İkili delilik: Ohmme

Kaos içinde uyumu yakalayabilen Sima Cunningham ve Macie Stewart ikilisiyle tanışma vakti!
İkili delilik: Ohmme

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Hiç gitmediğim şehirlerin sokaklarında sanal tur yapmayı seviyorum. Özellikle o şehrin kimlikleşen müzik noktalarında dolaşmak, konser öncesi caddeye taşan kalabalığı ya da çıkışta atmosfere karışan mutlulukları hayal etmek favori etkinliklerim arasında. Bu haftanın konuğu olan Sima Cunningham ve Macie Stewart ikilisinin hayat verdiği Ohmme’yi daha yakından tanımadan önce onların sıklıkla sahne aldığı Şikago’daki konser mekânlarının etrafında dolaştım. Önce “Buradan düz yürü, köşeyi dönünce sağda.” diyecek kadar birbirine yakın olan Constellation ile Hungry Brain’e, sonra da “ABD'nin en iyi kulüplerinden biri” diye tanıttıkları Hideout’a uğradım. Şimdi müsaadenizle vokalist ve piyanist olarak Şikago sahnesinde tanınan iki müzisyenin Ohmme adı altında elektronik gitarla gerçekleştirdikleri sonik deneylere daha yakından bakmak istiyorum.

Ohmme
Ohmme

Indie rock’tan caza: Aynı liseden mezun olan ikilinin tanışma hikâyesi, Sima Cunningham’ın kardeşinin grubunu dinlemeye gittiği zaman sahnede vokaliyle harikalar yaratan Macie Stewart’ı görmesiyle başladı. Marcie’den dört yaş büyük olan Sima, birlikte geçirdikleri kısa sürenin ardından beraber müzik yapmanın iyi bir fikir olduğuna inandı. Amaçları, uzun yıllar Şikago müzik sahnesinin onlara kazandırdığı doğaçlama performans tecrübesini bu sefer kendilerinin öncülük ettiği bir projede kullanmaktı. Sahip oldukları ses derinliğini, cesur gitar yürüyüşleri ve esnek vokallerle birleştirdiklerinde indie rock’tan caza uzanabilen geniş yelpazeli Ohmme grubu doğmuş oldu. Stewart’ın "Grup olmamızın tek nedeni, müzikal fikirlerin aramızdaki sıçrayışısını sevmemizden kaynaklanıyor. Bence doğaçlama müzik, bunu gerçekleştirmenin en iyi yollarından biri. Bu sayede sözsüz iletişim kurabiliyoruz.” sözleri ise bu durumun özeti.

Şikago müzik sahnesi: İkilinin Ohmme ile gerçekleştirdiği müzikal yolculuğa dâhil olmadan önce Şikago sahnesine daha yakından bakmakta fayda var. Her müzik türüne ait toplulukların olduğu, müzisyenlerin bir arada üretme konusunda istekli olduğu ve her şekilde birbirlerini desteklediği bir şehir düşünün. Bu şehrin içine de 75’ten 1.500 kişilik kapasiteye uzanan ve bağımsız müzisyenlere ve gruplara kucak açmış sayısız konser mekânı yerleştirin. 10 yıldan uzun bir süredir pek çok farklı projeyle sayısız turneye çıkan Sima Cunningham ve Macie Stewart ikilisi, Şikago’yu böyle bir yer olarak tanımlayıp ekliyor: “Bu olanaklara sahip başka bir şehir olduğunu sanmıyoruz.” Bu çeşitliliğin içine müzik zevki yüksek dinleyicileri de dâhil ettiğimizde sürekli yeni projeler doğuran bir organizmayı tamamlamış oluyoruz. Hatta "keşif sahnesinin içinde keşif" diyerek ikilinin geleceğini parlak gördüğü NNAMDI ve V.V Lightbody isimli iki projeyi de buraya bıraktım.

Pürüzlü gitar sesleri: Ohmme’ye geri dönelim. Grup, 2014 yazında kuruldu. 2016 yılında kendi isimlerini taşıyan bir kısaçalar yayımladı. İki yıl sonra Parts adını verdikleri bir uzunçalarla yavaş yavaş diskografisini inşa etmeye başlayan grup, Twin Peaks, Wilco ve Iron & Wine’ın turnelerine katılarak bilinirliğini artırdı. İkili, melodik armonilerin üstüne pürüzlü gitar seslerini ekleyip tamamlayıcı vokallerini de ön planda tuttukları bir müzikal kimlik yarattı. Kate Bush, Brian Eno, Cate Le Bon ve Feist ile referans çizgisini oluşturan Ohmme, son olarak geçtiğimiz haziran ayında Joyful Noise Recordings bayrağı altında Fantasize Your Ghost isimli yeni albümlerini paylaştı. Tek bir adımda deneysel topraklara giriş yapabilen Ohmme, içgüdüsel kararlarla müziklerini hissedilebilir kılabilen bir güce sahip. Bu güç sayesinde aralarında cereyan eden tüm ikilemlerden beslendikleri bir yapı var. Bu farklı iletişimi, grubun geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği Tiny Desk Concert performansında görebilirsiniz. Müsaadenizle ben Şikago sokaklarındaki sanal turuma geri dönüyorum. Ohmme size emanet.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Gösterilmemiş en iyi film, dünyadaki ilk konser

Yakınımızdaki bir sinemada gösterilmemiş bir filmin yönetmeninin ve bildiğimiz anlamdaki ilk konserin izini sürüyoruz.

25 Eyl 2020

Gösterilmemiş en iyi film, dünyadaki ilk konser

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi