Bireysel servet yönetimi ve finansal okuryazarlık

Bireysel servet yönetimi ve finansal okuryazarlık

19 Eylül - taskhouse - Quando
taskhouse ile birlikte

taskhouse : Geliştir, Yönet, Takip et taskhouse ile zaman ve mekân bağımsız çalışma imkânı Dijital dönüşümü tamamlamak, zaman ve mekândan bağımsız çalışmanın faydalarını operasyonlara entegre etmek sürekli değişen ve gelişen iş hayatının bir gerekliliği olarak karşımıza çıkıyor. Bu dinamik düzene nasıl ayak uyduracacağınıza dair endişelerinize ise yeni nesil iş yönetim platformu taskhouse çözüm sunuyor. Nedir? Çalışma hayatında işlerinizle ve takımınızla bağlantıda kalmanız için tasarlanan taskhouse , dijital dönüşüme entegre olmanız için gerekli olanakları sınırsız kontrol ve oldukça pratik bir düzende tek bir platformda sağlıyor. Neler yapılabiliyor? Birlikte çalışma: Takımınızla projeleri tanımlayabilir, zamanınızı planlayabilir, dosyalarınızı paylaşabilir, toplantılar yapabilirsiniz. Saha yönetimi: Satış hedeflerinizi planlayabilir, anlık satış raporlaması yapabilir, hepsi için ekibinizi görevlendirebilirsiniz. Her şeyi depolama: Evraklarınızı ve önemli dosyalarınızı güvenle depolayabilirsiniz. Eğitimle gelişme: Eğitimler planlayabilirsiniz. Ekibinizin gelişimini rahatlıkla ölçebilirsiniz. İletişimde kalma: Duyurular yaparak, etkinlikler organize ederek veya anketler oluşturarak şirketinizde sosyal bir ortam yaratabilirsiniz. Neden taskhouse? Herhangi bir kurulum ya da cihaz standardı gerektirmeyen taskhouse’u pratik arayüzü, hızlı ve güvenli yazılımı sayesinde ekibinizin adaptasyon sürecini dert etmeden anında kullanmaya başlayabilirsiniz. Tüm departmanların işlerini tek bir platformdan takip etme ve yönetmenin kolaylığını yaşayarak işinize daha çok zaman ayırabilirsiniz. Birlikte çalışmanın en yeni hâlini sunan taskhous e ’u bu bağlantıdan keşfedebilir, buradan da demo talebinde bulunabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Covid-19 pandemisinin hayatın pek çok farklı alanında bakış açımızı değiştirdiği bir gerçek. Bu süreçte en büyük değişimi geçirenlerden birisi de hiç şüphesiz parayı ele alış şeklimiz ve harcama alışkanlıklarımız oldu.

Para yoksunluğu ve para bolluğu arasındaki uçurumu iyice açan pandemi, bu süreç zarfında para biriktirebilen ya da toplumun geneline göre daha iyi maddi kazanca sahip olan kişilerin, paralarıyla ne yapacaklarını “bilememeleri” noktasına gelmesine neden oldu. Öyle ki, pandemi öncesinde parasını alışveriş yapmak, gezmek ve seyahat etmek gibi şeylere harcamayı tercih eden kişilerin çoğu, Covid-19 çerçevesinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle bu imkânların büyük bir çoğunluğunun elinden alınmasıyla ellerinde kalan, ev ve araba gibi yatırımlar içinse yetersiz olan parayı nereye koyacaklarını bilemez hâle geldi. Ve bu durum, can sıkıntısı ile birleşerek kaçınılmaz bir şekilde borsa yatırımcısı sayısında büyük bir patlamaya yol açtı.

Pandemi ile yükselişe geçen yatırım iştahı

Bank of America’nın 2 bin 500’den fazla ABD’li yetişkinle gerçekleştirdiği ve katılımcıların harcama alışkanlıklarının pandeminin ilk 6 ayında nasıl değiştiğini gösteren 2020 tarihli bir ankete göre, ABD’lilerin %64’ü, yani yaklaşık olarak üçte ikisi, pandeminin başlangıcından bu yana harcama alışkanlıklarının değiştiğini belirtiyor. Ankette en büyük değişikliğin ise yatırımlarda olduğu göze çarpıyor. Buna göre, 2019 yılında katılımcıların yatırımlara ayırdığı aylık harcama 940 dolar iken, bu miktarın 2020 yılında %41.91 artışla aylık 1334 dolara yükseldiği aktarılıyor.

Öte yandan, pandemi süresince borsadaki genç yatırımcı sayısı da oldukça çarpıcı bir artış yaşadı. Bireysel alım gücünü diplere çeken Covid-19 salgınına ek olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, küresel enflasyonun zamanın en yüksek seviyelerinde seyretmesine yol açtı. Hâl böyle olunca da borsaya olan ilgi küresel çapta arttı.

