

Haklar İçin Yaz : Uluslararası Af Örgütü Haklar İçin Yaz 150’den fazla ülkede 10 milyonu aşkın destekçisiyle faaliyetlerini yürüten Uluslararası Af Örgütü , bu yıl da Haklar İçin Yaz kampanyası kapsamında Türkiye’den Paraguay’a, Rusya’dan Hong Kong’a, İran’dan Fransa’ya hakları ihlâl edilen insanların adalet mücadelelerine destek çağrısını sürdürüyor. Nedir? Birliktelikten güç alan Haklar İçin Yaz kampanyası, 21 yıldır haklar için yazılan mektuplarla dünyanın dört bir yanında yaşanan hak ihlâlleriyle mücadele ediyor. 2021 yılında: Yedi yılın üzerinde hapis cezasına mahkum edilmiş olan Guatemalalı öğretmen ve çevre aktivisti Bernardo Caal Xol için 500 binden fazla imza toplandı ve Bernardo Mart 2022’de serbest bırakıldı . 15 yaşında Güney Sudan’da ölüm cezasına mahkum edilen Magai Matiop Ngong için 700 binden fazla imza toplandı, ve Magai Mart 2022’de özgürlüğüne kavuştu . 32 yıl hapis cezasına mahkum edilen Burundili insan hakları savunucusu Germain Rukuki için 430 binden fazla imza toplandı ve Germain Şubat 2022’de ailesine kavuştu . 2020 Haklar İçin Yaz kampanyası kapsamında, ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne katılmaları nedeniyle yargılanan 19 kişinin beraat etmesi için 445 bin imza verildi, 2021 yılındaki karar duruşmasında ise yargılanan 19 kişi beraat etti . Uluslararası Af Örgütü ’nün bu yılki adalet yolculuğuna katılmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bu hafta sizlere sentetik biyoloji alanında çalışan ve New York borsasına DNA kodu ile kote olmuş Boston, Massachusetts merkezli Ginkgo Bioworks firmasından bahsetmek istiyorum.
Ginkgo Bioworks, aralarında profesör ile doktor ünvanları da bulunduran MIT üniversitesi kökenli 5 biliminsanı tarafından 2008 yılında Boston'da kuruldu. Şirketin araştırma geliştirme biriminin başında bulunan Profesör Tom Knight ise “sentetik biyolojinin babası” olarak anılıyor.
Sentetik biyoloji tanımını açmak gerekirse; soy mühendisliği yaparak ve genetik olarak programlanmış hücreler kullanarak ürünler ve hizmetler üretilmesi, kısacası DNA dizaynı ve üretimi olarak özetlenebilir. Ginkgo Bioworks, çeşitli alanlarda kullanılabilecek ürünler üretmek için hücreleri programlamaktadır. Hizmet verdiği firmalar ise ağırlıklı olarak kozmetik, ilaç, gıda ve kimya sektörlerinde yer almakta.
Ginkgo Bioworks’ün hücreleri programlamak için kullandığı yöntemler arasında CRISPR-Cas9 gibi gen düzenleme tekniklerini bulunur. Bu teknikler, hücrelerin içindeki genleri düzenlemek ve hücreleri istenilen özelliklere sahip hâle getirmek için kullanılıyor.

Ginkgo Bioworks, özellikle sentetik biyoloji alanında çalışan birçok şirketten farklı olarak, ürünlerini gelişitirmek için kendi platformlarını kullanmaktadır. Bu platformlarda mikroorganizmaların genetiğini dizayn ederken, bunları üretme ve kontrol etme işlemlerini de otomatikleştirmektedir. Ginkgo Bioworks bu sayede ürünlerini daha hızlı ve daha ekonomik bir şekilde üretebilmektedir.
Ginkgo esnek iş modelleri ile farklı büyüklükte firmalara farklı imkanlar sunabiliyor. Şirket erken aşama girişimlerden %30’a kadar hisse alırken daha büyük ölçekte firmalarla lisans vererek ya da anahtar teslim anlaşmalar yaparak hem düzenli gelir yapısını korumayı amaçlıyor hem de potansiyel büyüme sağlayabilecek şirketlerin büyüme hikayesine ortak oluyor.
Bugüne kadar 6 farklı erken aşama girişime ortak oldular. Bunların arasında Motif gibi ikinci nesil yüksek teknolojili bitki bazlı et ve süt türevi ürünler üreten firmalar da, Cronos gibi kenevir ürünleri üreten firmalar da bulunuyor. Telif ücreti alarak lisanslama yaptığı firmalar arasında ise Merck, Bayer, Novo Nordisk, Biogen gibi sektörünün öncüsü firmalar bulunuyor. Bayer ile tarım alanında azot kullanımını azaltmaya ve düşük maliyetli verimi yüksek gübre geliştirmeye odaklanırken; Merck ve Biogen ile tedavisi zor hastalıklar için ilaç geliştirme faaliyetlerinde ortak programlar yürütüyor. Bugüne kadar geliştirdiği 144 farklı programdan 85'ine aktif olarak devam eden Ginkgo, 2025 yılı itibariyle 500 programa ulaşmayı hedefliyor.
Şirketin finansal performansı

