

taskhouse : Geliştir, Yönet, Takip et
taskhouse ile zaman ve mekân bağımsız çalışma imkânı Dijital dönüşümü tamamlamak, zaman ve mekândan bağımsız çalışmanın faydalarını operasyonlara entegre etmek sürekli değişen ve gelişen iş hayatının bir gerekliliği olarak karşımıza…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Covid-19 pandemisinin hayatın pek çok farklı alanında bakış açımızı değiştirdiği bir gerçek. Bu süreçte en büyük değişimi geçirenlerden birisi de hiç şüphesiz parayı ele alış şeklimiz ve harcama alışkanlıklarımız oldu.
Para yoksunluğu ve para bolluğu arasındaki uçurumu iyice açan pandemi, bu süreç zarfında para biriktirebilen ya da toplumun geneline göre daha iyi maddi kazanca sahip olan kişilerin, paralarıyla ne yapacaklarını “bilememeleri” noktasına gelmesine neden oldu. Öyle ki, pandemi öncesinde parasını alışveriş yapmak, gezmek ve seyahat etmek gibi şeylere harcamayı tercih eden kişilerin çoğu, Covid-19 çerçevesinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle bu imkânların büyük bir çoğunluğunun elinden alınmasıyla ellerinde kalan, ev ve araba gibi yatırımlar içinse yetersiz olan parayı nereye koyacaklarını bilemez hâle geldi. Ve bu durum, can sıkıntısı ile birleşerek kaçınılmaz bir şekilde borsa yatırımcısı sayısında büyük bir patlamaya yol açtı.
Pandemi ile yükselişe geçen yatırım iştahı
Bank of America’nın 2 bin 500’den fazla ABD’li yetişkinle gerçekleştirdiği ve katılımcıların harcama alışkanlıklarının pandeminin ilk 6 ayında nasıl değiştiğini gösteren 2020 tarihli bir ankete göre, ABD’lilerin %64’ü, yani yaklaşık olarak üçte ikisi, pandeminin başlangıcından bu yana harcama alışkanlıklarının değiştiğini belirtiyor. Ankette en büyük değişikliğin ise yatırımlarda olduğu göze çarpıyor. Buna göre, 2019 yılında katılımcıların yatırımlara ayırdığı aylık harcama 940 dolar iken, bu miktarın 2020 yılında %41.91 artışla aylık 1334 dolara yükseldiği aktarılıyor.
Öte yandan, pandemi süresince borsadaki genç yatırımcı sayısı da oldukça çarpıcı bir artış yaşadı. Bireysel alım gücünü diplere çeken Covid-19 salgınına ek olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, küresel enflasyonun zamanın en yüksek seviyelerinde seyretmesine yol açtı. Hâl böyle olunca da borsaya olan ilgi küresel çapta arttı.
Buna göre, Covid-19 pandemisi öncesinde, 2019 yılında 17 bin 71 olan 15-24 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı; tarih 2022 Nisan’ını gösterdiğinde ise 128 bin 633 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, 2019’da 47 bin 614 olan 25-29 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı aynı süre zarfında 240 bin 980’e yükselirken; 30-34 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı da 87 bin 56’dan 316 bin 475’e çıktı. Bu durumda, 15-30 yaş aralığında yatırımcı sayısı üç yılda 2019’daki 65 binden 369 bin 613’e çıkarken; 2019’da 151 bin 741 olan 15-35 yaş aralığındaki yatırımcıların sayısı da 696 bin 88’i görmüş oldu.
Bir "umut ışığı" olarak kripto paralar

Sorter/Unsplash
Bütün bunlarla birlikte, konu son üç yılda yatırımcı sayısında yaşanan artış olduğunda, kripto sektörüne olan ilgiden bahsetmemek olmaz. Özellikle de kripto paraların yatırımcılar ve hatta yatırımla pek de alakası olmayan kişiler tarafından bile hızla benimsendiği Türkiye gibi bir ülkede.
