İnovasyon yolculuğunuz hayırlı olsun!

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Insha Ventures CEO'su
İnovasyonun sayısız tanımı bulunur. Biz inovasyonu biraz matematiksel olarak ifade ederiz: Yeni fikir + uygulama + katma değer.
Açıklamak gerekirse; yeni ve taze bir fikir, bu fikrin başarıyla hayata geçirilmesi ve bunun sonucunda bir katma değer elde edilmesi. Bakış açımıza göre bu tanım değişebilir. Yönetim açısından bakarsak inovasyon, yenilik gücünü azami değer üretimi için harekete geçiren bir yönetim felsefesidir. Karakter açısından bakarsak ana düşünce ve davranış kalıplarına karşı meydan okumaya cesaret etmektir. İş modeli açısından bakarsak bir sektörde işin temelinde değişikler yapan, farklılaştırılmış bir iş modeline sahip patentlenebilir çözümdür. İcat açısından bakarsak inovasyon, icadın faydalı tohumlarının var olan her alternatifin üzerine değer koyan çözümlere dönüşmesidir.
Tanımlar ne olursa olsun inovasyon; sezgiyi, gerçeği ve pazarı birleştiren ince bir çizgi, bir hediye ve bir hizmetkârdır. İnsanlar için vardır ve insanlar tarafından yaratılır.
Neden inovasyon? Hızlı bir değişim içerisindeyiz. Bu, geleceğin neler getireceğini bilmemizi zorlaştırıyor ve daha fazla belirsizlik oluşturuyor. Yapılan pek çok araştırma, şirket ölüm oranlarının arttığını gösteriyor.
Sürekli yeni araçların keşfedilmesi ve hızlıca pazara ulaştırılması çok hızlı bir değişime sebep oluyor. İlk olarak pazar, daha sonra ise tüketici tercihleri ve tutumları daha öncesinde olmadığı kadar hızlı değişiyor. Yöneticiler ise karmaşık problemler üzerinde daha kısa sürelerde karar vermek zorunda kalıyor. Yazar Margaret Mark ve Carol Pearson buna “kolektif hızlanma” diyor. İnsanlar bugün sadece daha hızlı hareket etmekle kalmıyor, bilgiye daha hızlı ulaşıp onu işliyor. Eğer hız yeterince yüksek değilse sıkılıyorlar. Medya ise her şeyi deneyimleme ve bilme isteğini kolaylaştırıyor. Değişim ve aynı yerde kalmanın zorluğuyla birlikte emtialaşma, dijital devrim, sosyal medya, globalleşme, tüketici trendlerindeki beklenmedik değişimler ve dibine kadar sorunlara batmış dünya bizi inovasyon yapmaya zorluyor.
Peki ama nasıl? İnovasyonları hayata geçirmek bir sihir işi midir yoksa bir yöntem işi midir? Bazı yöneticiler; Apple, P&G, Google gibi şirketlerin yaptıkları inovasyonlara bakarak “Bu şirketler kadar yetenekli insanlara ya da kaynaklara sahip değiliz, sihirli inovasyon yapamayız” diye düşünebilirler. Fakat bu şirketlerin başarılarının arkasındaki gerçek, onların sihir yapmadaki ustalıkları değil disiplinli bir inovasyon süreci yürütmeleridir.
İnovasyonu yönetmek zor, riskli, pahalı ve tahmin edilemeyen bir süreçtir. İnovasyon geliştirmenin iki uç yöntemi vardır. Diğer bütün yöntemler bu ikisi arasında dağılır. Birincisi sistematik inovasyon modelidir. Adından da anlaşılacağı üzere inovasyonu şirketiniz bünyesinde bir düzen dâhilinde işlemesini, süreçlerinin, organizasyonunun, stratejilerinin, markasının, iletişim çalışmalarının, kültür çalışmalarının ve platformlarının var olmasını gerektirir. Sürekli olarak inovasyon peşinde koşmayı ve şirketinizdeki beyinleri seri bağlamayı hedefler.
İkincisi ise açık inovasyon modelidir. Bu model endüstri devriminden bu yana gerçekleşen en büyük inovasyon akımıdır. Kurum sınırları dışındaki binlerce yetenekli ve yenilikçi insanı, çevrim içi platformlar üzerinde bir araya getirir ve kurum için düşünmelerini, inovasyon potansiyeli yüksek yenilikçi çözümler üretmelerini sağlar. Binlerce insan kurumun inovasyon kaynağı olur. Fikri hakların korunduğu bir ekosistemde, kurumlara yaratıcı çözümler geliştirme ve inovasyon fırsatlarını keşfetmesinde yardımcı olur.
