Ateşli üçüncülük kapışması


YENİ CITROËN C4, KOMPAKT HATCHBACK SEGMENTİNDE FARK YARATMAYA GELİYOR! Yeni Citroën C4 uzun ve köklü bir geçmişin mirasçısı olarak C-Hatchback segmentine oldukça iddialı bir giriş yapıyor. Citroën DNA’sının yenilikçi özelliklerini ve üstün konfor seviyesini bünyesinde barındıran Yeni Citroën C4 tasarımıyla da karakteristik bir Citroën imajı orta koyuyor. Yıllara meydan okuyan Citroën konforunu Yeni CITROËN C4 ile deneyimlemek, Yeni Citroën C4’ü yakından tanımak ve test sürüşü randevusu almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. Yeni CITROËN C4 Artırılmış Konfor Deneyimi: Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden Citroën, Yeni C4 modeliyle kompakt hatchback sınıfına heyecan getiriyor. Bir kompakt hatchback'in akıcı çizgilerini, dinamizmini, aerodinamik silüetini, zarif çizgilerini ve karakteristik ayrıntılarını bir SUV'nin gücü ve karakteriyle birleştiren Yeni C4; özgün görünümüyle farkını ortaya koyuyor. Yeni C4, Citroën'in dört farklı başlık üzerine kurulan artırılmış konfor deneyimi Advanced Comfort®’un tamamını sunuyor. Sürüş konforu sürücü ve beraberindeki yolcuları gerek süspansiyon, gerekse de gürültü konforu bakımından dış dünyadan izole ederek bir koza etkisi yaratıyor. Yaşam konforu ise geniş yaşama alanı, pratik saklama alanları ve sunmuş olduğu akıllı çözümlerle kabin içindeki yaşamı kolaylaştırıyor ve eğlenceli hale getiriyor. İç huzur konforu sadece gerçekten yararlı olanı bilgileri görüntülemek için bilgileri düzenliyor ve öncelik belirleyerek rahatlatıcı bir iç atmosfer yaratarak sürücünün zihinsel iş yükünü azaltıyor. Kullanım konforu sezgisel teknolojilerle otomobil ve donanımlarının optimize ediyor, günlük kullanımı kolaylaştıran yardımcı donanımlar sunuyor ve dijital çözümlerle yolcular ile otomobil arasındaki bağı akıcı hale getiriyor. Dahası: Yeni C4, yeni nesil Citroën modellerinde de olduğu gibi sürüş güvenliğini ve sürüş konforunu arttıran en az 20 adet yeni nesil sürüş destek sistemiyle donatılıyor. Tüm bu sistemler otonom sürüşe giden yolda önemli bir adımı oluşturuyor. Aktif Güvenlik Freni, Çarpışma Riski Uyarısı ve Çarpışma Sonrası Güvenlik Freni, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Aktif Şeritten Çıkma Uyarı Sistemi, Dur-Kalk özelliğine sahip Adaptif Hız Sabitleme Sistemi, Otoyol Sürüş Yardımcısı, Kahve Molası Uyarısı, Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi, Kapsamı Genişleyen Trafik İşareti Tanımlama ve Önerme Sistemi, Akıllı Farlar gibi sürüş destek sistemleri sürüş güvenliğini destekliyor. Anahtarsız Giriş ve Çalıştırma, Renkli Yükseltilmiş Gösterge Ekranı, Otomatik Elektrikli Park Freni, Yan park sensörleri, Top Rear özellikli Geri Görüş Kamerası, 360 Vision, Park Yardımcısı, Yokuşta Kalkış Yardımcısı, Statik dönüş fonksiyonu, Römork Denge Kontrolü gibi elektronik sistemler daha konforlu ve daha az stresli bir sürüş sağlıyor. Yeni Citroën C4 ile her yolculuğu eğlenceli bir deneyime dönüştürmek için sizi Citroën bayilerine bekliyoruz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Ferrari, Formula 1 tarihinin en başarılı; McLaren ise Formula 1 tarihinin en başarılı ikinci takımı. 2021’de bu iki tarihî takımın mücadelesi yeniden canlanırken AlphaTauri bu ikiliye katılabilirmiş gibi görünüyor. Aston Martin ve Alpine ise biraz daha geride kaldı.
Hayal kırıklıkları
AlphaTauri’yi, hız olarak aslında Ferrari’nin ve McLaren’ın yanına yazmak lazım. Ama toplam ekibin tecrübe eksikliği kendisini hissettiriyor. AlphaTauri ilk defa bu kadar ön sıralarda mücadele ediyor. Ön sıralarda mücadele etmenin felsefesi arka sıralara göre farklıdır. Kazanma felsefesini oturtana kadar beklentilerimizi kısmamız gerekebilir.
Alpine ve Aston Martin takımları da büyük beklentilere rağmen geride. Lance Stroll, olgun sürüşüyle sadece “parası” sayesinde burada olmadığını ispatlama çabasında. Ve doğruyu söylemek gerekirse bu, iki takımda tek fark yaratan parametre.
Takım değiştiren pilotlar
Üçüncülük mücadelesi veren takımların açısından sıralamayı belirleyecek en önemli unsurun, takımlara yeni katılan pilotların performansları olacağını şimdiden söyleyebiliriz. McLaren’da Daniel Ricciardo, Ferrari’de Carlos Sainz, AlphaTauri’de Yuki Tsunoda, Alpine’de Fernando Alonso ve Aston Martin’de Sebastian Vettel istenen seviyede değil. Bu pilotlar pistte zaman zaman iyi görüntü verse de performansları istikrarsız.

Vettel, geçen yarışta Esteban Ocon’a arkadan çarptı. Tsunoda, Emilia-Romagna GP’sinin sıralamalarında arabasını bariyerlere uçurdu. Alonso, daha yarış başlamadan start cebine giderken spin atarak şaşırttı. Sainz hem sıralamalarda geride kaldı hem de yarışın ilk bölümünde sıkça pist dışını ziyaret etti. Zemin kuruyunca Leclerc’e biraz daha yakın performans gösterdi. Ricciardo ise her iki yarışta ne kuru zeminde ne de ıslak zeminde takım arkadaşına rakip olamadı. Dolayısıyla takım değiştiren pilotlar eski formlarına çabucak ulaşarak kendilerini son sıralardan kurtarmalı ve şampiyonanın gidişatını değiştirmeli.
Yağmurlu yarışın gizledikleri
Özellikle McLaren-Ferrari kapışmasında ilginç işaretler var. Islak zeminde Ferrari daha üstündü. Bunda Charles Leclerc’in yarıştan sonra yaptığı, “Arabamızı yağmur yarışına göre ayarlamıştık.” açıklamasının da payı vardı. Yağmurlu havalarda arabalar biraz daha yüksek ayarlanır. Arabanın ağırlık merkezini yükselten bu ayarla amaç; arabanın altından akan havanın, arabanın altındaki sudan mümkün olduğunca az etkilenmesini sağlamaktır. Yağmurda yapılan ikinci ayar süspansiyon sertliğiyle ilgilidir. Süspansiyonlar daha yumuşak ayarlanır. Bu sayede lastiklerin kaybettiği mekanik yol tutuş geri kazanılmak istenir.

Arabaların “motor mapping” denilen motor haritalaması da değişir. Yağmurda arka tekerleklerdeki çekiş daha az olacağı için motorun tork eğrisi değiştirilir. Motorun, sahip olduğu torku arka tekerleklere daha yumuşak aktarması hedeflenir. Böylece arabanın ıslak zeminde patinaj yapmasının önüne geçilir. Ama bu ayar da kuru havadaki ivmelenmeyi azaltır. Öte yandan kanat ayarları dikleştirilir. Çünkü yağmurda arabaların hızı azalınca, ürettikleri yere basma kuvveti de azalır. Mühendisler kanat açılarını, yani sürüklenmeyi artırarak arabanın kaybettiği yere basma kuvvetini geri kazanmasını sağlamaya çalışır.
Yağmurda yapılan yukarıdaki tüm bu ayarlar, hava kurudukça dezavantaj hâline gelir ve arabanın performansını olumsuz etkiler. O nedenle de yarışın başlarında pist ıslakken daha rahat görünen Leclerc, yarışın sonlarında Norris’in atağında çaresiz kaldı.
Resim: Üçüncülük için en iddialı iki takımın pilotlarının karşılaştırılması.
Lando Norris’in, uzun düzlüğün sonunda Leclerc’i rahat geçmesini doğrudan motor gücüne bağlayanlar oldu. Bu geçiş, iki motor arasındaki farkı doğru yansıtmadı. Bu atağın bu kadar rahat gerçekleşmesinde Leclerc’in daha dik kanat açıları da etkili oldu. Ayrıca Norris, yarışın son kısmında yumuşak lastiklere sahip olduğu için lastiklerini Leclerc’den daha çabuk ısıttı. Bu durum da geçişi kolaylaştıran bir unsurdu. Norris, yarışı podyumda bitirdiği için riskli yumuşak lastik stratejisi ödüllendi. Ama tersi durumda bu strateji eleştirilebilirdi. Sonuç olarak dört gözle beklediğimiz üçüncülük mücadelesinde iki dev, Ferrari ve McLaren birbirine ve üçüncülüğe çok yakın. Diğer takımlar arayı kapatabilir mi?
Neden olmasın?
(Tur derece verileri ve grafik, Ayberk Sorgun’un desteğiyle gerçekleştirilmiştir.)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Avrupa Süper Ligi, Miami Heat, THY voleybol takımı, Ferrari ve Breanna Stewart. Cuma spor gündeminiz hazır.
23 Nis 2021

YAZARLAR

Fırat Keskin
Hobisini meslek haline getirmeyi başarmış nadir şanslı insanlardan. Formula 1 analisti ve otomotiv sektöründe danışman.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