Her ne kadar son zamanlarda kripto piyasasında yaşanan dalgalanmalar kripto birimlere olan ilginin azalmasına, daha doğrusu daha temkinli bir hâle gelmesine neden olsa da, bundan kısa bir süre öncesinde kripto sektörü, Türk lirasının %50’den fazla değer kaybettiği ve enflasyonun ülke tarihinin en yüksek seviyelerinde seyrettiği Türkiye’de pek çok umutsuz yatırımcı için bir "umut ışığı"ydı. Türk lirasındaki tasarrufların satın alma gücünün azalmasına bir tepki olarak tüketiciler de çareyi kripto başta olmak üzere alternatif yatırım çözümlerine yönelmekte buldu.
2021 KuCoin raporu ve Türkiye’deki kripto para anketine baktığımızda kripto para birimlerinin kitlesel olarak benimsenme oranı dikkat çekiyor. Buna göre, 18-60 yaş aralığındaki internet nüfusunun yaklaşık olarak %40’ının kripto para sahibi olduğu ya da son altı ay içinde bu tip varlıkları alıp sattığı belirtiliyor. Bununla birlikte, söz konusu ankete katılan kripto yatırımcılarının %59’u da 2022’nin ilk yarısında risklerini artırmayı hedeflediğini ifade ediyor.
Üstelik KuCoin’in raporuna göre genellikle büyük oranda erkek egemen bir alan olarak görülen kripto yatırımcılığında kadınlar da giderek daha aktif bir rol oynamaya başlıyor. Buna göre, kadın kullanıcı hesaplarının toplam yatırımcıların %47’sini; kripto meraklılarının ise %63’ünü oluşturduğu aktarılıyor.
Peki ya servet yönetimi?

Andre Taissin/Unsplash
Bir yatırım yapmayı düşündüğünüzde elinizdeki parayı bir veya daha fazla yönetilen fona koymayı isteyebilir; birbirinden çok farklı ve çeşitli piyasalar ve sektörlere yatırım yapan fonlar bulabilirsiniz. Bu noktada, paranızın yönetilmesi için karşınıza çıkacak en temel yaklaşımlardan biri ise pasif yatırımdır.
Tamam da nedir bu pasif yatırım?
“Satın al ve tut” stratejisiyle, uzun vadeli yatırım olarak karakterize edilebilecek olan pasif yatırımda yatırımcılar, portföylerindeki alış-satış miktarını sınırlar ve yatırımlarını uygun bir düzeyde tutar. Pasif yatırıma verilebilecek en iyi örneklerden biriyse önemli endekslerden birini takip eden bir endeks fonu satın almaktır. Bu endekslerin bileşenleri her değiştiğinde, bunları izleyen endeks fonları da ayrılan hisse senedini satar ve endeksin bir parçası olan hisse senedini satın alır. Böylece varlıklar da otomatik olarak değişmiş olur. Çok sayıda hisse senedine sahip olduğunuzdaysa zamanla şirket kârlarının yükselmesiyle siz de kazanç elde etmiş olursunuz.
Ancak paraya ve yatırım yapma iştahına sahip olmanız, sadece yatırım yaparak kazanç elde edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Sonuç olarak, hayatın her alanında olduğu üzere finansal başarı elde etmek için de her şeyden önce belli bir bilgi birikimi ve bilinç gerekiyor. Ve günümüzde çoğu kişi, özellikle de pandemi sırasında, okulda para yönetimi hakkında daha fazla şey öğrenmeyi ya da öğrenmiş olmayı diliyor.

Bu noktada karşımıza, Covid-19 pandemisi süresince yatırımcı sayısındaki artışla doğru orantılı bir şekilde artış gösteren (veya göstermesi gereken) bir başka element çıkıyor: Finansal okuryazarlık.
ABD Finansal Okuryazarlık ve Eğitim Komisyonu tarafından derlenen araştırmalara bakacak olduğumuzda, 2020 itibarıyla ABD’deki yetişkinlerin sadece üçte birinin ipotek, faiz oranları, enflasyon ve risk gibi temel finansal kavramlarla alakalı beş finansal okuryazarlık sorusundan en az dördüne cevap verebildiği belirtiliyor. ABD’de yaşayan vatandaşların %40’ı ise finansla ilgili kafalarına takılan bir şeyler olduğunda ailelerine, arkadaşlarına ya da iş arkadaşlarına danıştığını ifade ediyor.
DA Davidson tarafından yürütülen bir araştırmaya göreyse, 1.047 yetişkin katılımcının yaklaşık olarak yarısı, daha iyi bir finansal okuryazarlık eğitimi almanın pandemi sırasında paralarını daha iyi yönetmelerine yardımcı olacağını söylüyor. Kendi finansal okuryazarlıkları sorulduğunda ise katılımcıların %36’sı finansal bilgi birikimi konusunda kendilerine not olarak “C”, %34’ü ise “B” verirken; sadece %16’lık ufak bir kesim finansal bilgi konusunda “A”yı hak ettiğini düşünüyor.
Anket sonuçlarına göre, katılımcıların en az anladığı başlıca 4 finansal konu ise şu şekilde öne çıkıyor:
- %15 ile finansal bir plan yaratmak
- %16 ile krediler ve kredi kartları dâhil olmak üzere borç yönetimi
- %21 ile hayat ve sağlık sigortası dâhil olmak üzere sigorta poliçesi ve kapsamı
- %48 ile de yatırımlar ve yatırım yapmak
Türkiye’de finansal okuryazarlık durumu nasıl?
Gelişmiş ülkelerin eğitim sisteminde görece sağlam bir yeri olan finansal okuryazarlık, Türkiye’de yeni yeni gündeme gelmeye başlayan bir konu. Hâl böyle olunca, gelişmiş ülkelerde bile “yetersiz” olan finansal okuryazarlığın Türkiye’de iyi bir noktada olduğunu söylemek pek mümkün değil tabii.
Finansal Okuryazarlık Derneği (FODER) tarafından yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre, Türk halkının %70’lik bir çoğunluğunun finansal konularda biraz da olsa bilgi sahibi olduğu; %40’ının ise son bir yılda birikim yaptığı belirtiliyor. Bununla birlikte, birikim yapmanın ardındaki başlıca sebeplerin de geleceğe güvensizlik, belirsiz ve kaygı olduğu aktarılıyor.
Türk Ekonomi Bankası’nın katkılarıyla, Boğaziçi Üniversitesi Analitik ve İçgörü Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Hüseyin sami Karaca tarafından 2020'de hazırlanan “Türkiye'de Finansal Okuryazarlık ve Erişim” (FOE) anketine göre, Türkiye’de yaşayan tüketicilerin Finansal Okuryazarlık Endeksi’nin 60,8 olduğu ifade ediliyor. Öte yandan, katılımcıların sadece %19’luk küçük bir kısmı mevcut kişisel finansal durumlarından memnun olduğunu belirtirken; aylık olağan giderlerini karşılamakta sıkıntı çekenlerin oranı ise %61 olarak öne çıkıyor.
Paranızı nereye, nasıl yatıracağınız konusunda danışabileceğinize yardımcı olan “Robo Danışman” (Robo Advisory) olarak bilinen robot tavsiye sistemleri ise son zamanların önde gelen finansal teknolojilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. “Yatırım tavsiyeleri sunan dijital platform ve uygulamalar” olarak da tanımlanan Robo Danışmanlar, insan müdahalesi olmadan, sahip oldukları teknolojik altyapı ve yapay zeka aracılığıyla kişi bazlı hesaplamalar yaparak hata payını en aza indirger. Tek seferlik değil, düzenli ve devamlı olarak yatırım tavsiyesi veren Robo Danışmanlar, tüm müşterileri için kolayca erişilebilir ve eşit kalitede danışmanlık hizmeti verir.
Bütün bunlarla birlikte, Robo Danışmanlar hızla büyümeye devam etmektedir. Buna göre, 2021’de 18.71 milyar dolar olan küresel Robo Danışmanlık piyasasının, 2022’de daha da büyüyerek 28.10 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 yılına geldiğimizde ise Robo Danışmanlık piyasasının değerinin 135.11 milyar dolara ulaşacağı ve önümüzdeki 3 yıl içinde Dünya’daki toplam varlığın %10’ununu yöneteceği tahmin ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemiyle birlikte yatırımcı sayısında patlama yaşanmasının ardında ne yatıyor?
19 Eyl 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



