Hüzün üçgeni

Rus bir kapitalist ve Amerikalı bir komünist, 250 milyon dolarlık lüks bir yatta.
Hüzün üçgeni

28 Ekim - tepedenal.com - Duende
tepedenal.com ile birlikte

Temizlik malzemelerinin yeni adresi: tepedenal.com Bahar temizliğinin güz versiyonu için kolları sıvamak ve evinin, işyerinin havasını sonbahara uygun yenilemek isteyenleri tepedenal.com ile tanıştırmak isteriz; çünkü onunla temizlik artık çok kolay. Nedir? Otel, hastane, okul, restoran, fabrika, AVM gibi kurum, tesis ve kuruluşlara temizlik ve hijyen konularında profesyonel çözümler sunan Adonis Endüstriyel Temizlik Ürünleri A.Ş., tepedenal.com ’la küçük-orta ölçekli işletme sahiplerine ve bireysel tüketicilere online market deneyimi sunuyor. Neler var? Performansı yüksek profesyonel ürünler, kolay alışveriş deneyimi, satış öncesi ve satış sonrası kesintisiz müşteri iletişim desteğiyle öne çıkan tepedenal.com, müşterilerine temizlik, hijyen, kağıt, çöp poşeti, ambalaj, kullan-at, gıda ve medikal ürün portföyü altında 36 ayrı kategoride yüzlerce ürün ulaştırıyor. Dikkat dikkat: Bu ay itibarıyla tepedenal.com ’da mutfaktan banyoya, yüzey temizliğinden camlara kadar birçok kategoride %40’a varan Büyük Sonbahar İndirimi sizi bekliyor. Üstelik “ TEPEDENAL10 ” koduyla ilk alışverişe özel ek olarak %10 indirim ve 250 TL ve üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatı da devam ediyor. Güçlü ve hızlı temizliğin keyfini sürmek için tepedenal.com ’u ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Triangle of Sadness

Yönetmen: Ruben Östlund

Süre: 147 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: 2017’de The Square filmiyle ilk Altın Palmiye’sini kazanan Ruben Östlund, geçtiğimiz aylarda 75. Cannes Film Festivali’nde bu prestijli ödüle bir kez daha uzandı. Böylece Coppola, Dardenne’ler, Haneke ve Kusturica gibi yönetmenlerin dâhil olduğu, sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen iki Altın Palmiye ödüllü yönetmenler arasına ekledi adını. İsveç sinemasının yükselen yeteneklerinden Östlund, kariyerinin başından beri aile ve toplum gibi düzeneklerin içindeki duygusal uçurumları ve ikiyüzlülükleri sivri bir dil ve güçlü bir mizahla filmlerine taşıyor. Üç bölümden oluşan taşlama ve kara komedi Triangle of Sadness, modellik yapan bir çiftin de dâhil olduğu süper lüks bir yolcu gemisinin talihsiz bir gecenin ardından batmasını ve şanslı bir grubun ıssız bir adada mahsur kalmasını konu alıyor. 

Neden izleyelim? Başkası adına utanma duygusunu tattıran filmleri bir şeyler hissettirebildiği için severim. Öte yandan kendi yaşamımızdaki ya da kabul edip sorgulamadan bir parçası olduğumuz düzendeki çarpıklıkların farkına varmamızı sağlayarak kendimizden utanmamıza neden olan filmlerin ayrı bir yeri var. Östlund’un önceki filmlerinden Force Majeure bunu aile, evlilik ve erilliği, The Square de sanat piyasası ve kültür-sanat dünyasını kurcalayarak yapıyordu. Triangle of Sadness’ta ise her şey para, güç ve sınıf farklılıklarıyla ilgili. Harris Dickinson’ın canlandırdığı Carl ve (filmin prömiyerinin birkaç ay sonrasında 32 yaşında yaşamını yitiren) Charlbi Dean’in canlandırdığı Yaya’nın ilişkilerindeki güzellikler ve sorunlar da Carl’ın kırılgan erkekliği ve yersiz kıskançlıkları da temelinde parayla ilgili. Seyahate çıktıkları gemideki diğer yolcuların ilişkileri, güç gösterileri, egolarını tatmin biçimleri hatta varlıkları dâhi parayla ilgili. İhtiyacı olduğu için hizmet alan değil, hizmetin parasını verdiği için ihtiyaç yaratan bir güruhun karşısında daima güler yüzle ve “evet” diyerek hazırda bulunmak zorunda olan mürettebatın anlayışı da paradan bağımsız değil. 

Triangle of Sadness para ve güç üzerine kurulmuş bir dünya düzenini fırtınalı bir gecede alabora ediyor ve şartları, rolleri değiştiriyor. Para ve gücün hiçbir şey ifade etmediği bir düzende, tek para birimi hayatta kalma becerileri oluyor. Filmin bu üçüncü bölümü, sahip olduğun yeteneklerin farklı bir toplumsal düzende hayatta kalmanı ne kadar mümkün kılabileceğini düşündürüyor ve sadece başkaları adına değil, kendinden de utanmanı sağlıyor. Östlund’un asıl becerisi de bu korkunç gerçeklerin farkına vardırırken, daima güldürmeyi başarmasında yatıyor.

Nerede izleyebilirsin? Altın Palmiye ödüllü Triangle of Sadness, Türkiye’nin dört bir yanındaki sinema salonlarında gösterime giriyor.

Benzer işler:

  • Swept Away / Travolti da un insolito destino nell'azzurro mare d'agosto (1974, Lina Wertmüller)
  • Sick of Myself (2022, Kristoffer Borgli)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

📽️ Başkentin film festivali, Arctic Monkeys'in sisli orkestrası

İnci Demirkol'la 33. Ankara Film Festivali söyleşisi, Arctic Monkeys'in orkestral baladları, Ruben Östlund'un kara komedisi.

28 Eki 2022

tepedenal.com ile birlikte
Fotoğraf: Zackery Michael

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'