaç şarkıyı büyük bir konsantrasyonla çalmak hayatımın bu noktasında yapabileceğim tek şeydi. Belki de sarf ettiğim efor nedeniyle, sonrasında kendimi tamamen boşlukta hissettim ve durumum yaklaşık bir ay boyunca daha da kötüleşti. Yine de ölümümden önce kayıt yapabildiğim için kendimi rahatlamış hissediyorum - tatmin olduğum bir performanstı” şeklinde oldu.
- Son çalma listesi: Ryuichi Sakamoto 28 Mart 2023’te hayata veda etti. Ölümünün ardından müzisyenin menajerlik ekibi, Sakamoto’nun vefatına eşlik etmesi için kendi cenazesinde çalınmak üzere özel olarak derlediği son bir çalma listesini paylaştı. Ryuichi’nin veda temalı çalma listesini buradan dinleyebilirsin.
- Ardından: Koray Soylu’nun “Ryuichi Sakamoto; hayatının sonuna kadar müzikle yaşayan profesör, maestro ve her şeyden öte bir dünya vatandaşı” sözleriyle takdim ettiği “Dünyaya bedel eşsiz bir ruh: Ryuichi Sakamoto” başlıklı yazısını buradan okuyabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul bu ay adeta konser yorgunu. Temmuz boyunca her gün birden fazla uluslararası yıldız sahnedeydi. Farklı şehirlerden gelen dinleyiciler de büyük fedakarlıklarla bu deneyimin parçası oldu. Konser alanlarındaki müzikseverlerle konuştuk.

Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?



