Ateşli üçüncülük kapışması

Formula 1’in 2021 sezonunda iki yarış geride kalırken üçüncülük mücadelesi geçen sezonlara nazaran daha kıyasıya başladı.
Ateşli üçüncülük kapışması

Citroen 23 Nisan - 26 Nisan Punto
Citroën ile birlikte

YENİ CITROËN C4, KOMPAKT HATCHBACK SEGMENTİNDE FARK YARATMAYA GELİYOR!

Yeni Citroën C4 uzun ve köklü bir geçmişin mirasçısı olarak C-Hatchback segmentine oldukça iddialı bir giriş yapıyor. Citroën DNA’sının yenilikçi özelliklerini ve üstün konfor seviyesini bünyesinde barındıran Yeni Citroën C4 tasarımıyla da…

Daha fazlasını öğren →

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Ferrari, Formula 1 tarihinin en başarılı; McLaren ise Formula 1 tarihinin en başarılı ikinci takımı. 2021’de bu iki tarihî takımın mücadelesi yeniden canlanırken AlphaTauri bu ikiliye katılabilirmiş gibi görünüyor. Aston Martin ve Alpine ise biraz daha geride kaldı. 

Hayal kırıklıkları

AlphaTauri’yi, hız olarak aslında Ferrari’nin ve McLaren’ın yanına yazmak lazım. Ama toplam ekibin tecrübe eksikliği kendisini hissettiriyor. AlphaTauri ilk defa bu kadar ön sıralarda mücadele ediyor. Ön sıralarda mücadele etmenin felsefesi arka sıralara göre farklıdır. Kazanma felsefesini oturtana kadar beklentilerimizi kısmamız gerekebilir.

Alpine ve Aston Martin takımları da büyük beklentilere rağmen geride. Lance Stroll, olgun sürüşüyle sadece “parası” sayesinde burada olmadığını ispatlama çabasında. Ve doğruyu söylemek gerekirse bu, iki takımda tek fark yaratan parametre.

Takım değiştiren pilotlar

Üçüncülük mücadelesi veren takımların açısından sıralamayı belirleyecek en önemli unsurun, takımlara yeni katılan pilotların performansları olacağını şimdiden söyleyebiliriz. McLaren’da Daniel Ricciardo, Ferrari’de Carlos Sainz, AlphaTauri’de Yuki Tsunoda, Alpine’de Fernando Alonso ve Aston Martin’de Sebastian Vettel istenen seviyede değil. Bu pilotlar pistte zaman zaman iyi görüntü verse de performansları istikrarsız.

Ferrari

Vettel, geçen yarışta Esteban Ocon’a arkadan çarptı. Tsunoda, Emilia-Romagna GP’sinin sıralamalarında arabasını bariyerlere uçurdu. Alonso, daha yarış başlamadan start cebine giderken spin atarak şaşırttı. Sainz hem sıralamalarda geride kaldı hem de yarışın ilk bölümünde sıkça pist dışını ziyaret etti. Zemin kuruyunca Leclerc’e biraz daha yakın performans gösterdi. Ricciardo ise her iki yarışta ne kuru zeminde ne de ıslak zeminde takım arkadaşına rakip olamadı. Dolayısıyla takım değiştiren pilotlar eski formlarına çabucak ulaşarak kendilerini son sıralardan kurtarmalı ve şampiyonanın gidişatını değiştirmeli.

Yağmurlu yarışın gizledikleri

Özellikle McLaren-Ferrari kapışmasında ilginç işaretler var. Islak zeminde Ferrari daha üstündü. Bunda Charles Leclerc’in yarıştan sonra yaptığı, “Arabamızı yağmur yarışına göre ayarlamıştık.” açıklamasının da payı vardı. Yağmurlu havalarda arabalar biraz daha yüksek ayarlanır. Arabanın ağırlık merkezini yükselten bu ayarla amaç; arabanın altından akan havanın, arabanın altındaki sudan mümkün olduğunca az etkilenmesini sağlamaktır. Yağmurda yapılan ikinci ayar süspansiyon sertliğiyle ilgilidir. Süspansiyonlar daha yumuşak ayarlanır. Bu sayede lastiklerin kaybettiği mekanik yol tutuş geri kazanılmak istenir. 

