Haftalık takvim: GSYH verileri ön planda


Garanti BBVA Portföy ile yarı iletken teknolojilerine yatırım yapın Modern dünyada elektronik cihazlardan, yapay zekaya uzanan geniş kullanım alanıyla yarı iletken teknolojilerinin önemi giderek artıyor. Garanti BBVA Portföy’ün yeni fonu olan Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon (YIT) yatırımcılarına orta-uzun vadeli bakış açısıyla yarı iletken teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketlerin getiri potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda, veri akışının nispeten sakin başladığı ancak hafta sonuna doğru hareketlendiği bir hafta bekleniyor. Haftanın en çok öne çıkan verileri ise Türkiye ve ABD'nin GSYH istatistikleri olacak gibi görünüyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta sakin bir veri akışı izleyeceğiz gibi görünüyor. Ancak sakin giden akış Cuma günü birden hızlanacak. Haftanın en çok beklenen verisi 30 Mayıs Cuma günü Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak birinci çeyreğe ilişkin GSYH istatistikleri olacak.
Forinvest tarafından düzenlenen ankete göre piyasanın beklentisi GSYH’nin birinci çeyrekte çeyreklik bazda %1,5, yıllık bazda %2,2 büyümesi yönünde. Ekonomistlerin 2025 yıl geneli için medyan beklentisi ise %3,0 düzeyinde belirlendi.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 26 Mayıs Pazartesi günü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanacak ihracat talep ve pazar dayanıklılık endeksleri,
- 28 Mayıs Çarşamba günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ekonomik güven endeksi,
- 29 Mayıs Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak Nisan ayına ilişkin dış ticaret istatistikleri ve TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 30 Mayıs Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak Finansal İstikrar Raporu, TÜİK tarafından açıklanacak işgücü istatistikleri ve hizmet üretici fiyat endeksi takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda da benzer bir akış beklentisi mevcut. Hafta genelinde hemen hemen sakin giden akışın Cuma günü bir anda hızlanması bekleniyor. Haftanın en çok öne çıkan verisi 29 Mayıs Perşembe günü açıklanacak olan ABD’nin birinci çeyreğe ilişkin GSYH istatistikleri olacak gibi görünüyor.
ABD Ekonomik Analiz Bürosu tarafından açıklanan öncü verilere göre birinci çeyrekte GSYH %0,3 daralmıştı. GSYH’deki daralmada ithalat kaleminin %41,3 ile olağanüstü biçimde artmış olması etkili olmuştu.
Bu hafta 26 Mayıs Pazartesi günü ABD ve İngiltere piyasalarının kapalı olduğunu not etmekte de fayda var.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta:
- 27 Mayıs Salı günü ABD’de Conference Board tüketici güven endeksi ve Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi,
- 28 Mayıs Çarşamba günü Almanya’da işsizlik oranı,
- 29 Mayıs Perşembe günü ABD’de ham petrol stokları ve işsizlik maaşı başvuruları,
- 30 Mayıs Cuma günü ise Japonya’da Tokyo TÜFE, Almanya’da TÜFE, ABD’de mal ticareti dengesi ve kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Veri akışının nispeten sakin başladığı ancak güçlü verilerle nihayete erdiği bir hafta bekliyoruz. Haftanın en çok öne çıkan verileri ise Türkiye ve ABD'nin GSYH istatistikleri olacak gibi görünüyor.
26 May 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.



