

Bu bir efsaneye yeniden merhaba konseridir: Okay Temiz plays Don Cherry Kundura Sahne’de Nedir? Albüm tanıtım konseri . Don Cherry , Okay Temiz ve Johnny Dyani ’den oluşan efsanevi caz üçlüsü Don Cherry Trio ’nun 1971’de yine efsanevi ORTF ( Office de Radiodiffusion Télévision Française ) stüdyolarında kaydettiği ve Türkiye caz tarihine yıldız tozu serpiştiren albümlerinden sayılan The ORTF Recordings PARIS 1971 ’in lansman konserine davetlisin. Nerede ve ne zaman? 1 Aralık Cuma günü saat 21.00’de Kundura Sahne ’de mutlaka buluşalım. Neden gitmeli? Kısa bir süre önce Caz Plak etiketiyle sınırlı sayıda yeniden basılan ve göz açıp kapayıncaya kadar tükenen albüm, bu kez Okay Temiz (davul), Harald Svensson (piyano), Ozan Musluoğlu (bas), Tomi Temiz (keyboard) ve Can Ömer Uygan’ın (trompet) eşsiz performansıyla yeniden hayat bulacak . Not almalı: Fransa’daki BYG Records’ın arşivlerinde bulunan orijinal materyallerin Mert Üçer tarafından remastered edildiği plak, Okay Temiz’in 2022 yılında yayınlanan Okay Temiz's Oriental Wind at Montreux Jazz Festival 1982 albümünün devamı niteliği taşıyor. Her şeyiyle capcanlı ve yeniden keşfedilmeyi bekleyen bu değerli albümün unutulmayacak konseri için biletleri şurada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Konser. Pera Palace Hotel’in 130 yılı aşkın tarihi boyunca unutulmaz balolara, konserlere ev sahipliği yapan, doğal akustiğiyle İstanbul’un en özel salonlarından biri olan Grand Pera Balo Salonu, Cumartesi Sabah Konserleri ile şehirde.
- Nerede? Pera Palace Hotel
- Ne zaman? 18 Kasım
- Neden gitmeli? Klasik müzik, caz ve Türk geleneksel müziğinden dünya müziklerine uzanan repertuarlarıyla tanınan Blanc & Noir piyano ikilisinin, İstanbul’da Sonbahar başlıklı programlarında yer alan farklı ülkelerin bestelerini dinlemek için.
- Not almalı: Selin Şekeranber ve Yudum Çetiner’in piyanoda olduğu konserin biletleri burada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın durakları arasında; Cumartesi Sabah Konserleri, Sidikli Kasabası, Baklava Cumhuriyeti, Hauser konseri ve daha niceleri var.
14 Kas 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?



