Haftalık takvim: Çatışmaların ortasında merkez bankaları haftası


Garanti Portföy Altın Fonu ile birikimlerinizi altında değerlendirin GTA - Garanti Portföy Altın Fonu altın ve altına dayalı yatırım araçlarından oluşan portföyü ile birikimlerinize değer katmayı hedefliyor. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. GTA - Garanti Portföy Altın Fonu hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda oldukça gergin ve veri yoğun bir haftaya giriş yapıyoruz. Bir yandan İsrail-İran arasındaki çatışmaların olası seyri takip edilirken, diğer yandan global merkez bankaları haftasını tecrübe edeceğiz.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta dolu dolu bir veri akışı bizleri bekliyor. Haftanın en çok öne çıkan gelişmesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 19 Haziran Perşembe günü düzenleyeceği Para Politikası Kurulu toplantısı olacak. Nisan ayında faiz artış kararı veren ve Mayıs ayını toplantı düzenlemeyerek pas geçen TCMB’nin, bu toplantıda da politika faizini sabit bırakması ancak gecelik faizini 150 baz puan düşürerek %47,5’e indirmesi bekleniyor.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta:
- 16 Haziran Pazartesi günü TCMB tarafından düzenlenen Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Haziran ayı sonuçları, TÜİK tarafından açıklanacak perakende satış hacmi ve toplam ciro endeksi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi,
- 17 Haziran Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak hizmet üretim endeksi ve tarım ÜFE,
- 18 Haziran Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret endeksleri ve TCMB tarafından açıklanacak özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu,
- 19 Haziran Perşembe günü TCMB tarafından açıklanacak kısa vadeli dış borç stoku ve TÜİK tarafından açıklanacak konut satış istatistikleri ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak olan haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 20 Haziran Cuma günü TÜİK tarafından açıklanacak tüketici güven endeksi ve yurt dışı ÜFE ile TCMB tarafından açıklanacak konut fiyat endeksi takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda -jeopolitik çatışmaları saymazsak- bu hafta tam manasıyla bir merkez bankaları haftası. Haftanın en çok öne çıkan toplantıları ise şu şekilde:
- 17 Haziran Salı günü Japonya Merkez Bankası (BoJ) faiz kararını açıklayacak. Faizlerde bir değişime gidilmesi beklenmiyor.
- 18 Haziran Çarşamba günü ABD Merkez Bankası (Fed), iki gün süren FOMC toplantısının ardından Haziran ayı kararını duyuracak. Bir faiz değişimi beklenmese de toplantı sonrasında yapılacak açıklamalar kritik önemde.
- 19 Haziran Perşembe günü ise İngiltere Merkez Bankası (BoE) kararı izlenecek. Piyasa beklentisi, BoE’nin indirim döngüsüne ara vererek politika faizini %4,25 düzeyinde sabit bırakması yönünde.
Bütün bunların dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta:
- 16 Haziran Pazartesi günü Çin’de sanayi üretimi ve OPEC aylık raporu,
- 17 Haziran Salı günü ABD’de perakende satışlar ve sanayi üretimi,
- 18 Haziran Çarşamba günü Japonya’da dış ticaret dengesi, Avro Bölgesi’nde TÜFE,
- 20 Haziran Cuma günü ise Japonya’da TÜFE, Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve Philadelphia Fed İmalat Endeksi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta da piyasalarda oldukça gergin ve veri yoğun bir haftaya giriş yapıyoruz. Bir yandan İsrail -İran arasındaki çatışmaların olası seyri takip edilirken, diğer yandan global merkez bankaları haftasını tecrübe edeceğiz.
16 Haz 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak ikinci çeyrek büyüme ve Temmuz ayı işgücü verileri ile Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ön plana çıkarken, yurt dışında Salı günü Avro Bölgesi'nde açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı istihdam verileri takip edilecek.
31 Ağu 2026

Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.