F1 araçları

Arabaların “motor mapping” denilen motor haritalaması da değişir. Yağmurda arka tekerleklerdeki çekiş daha az olacağı için motorun tork eğrisi değiştirilir. Motorun, sahip olduğu torku arka tekerleklere daha yumuşak aktarması hedeflenir. Böylece arabanın ıslak zeminde patinaj yapmasının önüne geçilir. Ama bu ayar da kuru havadaki ivmelenmeyi azaltır. Öte yandan kanat ayarları dikleştirilir. Çünkü yağmurda arabaların hızı azalınca, ürettikleri yere basma kuvveti de azalır. Mühendisler kanat açılarını, yani sürüklenmeyi artırarak arabanın kaybettiği yere basma kuvvetini geri kazanmasını sağlamaya çalışır.

Yağmurda yapılan yukarıdaki tüm bu ayarlar, hava kurudukça dezavantaj hâline gelir ve arabanın performansını olumsuz etkiler. O nedenle de yarışın başlarında pist ıslakken daha rahat görünen Leclerc, yarışın sonlarında Norris’in atağında çaresiz kaldı.

Resim: Üçüncülük için en iddialı iki takımın pilotlarının karşılaştırılması.

Lando Norris’in, uzun düzlüğün sonunda Leclerc’i rahat geçmesini doğrudan motor gücüne bağlayanlar oldu. Bu geçiş, iki motor arasındaki farkı doğru yansıtmadı. Bu atağın bu kadar rahat gerçekleşmesinde Leclerc’in daha dik kanat açıları da etkili oldu. Ayrıca Norris, yarışın son kısmında yumuşak lastiklere sahip olduğu için lastiklerini Leclerc’den daha çabuk ısıttı. Bu durum da geçişi kolaylaştıran bir unsurdu. Norris, yarışı podyumda bitirdiği için riskli yumuşak lastik stratejisi ödüllendi. Ama tersi durumda bu strateji eleştirilebilirdi. Sonuç olarak dört gözle beklediğimiz üçüncülük mücadelesinde iki dev, Ferrari ve McLaren birbirine ve üçüncülüğe çok yakın. Diğer takımlar arayı kapatabilir mi?

Neden olmasın?

(Tur derece verileri ve grafik, Ayberk Sorgun’un desteğiyle gerçekleştirilmiştir.)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto
∙

BÜLTEN SAYISI

✈️ Rota oluşturuldu

Avrupa Süper Ligi, Miami Heat, THY voleybol takımı, Ferrari ve Breanna Stewart. Cuma spor gündeminiz hazır.

23 Nis 2021

Citroën ile birlikte
THY

YAZARLAR

Fırat Keskin

Hobisini meslek haline getirmeyi başarmış nadir şanslı insanlardan. Formula 1 analisti ve otomotiv sektöründe danışman.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto
∙

HİKAYE

'Kış Kurdu'nun ıskaladığı hikaye: Novak Djokovic aynada kimi görüyor?

Her şeyi kazanan, bütün rekorları kıran ve rakiplerini geride bırakan biri neden hâlâ bırakamaz? "Novak Djokovic: Kış Kurdu" belgeseli, bu soruyla yola çıkıyor ama Djokovic’in karakterini tüm karmaşıklığıyla ele almak yerine çoğu kez onun kendi anlatısına teslim oluyor. Ortaya, zaferi mutlulukla karıştıran ve bütün dünya yenildiği hâlde rahatlayamayan huzursuz, çelişkili ve zaman zaman insanı öfkelendiren bir adam hakkında fazlasıyla huzurlu bir hikaye çıkıyor.

Ömer Şentürk

·

27 Ağu 2026

'Kış Kurdu'nun ıskaladığı hikaye: Novak Djokovic aynada kimi görüyor?
Punto Punto
∙

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto
∙

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto
∙

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto
∙

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede