Haftalık takvim: ABD'de TÜFE, Avrupa'da faiz

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hem yurt içinde hem de yurt dışında ‘az ama öz’ diyebileceğimiz verilerin bulunduğu sıkı bir haftaya giriyoruz denilebilir.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu haftanın majör verisi 12 Eylül Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak olan Temmuz ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistikleri olacak.
Piyasa, Temmuz ayında Türkiye ekonomisinin, güçlü turizm gelirlerinin de etkisiyle 700 milyon USD tutarında cari fazla vermesini bekliyor. Şayet beklentilerin gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin cari açık/GSYH oranı uzun zaman sonra ilk kez %2,0 seviyesinin altına gerilemiş olacak. Ancak her türlü sürprize de hazırlıklı olmak gerek.
Ödemeler dengesi istatistiklerinin yanı sıra bu hafta yurt içi piyasalarda;
- 9 Eylül Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak olan finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları, İŞKUR tarafından açıklanacak olan açık iş sayısı ve İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanacak olan Türkiye imalat sanayi ihracat iklimi endeksi,
- 10 Eylül Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak olan işgücü istatistikleri, sanayi üretimi ve dış ticaret endeksleri,
- 11 Eylül Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak olan perakende satış endeksi ve toplam ciro endeksi,
- 12 Eylül Perşembe günü TCMB ve BDDK tarafından açıklanacak olan haftalık para-banka/bankacılık sektörü istatistikleri,
- 13 Eylül Cuma günü ise TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Eylül ayı sonuçları takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Bu hafta yurt dışı piyasalarda en çok öne çıkan gelişmeler ise 11 Eylül Çarşamba günü açıklanacak olan ABD tüketici fiyat endeksi verileri ile 12 Eylül Perşembe günü düzenlenecek olan Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı olacak.
ABD’de tüketici fiyat endeksinin Ağustos ayında aylık bazda %0,2; yıllık bazda ise %2,6 artış göstermiş olması bekleniyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Eylül ayında faiz indirimine gitmesine şimdiden kesin gözüyle bakılsa da, beklenti üstü gelecek bir veri yıl boyunca yapılacak faiz indirimlerinin sayısıyla ilgili endişelere yol açabilir.
ECB toplantısı tarafında ise beklenti üç ana faiz oranının 25 baz puan düşürülmesi yönünde. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalar ve oldukça soğuyan ekonomik veriler de bu ortamı destekliyor.
Bu majör gelişmelerin yanı sıra yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 9 Eylül Pazartesi günü Avro Bölgesi’nde yatırımcı güven endeksi, Japonya’da GSYH ve Çin’de TÜFE,
- 10 Eylül Salı günü Almanya’da TÜFE, İngiltere’de işsizlik oranı ve Çin’de dış ticaret dengesi,
- 11 Eylül Çarşamba günü İngiltere’de GSYH,
- 12 Eylül Perşembe günü ABD’de ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları,
- 13 Eylül Cuma günü ise Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi verileri takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Büyüme ile başlayıp, not artışı ile bitirdiğimiz bir haftayı geride bıraktık. Bu hafta ise yurt içi piyasalarda daha sakin bir haber akışı takip edeceğiz. Yurt dışı tarafında ise ABD TÜFE ve ECB toplantısı bizleri bekliyor.
09 Eyl 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.



