Haftalık takvim: Veri yoğunluklu hafta


Garanti BBVA Portföy Fon Evreninde her yatırımcı için bir fon seçeneği var Garanti BBVA Portföy’ün Fon Evreninde yer alan yenilikçi ve çeşitli fonlar ile siz de yatırımlarınızı çeşitlendirebilirsiniz. Para piyasasından kıymetli madenler fonlarına, fon sepetinden hisse senedi fonlarına uzanan seçenekler arasından size uygun olanı seçip, geleceğe bugünden yatırım yapabilirsiniz. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonları Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi edinmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda yoğun veri akışı beklenen bir haftaya giriş yapıyoruz. Yurt içinde bu hafta ödemeler dengesi, sanayi üretimi ve perakende satış hacmi gibi son derece kritik veriler takip edilirken, diğer yandan TCMB’nin Enflasyon Raporu dikkatle izlenecek. Yurt dışı tarafında ise ABD ve Almanya’da TÜFE ön planda olmakla birlikte, ZEW ekonomik hissiyatı gibi beklenti endeksleri de takip edilecek.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta pek çok önemli veri takip edeceğiz ancak haftanın en çok öne çıkan verisi 12 Ağustos Salı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak ödemeler dengesi istatistikleri olacak. Piyasa beklentisi cari dengenin Haziran ayında 1,4 milyar dolar açık vermesi yönünde. Ancak bir sürpriz yaşanması ihtimali de mevcut.
Bir diğer gelişme ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 14 Ağustos Perşembe günü İstanbul yerleşkesinde düzenleyeceği yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısı olacak. Piyasa beklentisi yıl sonu enflasyon hedefinde bir değişiklik olmaması yönünde.
Bunların dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 11 Ağustos Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak sanayi üretimi ve inşaat maliyet endeksi,
- 12 Ağustos Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret endeksleri ve perakende satış hacmi,
- 13 Ağustos Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak konut satışları,
- 14 Ağustos Perşembe günü TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 15 Ağustos Cuma günü ise TCMB düzenlenen Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçları, yine TCMB tarafından açıklanacak özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve TÜİK tarafından açıklanacak hizmet üretim endeksi takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda da bu hafta hareketli bir veri akışı izleyeceğiz gibi görünüyor. Haftanın en çok öne çıkan verisi 12 Ağustos Salı günü açıklanacak olan ABD TÜFE olacak. Piyasa beklentisi TÜFE’nin Temmuz ayında aylık bazda %0,2; yıllık bazda %2,8 artması yönünde. Bu beklentinin aşağısında gelecek bir veri Trump tarafından Fed’e yapılan baskının artması ihtimalini taşırken, üzerinde gelecek bir veri ise Fed’in faiz indirim ihtimalini daha da güçleştirebilir.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 12 Ağustos Salı günü Almanya ve Avro Bölgesi'nde Zew ekonomik beklenti endeksi, Avustralya Merkez Bankası faiz kararı ve İngiltere’de işgücü istatistikleri,
- 13 Ağustos Çarşamba günü Almanya’da TÜFE ve Rusya’da GSYH,
- 14 Ağustos Perşembe günü İngiltere’de ve Avro Bölgesi’nde GSYH ile ABD’de ÜFE,
- 15 Ağustos Cuma günü ise ABD’de perakende satışlar ve sanayi üretimi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta siyasetle birlikte veri yoğunluğunun da artması bekleniyor. Yurt içinde ödemeler dengesi, sanayi üretimi ve perakende satışlar gibi son derece kritik veriler takip edilirken, bir yandan TCMB’nin Enflasyon Raporu dikkatle izlenecek.
11 Ağu 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.