Buna göre, Covid-19 pandemisi öncesinde, 2019 yılında 17 bin 71 olan 15-24 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı; tarih 2022 Nisan’ını gösterdiğinde ise 128 bin 633 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, 2019’da 47 bin 614 olan 25-29 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı aynı süre zarfında 240 bin 980’e yükselirken; 30-34 yaş aralığındaki yatırımcı sayısı da 87 bin 56’dan 316 bin 475’e çıktı. Bu durumda, 15-30 yaş aralığında yatırımcı sayısı üç yılda 2019’daki 65 binden 369 bin 613’e çıkarken; 2019’da 151 bin 741 olan 15-35 yaş aralığındaki yatırımcıların sayısı da 696 bin 88’i görmüş oldu.

Bir "umut ışığı" olarak kripto paralar

Sorter/Unsplash

Bütün bunlarla birlikte, konu son üç yılda yatırımcı sayısında yaşanan artış olduğunda, kripto sektörüne olan ilgiden bahsetmemek olmaz. Özellikle de kripto paraların yatırımcılar ve hatta yatırımla pek de alakası olmayan kişiler tarafından bile hızla benimsendiği Türkiye gibi bir ülkede.

Her ne kadar son zamanlarda kripto piyasasında yaşanan dalgalanmalar kripto birimlere olan ilginin azalmasına, daha doğrusu daha temkinli bir hâle gelmesine neden olsa da, bundan kısa bir süre öncesinde kripto sektörü, Türk lirasının %50’den fazla değer kaybettiği ve enflasyonun ülke tarihinin en yüksek seviyelerinde seyrettiği Türkiye’de pek çok umutsuz yatırımcı için bir "umut ışığı"ydı. Türk lirasındaki tasarrufların satın alma gücünün azalmasına bir tepki olarak tüketiciler de çareyi kripto başta olmak üzere alternatif yatırım çözümlerine yönelmekte buldu.

2021 KuCoin raporu ve Türkiye’deki kripto para anketine baktığımızda kripto para birimlerinin kitlesel olarak benimsenme oranı dikkat çekiyor. Buna göre, 18-60 yaş aralığındaki internet nüfusunun yaklaşık olarak %40’ının kripto para sahibi olduğu ya da son altı ay içinde bu tip varlıkları alıp sattığı belirtiliyor. Bununla birlikte, söz konusu ankete katılan kripto yatırımcılarının %59’u da 2022’nin ilk yarısında risklerini artırmayı hedeflediğini ifade ediyor.

Üstelik KuCoin’in raporuna göre genellikle büyük oranda erkek egemen bir alan olarak görülen kripto yatırımcılığında kadınlar da giderek daha aktif bir rol oynamaya başlıyor. Buna göre, kadın kullanıcı hesaplarının toplam yatırımcıların %47’sini; kripto meraklılarının ise %63’ünü oluşturduğu aktarılıyor.

Peki ya servet yönetimi?

Andre Taissin/Unsplash

Bir yatırım yapmayı düşündüğünüzde elinizdeki parayı bir veya daha fazla yönetilen fona koymayı isteyebilir; birbirinden çok farklı ve çeşitli piyasalar ve sektörlere yatırım yapan fonlar bulabilirsiniz. Bu noktada, paranızın yönetilmesi için karşınıza çıkacak en temel yaklaşımlardan biri ise pasif yatırımdır.

Tamam da nedir bu pasif yatırım?

“Satın al ve tut” stratejisiyle, uzun vadeli yatırım olarak karakterize edilebilecek olan pasif yatırımda yatırımcılar, portföylerindeki alış-satış miktarını sınırlar ve yatırımlarını uygun bir düzeyde tutar. Pasif yatırıma verilebilecek en iyi örneklerden biriyse önemli endekslerden birini takip eden bir endeks fonu satın almaktır. Bu endekslerin bileşenleri her değiştiğinde, bunları izleyen endeks fonları da ayrılan hisse senedini satar ve endeksin bir parçası olan hisse senedini satın alır. Böylece varlıklar da otomatik olarak değişmiş olur. Çok sayıda hisse senedine sahip olduğunuzdaysa zamanla şirket kârlarının yükselmesiyle siz de kazanç elde etmiş olursunuz.

Ancak paraya ve yatırım yapma iştahına sahip olmanız, sadece yatırım yaparak kazanç elde edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Sonuç olarak, hayatın her alanında olduğu üzere finansal başarı elde etmek için de her şeyden önce belli bir bilgi birikimi ve bilinç gerekiyor. Ve günümüzde çoğu kişi, özellikle de pandemi sırasında, okulda para yönetimi hakkında daha fazla şey öğrenmeyi ya da öğrenmiş olmayı diliyor.

Kelly Sikkema/Unsplash

Bu noktada karşımıza, Covid-19 pandemisi süresince yatırımcı sayısındaki artışla doğru orantılı bir şekilde artış gösteren (veya göstermesi gereken) bir başka element çıkıyor: Finansal okuryazarlık. 