Ginkgo Bioworks 2021 Eylül ayında Soaring Eagle Acquisition Corp ile SPAC aracılığıyla birleşerek 15 milyar dolar değerlemeyle halka arzını gerçekleştirirken kasasına 1,6 milyar dolar koymayı başardı. Bir dönem 22 milyar dolara kadar çıkan şirketin değeri bugün 3,2 milyar dolar civarında seyretse de içeride birçok önde gelen kurumsal yatırımcı bulunuyor.
Şirketin Eylül 2022 raporunu incelediğimizde senelik elde ettiği 400-450 milyon dolar arasındaki gelirin ağırlıklı kısmı Covid tanı kitleri ve laboratuar hizmetlerinden gelirken, bu gelirin de pandeminin etkisinin azalması sebebiyle giderek gerilemesi bekleniyor. Biyogüvenlik olarak adlandırdığı bu gelir tanımını ileride atık su ve hava ölçümleme alanlarıyla çeşitlendirmeyi hedefleyerek devletlerle işbirliği yapmaya devam etmeyi amaçlıyor. Bu minvalde ABD, Suudi Arabistan, Katar, Rwanda ve Afrika Birliği ülkeleri ile yaptığı işbirliği anlaşmaları dikkat çekiyor.
Çeyreklik olarak yaklaşık 400-500 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen operasyonel zarar yatırımcıları tedirgin etse de kasasında bulunan 1,3 milyar dolar ile bir nebze güven ortamı yaratıyor diyebiliriz. Öte yandan performansa bağlı hisse adedi artışı, seyrelme ve ödemeler şirketin gider kalemlerinde önemli rol oynaması şirketin değerinin düşmesine de sebep oluyor. Yakın zamanda kâra geçmesi beklenmeyen şirket, finansal olarak yatırımcısına kısa vadede yüksek getiri potansiyeli sağlamasa da daha da derinleşebilecek değer kaybı, dirsek temasıyla çalıştığı Bayer ve Merck gibi firmaların potansiyel bir satın alma için iştahını kabartabileceğini düşünüyorum.
Kıssadan Hisse

Küresel ısınmanın etkilerini gün geçtikçe daha çok hissetmeye başladığımız bugünlerde, özellikle gıda güvenliği için sentetik biyoloji konusunun ülkemizin de kısa-orta vade programlarında daha çok yer alması gerektiğini düşünüyorum. Artan kuraklık sebebiyle gıda maliyetlerinin önümüzdeki senelerde artması kaçınılmaz görünüyor.
Daha çok dillendirilmeye başlayan iklim göçleri de özellikle Türkiye gibi görece verimli topraklara Orta Doğu ve Afrika'dan göçün artabileceğini gösteriyor. Özellikle Avrupa'nın mülteci programlarının bize göre daha katı olan yapısı, Türkiye nüfusunun daha da artmasına sebep olabilir. Bu sebeple gıda fiyatlarının arzdan ziyade iç talep artışı sebebiyle de yükseleceğini öngörmek çok zor değil.
Bu minvalde topraklarımızın daha verimli kullanılması ve laboratuar ortamında geliştirilen gıda ürünlerinin ölçeklenerek seri üretimlerine geçilmesi için bugünden hazırlıkların bürokratik seviyede başlamasının önemli olduğuna inanıyorum. Ülkemizde yapay et geliştirmeye yönelik faaliyet gösteren ve yakın zamanda kapadığı yatırım turuyla ivmelenmesini umut ettiğim biftek.co firmasının da en içten dileklerimle başarılarını temenni ediyorum. Umarım yarattıkları farkındalık ile bu alanda daha çok teşvik almayı başarabilirler.
– Encore
Dipnot: Yazarın yukarıda bahsi geçen firmada yatırımı bulunmamakta olup, önümüzdeki 6 ay içerisinde de olmayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Biyoteknolojinin geleceğini şekillendirmek üzere Boston'dan yola çıkan bir girişim: karşınızda Ginkgo Bioworks
21 Oca 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