İnovasyonu gündeminize almak için geç kalmayın. Onu gündeme aldığınızda ise dikkat etmeniz gereken ve sahiplenmeniz gereken bazı prensipler olacak. Bu prensipler inovasyon yolcuğunuzu muhteşem sürprizlerle doldurur ve başarı şansınızı artırır.
- Prensip 1: Yedek lastikler! Aracınızda yedek lastik, ilk yardım çantası ve yangın tüpü taşıyorsunuz. Bunları ne zaman kullanacağınızı biliyor musunuz? İnovasyon projeleri de buna benzer. Belki projeleriniz hiçbir zaman kullanılmayacak ama onları geliştirmeye devam etmeli ve bir gün kullanılacağını düşünerek rafa kaldırmalısınız. İnovasyon portföyü, muhtemel gelecek zamanın şartlarına daha geniş ölçekte hazırlanmanızı sağlar. Kesin başarısızlığı görene kadar projeler geliştirilmeli ve inovasyon portföyüne konulmalıdır.
- Prensip 2: Disiplinli başarısızlık gerekliliği! İnovasyon projelerinin/denemelerinin çoğu başarısız olur. Bu gerçek bilinmeli ve başarısızlık durumunda geri adım atılmamalıdır. Başarısızlık öğrenmeyi hızlandırır, doğru inovasyonu bulabilmek ve inovasyonun sınırlarını anlamak için en verimli yoldur.
- Prensip 3: İnovasyon hayatta kalmak için gereklidir! Bir süreç ve iş önceliği olarak inovasyon, strateji geliştirmekten ve uygulamaktan bağımsız düşünülemez. Bu nedenle verimli bir inovasyon yeteneğinin geliştirilmesi, organizasyonlar için önemli stratejik önceliklerden biridir. Bütün inovasyonlar, stratejik öncelikler ve niyetler rehberliğinde ilerlemelidir.
- Prensip 4: İnovasyon için beklememelisiniz! İnovasyon sürecinde kaytaran şirketler, pazar payı kaybı ve kârın düşmesi gibi bedeller öder. İnovasyon eksiliği önemli ölçüde gelecek ümitlerini azaltır. Rekabet beklemez, siz de beklememelisiniz. Kimse, sonunun Blockbuster gibi olmasını istemez.
- Prensip 5: İnovasyon sosyal bir sanattır! İnsanlar, inovasyonun çekirdeğinde bulunur. Fikirleri, problemleri, arzuları ve endişeleri; yeni fikir arayışımızı ve bunların değere dönüştürülme sürecini şekillendirir. İnovasyonu yönetmek, büyük ölçüde insan yönetimi sürecidir. Prensipleri ve pratikleri yönetmek de dâhil.
- Prensip 6: Metodolojisi olmayan inovasyon sadece şanstır! Rastgele çabalara güvenmek, gelecek başarısını riske atar ve yeterli değildir. Sürdürülebilir, tahmin edilebilir ve tutarlı bir metodoloji bulmalı ve uygulamalısınız. Başarı tesadüf olamaz.
- Prensip 7: Harika inovasyonlar, harika fikirlerin bulunmasıyla başlar! Yenilikçi insanlar; farklı ihtiyaçları fark eder, gözlemler, potansiyeli yüksek fikirlere ve çözümlere dönüştürür. Harika fikirlerin bulunması için insanların motive edilmesi ve ortaya çıkan fikirlerin rahatlıkla ilgili yerlere ulaştırılabilmesi için gerekli araçların sağlanması gerekir.
- Prensip 8: Liderlik olmadan inovasyon olmaz! Şirketler, milyonlarca ürün üretmek ve bunları müşterilere dağıtmak için organize olunan bir oluşumdur. Bu bazı zorlukları da beraberinde getirir. Şirketteki hiyerarşi, şirket kültürü üzerinde büyük etkilere sahiptir. Bu yüzden üst düzey yöneticilerin güçlü inovasyon liderlerinin olması ve kara bulutları dağıtması gerekir. Şirketleri biçimlendiren, yöneticilerdir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
16 Kasım Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke arasında imzalanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması var.
16 Kas 2020

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