ABD Finansal Okuryazarlık ve Eğitim Komisyonu tarafından derlenen araştırmalara bakacak olduğumuzda, 2020 itibarıyla ABD’deki yetişkinlerin sadece üçte birinin ipotek, faiz oranları, enflasyon ve risk gibi temel finansal kavramlarla alakalı beş finansal okuryazarlık sorusundan en az dördüne cevap verebildiği belirtiliyor. ABD’de yaşayan vatandaşların %40’ı ise finansla ilgili kafalarına takılan bir şeyler olduğunda ailelerine, arkadaşlarına ya da iş arkadaşlarına danıştığını ifade ediyor.

DA Davidson tarafından yürütülen bir araştırmaya göreyse, 1.047 yetişkin katılımcının yaklaşık olarak yarısı, daha iyi bir finansal okuryazarlık eğitimi almanın pandemi sırasında paralarını daha iyi yönetmelerine yardımcı olacağını söylüyor. Kendi finansal okuryazarlıkları sorulduğunda ise katılımcıların %36’sı finansal bilgi birikimi konusunda kendilerine not olarak “C”, %34’ü ise “B” verirken; sadece %16’lık ufak bir kesim finansal bilgi konusunda “A”yı hak ettiğini düşünüyor.

Anket sonuçlarına göre, katılımcıların en az anladığı başlıca 4 finansal konu ise şu şekilde öne çıkıyor:

  • %15 ile finansal bir plan yaratmak
  • %16 ile krediler ve kredi kartları dâhil olmak üzere borç yönetimi
  • %21 ile hayat ve sağlık sigortası dâhil olmak üzere sigorta poliçesi ve kapsamı
  • %48 ile de yatırımlar ve yatırım yapmak

Türkiye’de finansal okuryazarlık durumu nasıl?

Gelişmiş ülkelerin eğitim sisteminde görece sağlam bir yeri olan finansal okuryazarlık, Türkiye’de yeni yeni gündeme gelmeye başlayan bir konu. Hâl böyle olunca, gelişmiş ülkelerde bile “yetersiz” olan finansal okuryazarlığın Türkiye’de iyi bir noktada olduğunu söylemek pek mümkün değil tabii.

Finansal Okuryazarlık Derneği (FODER) tarafından yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre, Türk halkının %70’lik bir çoğunluğunun finansal konularda biraz da olsa bilgi sahibi olduğu; %40’ının ise son bir yılda birikim yaptığı belirtiliyor. Bununla birlikte, birikim yapmanın ardındaki başlıca sebeplerin de geleceğe güvensizlik, belirsiz ve kaygı olduğu aktarılıyor.

Türk Ekonomi Bankası’nın katkılarıyla, Boğaziçi Üniversitesi Analitik ve İçgörü Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Hüseyin sami Karaca tarafından 2020'de hazırlanan “Türkiye'de Finansal Okuryazarlık ve Erişim” (FOE)  anketine göre, Türkiye’de yaşayan tüketicilerin Finansal Okuryazarlık Endeksi’nin 60,8 olduğu ifade ediliyor. Öte yandan, katılımcıların sadece %19’luk küçük bir kısmı mevcut kişisel finansal durumlarından memnun olduğunu belirtirken; aylık olağan giderlerini karşılamakta sıkıntı çekenlerin oranı ise %61 olarak öne çıkıyor.

Paranızı nereye, nasıl yatıracağınız konusunda danışabileceğinize yardımcı olan “Robo Danışman” (Robo Advisory) olarak bilinen robot tavsiye sistemleri ise son zamanların önde gelen finansal teknolojilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. “Yatırım tavsiyeleri sunan dijital platform ve uygulamalar” olarak da tanımlanan Robo Danışmanlar, insan müdahalesi olmadan, sahip oldukları teknolojik altyapı ve yapay zeka aracılığıyla kişi bazlı hesaplamalar yaparak hata payını en aza indirger. Tek seferlik değil, düzenli ve devamlı olarak yatırım tavsiyesi veren Robo Danışmanlar, tüm müşterileri için kolayca erişilebilir ve eşit kalitede danışmanlık hizmeti verir.

Bütün bunlarla birlikte, Robo Danışmanlar hızla büyümeye devam etmektedir. Buna göre, 2021’de 18.71 milyar dolar olan küresel Robo Danışmanlık piyasasının, 2022’de daha da büyüyerek 28.10 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 yılına geldiğimizde ise Robo Danışmanlık piyasasının değerinin 135.11 milyar dolara ulaşacağı ve önümüzdeki 3 yıl içinde Dünya’daki toplam varlığın %10’ununu yöneteceği tahmin ediliyor.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

💎 FinTech Dosyası #3: Bireysel servet yönetimi

Pandemiyle birlikte yatırımcı sayısında patlama yaşanmasının ardında ne yatıyor?

19 Eyl 2022

taskhouse ile birlikte
Towfiqu barbhuiya/Unsplash

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Doğa Yurduneri

·

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Ümit Alan

·

31 Tem 2026

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda
QuandoQuando

HİKAYE

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Doğa Yurduneri

·

28 Tem 2026

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?
QuandoQuando

HİKAYE

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Tem 2026

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?